Sayfa yolu
'Endişeli' ortaklık: İmamoğlu operasyonu ABD'de nasıl yankı buldu?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.03.2025 , 18:20
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması karşısında ABD ve Avrupa'nın alacağı tutum merak konusuydu. Batı'dan beklenen düzeyde ses çıkmadı, düzen muhalefeti sitem etti.
Diplomatik çerçevedeki tepkileri bertaraf etmeyi amaçlayan iktidarsa ABD'yle ufak çaplı bir krize yol açtı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz gün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la Washington'da yaptığı görüşme sonrasında X hesabından "Türkiye'deki son tutuklamalar ve protestolarla ilgili endişelerimi dile getirdim" mesajını paylaştı.
Mesajın ardından Reuters'a konuşan bir Türk yetkili, "Sorun, sosyal medya gönderisinde yansıtıldığından farklı bir şekilde ele alındı" sözleriyle Rubio’yu yalanladı.
'Tam olarak bu terimlele konuştuk'
Türk yetkilinin iddiası bugün Rubio'ya soruldu. ''Bu protestolar ve bazı haberler konusunda kesinlikle endişeliyiz'' diyen ABD Dışişleri Bakanı, ifadeleri arasında çelişki bulunmadığını vurgulayarak, "Dışişleri Bakanı ile bu konuyu gündeme getirdim ve muhtemelen tam olarak şu anda kullandığım kelimelerle, 'bu haberleri izliyoruz ve açıkçası görmek rahatsız edici'; bu terimlerle konuştuk" dedi.
Rubio'ya, Bakan Fidan'la görüşmesi hatırlatılarak "BBC muhabirini sınır dışı ettiler, AFP fotoğrafçısını tutukladılar. Orada işlerin nasıl gittiği konusunda ne kadar endişelisiniz?" sorusu yöneltildi. Rubio, "Nihayetinde endişeli olduğumuzu ifade ettik. Gidişatı görmekten hoşlanmıyoruz. Türkiye bir müttefik, NATO'da bir ortak. Sahada istikrarsızlık olduğunda, bunu görmek istemezsiniz" dedi ve şöyle devam etti:
"Açıkçası, iç siyasi kaygıları var. Yaşananların her biri hakkında her zaman görüş bildirecek değiliz. Daha derin endişelerimiz olduğu ölçüde, bunları en azından başlangıçta özel olarak ifade etmeyi bekleriz, özellikle de yeni bir yönetimde ilişkiler kurmaya çalışırken. Ancak neler olup bittiğine dair herkesin gördüğü haberleri biz de izliyoruz. Bu protestolar ve bazı haberler konusunda kesinlikle endişeliyiz. Bunu dile getirdik."
'Endişeleri dile getirirken ortaklık kurmak mümkün'
"Belediye başkanının yolsuzluğa karıştığı, bunun uzun süredir devam eden bir mesele olduğu, nihayet harekete geçildiği ve belediye başkanının siyasetinin arkasına sığındığı yönünde" olduğunu söyleyen Rubio, "Bu konudaki tüm gerçekleri bilmiyorum. Açıkçası belediye başkanının söylediği ya da siyasi muhalefetin söylediği bu değil; bu, aday olmasına izin verilseydi seçimi kazanabilecek bir lider. Bu yüzden izliyoruz. Endişelerimizi dile getirdik. Özellikle de yakın müttefikimiz olan bir ülkenin yönetiminde böyle bir istikrarsızlık görmek istemiyoruz" dedi.
Trump'ın ilk döneminde Erdoğan'la "çok iyi bir çalışma ilişkisi" olduğunu söyleyen ABD Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin bunu yeniden başlatmak istediğini vurgulayarak "Ama onlar bir NATO müttefiki ve biz de onlarla Suriye'de ve başka yerlerde işbirliği yapmak istiyoruz. Dolayısıyla hem endişelerimizi dile getirip hem de ortaklaşa yapabileceğimiz başka pek çok şey olduğunu anlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Olgun bir dış politika yürütmenin dengesi budur" dedi.
Öte yandan Rubio'nun açıklamaları, İmamoğlu'na yargı operasyonu hakkında ABD'den gelen ilk değerlendirme değil. İmamoğlu hakkındaki soruşturmada düğmeye basılmadan üç gün önce Trump ve Erdoğan telefonda görüşmüştü. İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gün konuşan Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, o görüşmeyi "muhteşem" ve "dönüşümsel" olarak nitelendirmiş ve “Türkiye'den çok fazla olumlu haber geliyor” demişti.
'Erdoğan'ın ihtişamla ağırlanması gereksiz bir iletişim riskine dönüşebilir'
ABD'nin tavrı Nisan ayında gerçekleşmesi beklenen Trump-Erdoğan görüşmesi için de kritik öneme sahip. Bu nedenle iktidar, ABD'den gelecek her açıklamaya bel bağlamış vaziyette. Rubio'nun sözlerini düzeltme girişimi de bu tutumu doğruluyor.
T24'ten Cansu Çamlıbel, bugünkü köşe yazısında Trump-Erdoğan görüşmesinde formatın değişebileceği yönündeki kulis bilgilerini aktardı. İmamoğlu operasyonunun Erdoğan'ın elini zayıflattığını ancak Trump'la yakınlaşmasına engel olmayacağını öngören Çamlıbel, yazısında şu ifadelere yer verdi:
"Benim aldığım duyumlara göre Trump’ın yakın ekibi içindeki ruh hali dışarı yansıtıldığı gibi ‘umursamaz’ ya da ‘rahat’ değilmiş. Hatta tam tersi, 'Tam ilişkileri rahatlatabilecek adımlara hazırlandığımız bu dönemde İmamoğlu operasyonu da nereden çıktı?' sorusu, kampanyasından beri Trump’ın en yakınında olanlar tarafından dillendirilmeye başlanmış.
Trump’ın yakın çevresindeki Türkiye’deki siyasi atmosferden rahatsızlık duyanların derdi elbette ülkemizdeki demokrasinin sağlığı değil. Aslında kendi dertlerindeler. Denilen o ki, 'Erdoğan bütün dünya kamuoyunun dikkatini ‘en güçlü siyasi rakibini hapse attırdı’ diye düşündürtecek bir hamleyle çekmişken, Beyaz Saray’da ihtişamla ağırlanması gereksiz bir iletişim riskine dönüşebilir' şeklinde değerlendirmeler masadaymış. Erdoğan’ın nisan ayında olabileceğini açıkladığı Beyaz Saray ziyaretinin iptali şu an için söz konusu olmasa da Rose Garden’da ortak basın toplantısı gibi ziyareti büyütecek jestlerin gereksiz olacağını dile getirenler varmış. Daha önceki deneyimlerden de biliyoruz ki bu tür durumlarda ziyaret tarihiyle oynamak diplomaside sık kullanılan bir yöntemdir."
| Özgür Özel CNN’e konuştu: 'NATO ile güçlü bir ittifakı destekliyoruz' |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.