Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emlakçılara göre yüzde 155 artan kiralar TÜİK'e göre yüzde 22,8 artmış

Emlak endekslerine göre kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmışken, TÜİK'e göre bu oran sadece yüzde 22,8.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.07.2022 , 10:52 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Kiracılar kiralık konut fiyatlarındaki yüksek artış yüzünden kâbus yaşarken Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yıllık kira artış oranı yüzde 22,8 düzeyinde kaldı. Buna göre TÜİK’in enflasyon hesaplama yöntemi kiralardaki ani artışlara karşı son derece duyarsız. Oysa emlak endekslerine göre ise kiracı ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında ve gerçek kira enflasyonu açıklanan çok üzerinde. 

Birleşik Metal İş Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin (BİSAM) raporuna göre Türkiye’de kirada oturan 22 milyon 191 bin kişi var.

BİSAM'ın TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi Madde Ağırlıkları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre kirada oturanların enflasyonu daha düşük. Çünkü TÜFE verilerine göre gerçek kiralardaki yıllık fiyat artışı yüzde 22,8 ile, yüzde 78,6 olarak açıklananın genel enflasyonun çok altında gerçekleşti. Kiralık konutlarda fahiş fiyat artışları yaşanırken kiralardaki resmi artış, enflasyonu aşağı çeken en önemli harcama kalemi durumunda.

Kirada oturanlar için kira harcamalarının resmi veriler içindeki oranı yüzde 17, buna karşın kiranın genel ağırlık içindeki yeri yüzde 4,4 olarak görünüyor.


Grafik 1- TÜİK Verilerine Göre Kiranın Hanehalkı Tüketim Harcamaları İçindeki

Kiracıların enflasyonu tüketim harcama kalıbına ve TÜİK madde grup fiyatlarına göre yüzde 70 olarak görünüyor. Emlak endekslerine (Endeksa) göre ise kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmış durumda. Buna göre bu süreçte oturduğu evden çıkmak, yeni bir konuta taşınmak zorunda kalan, ev sahiplerinin tehditleri karşısında kirasını piyasa oranında artıranlar için ise enflasyon yüzde 92,5 düzeyinde.


Grafik 2- Resmi Verilerle Hesaplanan Kiraya Göre Enflasyon Oranları

Madde fiyatlarının gizlenmesi ve sürekli olarak yapılan yöntem değişikleri ile dikkatleri, aynı zamanda tepkileri üzerine çeken Türkiye İstatistik Kurumu’nun üzerinde açıklanan verilerden en çok etkilenen emekçilerin örgütlerinin denetim yetkisi yok. Enflasyon tek bir biçimde hesaplanıyor ve toplumun geniş kesimlerinin harcama kalıpları dikkate alınmıyor. İşte en düşük enflasyona sahip olan ve enflasyonu aşağıya çeken ürün grupları.


Tablo 1- Enflasyonu En Çok Aşağıya Çeken Ürün Grupları

Fiyatları teknolojiye koşut olarak gerileyen cep telefonu görüşme ücreti ve internet ücretinin toplam içindeki ağırlığı yüzde 2,62. Ekmeğin enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 2,54. Yani ekmek enflasyonu yukarı sürüklerken, cep telefonu görüşme ücreti aşağıya çekiyor. Neredeyse ekmek zamlarını, cep telefonu konuşma ücretlerindeki düşüş götürüyor.


Grafik 3- Resmi Verilerle Hesaplanan Kiraya Göre Enflasyon Oranları

TÜFE verilerine göre ekmek fiyatları 2003’ten bu yana enflasyondan yüzde 32 daha fazla artış kaydetti. Bunun anlamı bu dönemde enflasyon oranında ücret artışı alanların (enflasyona ezdirilmeyenlerin!) alım gücünü ekmekte üçte bir oranında yitirmesi. Bu dönemde cep telefonu ve internet ücretleri ise reel olarak dörtte bir oranına geriledi. Bu hesaba göre sadece ekmek ve cep telefonu/internet ücretlerinden oluşturulan bir hesap olsaydı, ekmekteki kayba rağmen enflasyon gerilemiş olacaktı.

BİSAM'ın getirdiği öneriler şu şekilde:

• TÜİK Emek Örgütlerinin Denetimine Açılmalıdır

• Herkesin enflasyonu aynı değildir, TÜİK farklı gelir grupları ve özellikle ücretliler için enflasyonu ayrı ayrı açıklamalıdır.

• Enflasyonun toplumsal gerçekleri temsil eden bir metodoloji ile hesaplanmalıdır. Bu bağlamda TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir.

• Teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatı reel olarak gerileyen ürün gruplarının, hanehalklarının genelini ilgilendirmeyen ama nicelik olarak ağırlığa sahip olan (araç alım satımı gibi) ürünler sepetten çıkartılmalıdır.

• Kurumsal birikimi ile tartışmasız bir öneme sahip olan, açıkladığı verilerle emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen TÜİK, tarihsel misyonuna ve önemine aykırı davranmamalı, veri gizleme, sürekli metodoloji değişikliklerine giderek verileri etkileme gibi uygulamalardan vaz geçmeli, şeffaflığına ve saygınlığına zarar verecek müdahalelere karşı durabilmelidir.

• Gerek toplu sözleşme gerek asgari ücret gerekse emekliler başta olmak üzere geniş kesimlerin ücretleri ve zamlarının belirlenme sürecinde, resmi enflasyon verileri esas alınmaktadır. Enflasyon temelli artışlar ekonomik büyümeyi göz ardı etmektedir. Bu anlamda enflasyon verilerine ilave olarak ekonomik büyüme rakamları da bu artışlara ilave edilmelidir.

• Hükümetin gündeme getirdiği kira artışlarına yapılan müdahale sorunları çözmekten uzak olarak görülmektedir. Bir madde üzerinden çözüm üretmek mümkün değildir. Kapitalist ekonomide fiyat artışlarına müdahalenin en önemli aracı, kamu mülkiyetinde olan işletmeler ve devletin fiyatlarda karar verici olduğu ürün gruplarıdır. Kamunun yönlendirdiği fiyatları sınırlandırmak yerine, sadece kiraları sınırlandırmak anlaşılır değildir. Kiralar gibi fiyat kontrolü devletin elinde olan elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları da sabitlenmeli, vatandaşın birbiri ile karşı kaşıya getiren yaklaşımlara son verilmelidir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.