Breadcrumb
Ektam işçisi anayasa tanımaz patrona karşı grevde: ‘Haklarımızı almadan bu fabrikanın çarkları dönmeyecek’
Ozan Özgür Özgün
Yayın Tarihi: 20.02.2026 , 11:57 Güncelleme Tarihi: 20.02.2026 , 12:05
İzmir merkezli Ektam’ın Kuzey Kıbrıs’taki fabrikasında, anayasal haklarını kullanarak Dev-İş sendikasında örgütlenen işçilerin direnişi 14. gününde kararlılıkla sürüyor.
Toplu İş Sözleşmesi (TİS) talebine kulak tıkayan ve 39 sendikalı işçinin tamamını işten çıkaran patrona karşı işçiler, üretimi tamamen durdurarak fabrikaya kilit vurdu.
Sendikal örgütlenmeye ‘işten çıkarma’ yanıtı
Yeni yılda zam alamayan Ektam çalışanları, çareyi örgütlenmekte buldu. İki gün gibi kısa bir sürede çalışanların neredeyse tamamı Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) çatısı altında birleşti.
5 Şubat’ta yetki hakkı kazanan sendikanın TİS masasına oturma talebi, fabrika yönetimi tarafından önce oyalama taktikleriyle geçiştirildi, ardından açık bir saldırıya dönüştü.
Sendikanın görüşme talebine yanıt vermeyen yönetim, 4 günlük uyarı grevinin ardından 39 işçinin tamamını "iş düşüklüğü" bahanesiyle, üstelik WhatsApp üzerinden gönderilen bir mesajla işten çıkardı.
İşçiler bu hukuksuzluğa karşı süresiz grev kararı alarak fabrika önünde direniş çadırını kurdu.
Bakanlık seyrediyor: ‘Savcılık görüşü bildirilene kadar herhangi bir yaptırımda bulunamayacak’
Fabrika çalışanları sendika avukatları aracılığıyla "sendikal faaliyet hakkının engellenerek anayasanın ihlal edildiği" sebebiyle suç duyurusunda bulundu. Çalışma Bakanı ve bakanlık müfettişlerinin greve yaptığı ziyarette savcılık görüşü bildirilene kadar herhangi bir yaptırımda bulunamayacaklarını söylediler.
İşçilerse bakanlığın bir fabrika üzerinde hiçbir yetkisinin ve yaptırım gücünün olmaması “vahim bir durum” şeklinde değerlendirdi. Ayrıca Kuzey Kıbrıs'ın yeni Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman işçilerle yaptığı görüşmede "anayasanın ihlaline izin vermeyeceğini" ifade etti.
Patron 'iş yok' demişti, fabrika çift vardiyaya geçti
Patronun "iş düşüklüğü" iddiasını, fabrikanın kapasite artırarak çift vardiyaya geçmesi yalanlıyor.
Sendikalı 39 işçinin işten çıkarılması, üretim kaybından değil, işçinin örgütlü gücüne duyulan tahammülsüzlükten kaynaklı. Yakın zamanda üretimin yetişmemesi gerekçesiyle tek vardiya olan çalışma iki vardiyaya çıkartılmıştı.
‘Asıl korku adadaki diğer fabrikalardaki çalışan işçilerin de örgütlenmesi’
İşçiler bakanlığın ve patronların asıl korkusunun buradaki 39 işçi olmadığını şu şekilde ifade ettiler:
Mesele sadece biz değiliz. Patronlar, bu fabrikadaki kazanımların adadaki diğer işçilere örnek olmasından korkuyor.

Ektam işçilerinin yıllardır gasp edilen hakları
2010 yılından itibaren sistematik olarak hakları törpülenen Ektam işçilerinin önce yılda 4 maaş ikramiyeleri ellerinden alındı. Aynı dönemde servis hakları da gasp edilen işçilerin ayda bir kasa ücretsiz içecek alma hakkına bile tahammül edemeyerek bu hakkı da sonlandırdı. İşçiler, pandemi zamanı patronun kendilerini işsizlikle korkuttuğunu ve 2 yıl boyunca neredeyse hiç zam almadıklarını belirtti.
Fabrikada çalışan işçiler hem koşullardan hem de yaşananlardan şikayetçi.
25 yıllık çalışana oynadıkları "emeklilik tuzağı" da patronun işçilere yaklaşımının bariz bir örneği.
Fabrika yönetimi, 25 yıllık bir işçiyi “emeklilik hakkın doldu” diyerek yanıltıp istifaya sürükledi. Yönetimin yönlendirmesiyle istifa eden emekçi, emekliliğine henüz iki ay olduğu öğrenince eksik süresini tamamlamak için işine geri dönmek istedi. Bu talep, bizzat yönetim tarafından reddedildi.
Bir buçuk yıldır fabrikada mekanik işçi olarak çalışan Mustafa Düzova, patronun korkusunun örgütlülükten kaynaklandığını vurguladı. Düzova, “Haklarımızı almadan bu fabrikanın çarkları dönmeyecek” dedi.
21 yıldır fabrikada çalışan Bahar Türkmenli ise yılların sessizliğini şu sözlerle bozdu:
Yıllarca korkuyla sustuk, ama artık yeter. Taleplerimiz net; hakkımız olanı istiyoruz!
Sahte faturadan şikayet edilmişti
İşçileri grevde olan Ektam’ın başını ağrıtan ilk olay da bu değil.
2002 yılında Fruko’nun Pepsi bünyesine katılması sürecinde kendi çocukları tarafından mahkemeye verilen Güngör Sipahioğlu 2024 yılında Kıbrıs Ektam’daki ortağı tarafından denizaşırı şirket kurup, bu şirkette düzenlenen sahte faturalarla Ektam’ın zarara uğratıldığı iddiasıyla 95 milyon dolarlık tazminat talebiyle şikayet edilmişti.
TKP’den ziyaret
Grevin 14. gününde Türkiye Komünist Partisi (TKP) Kuzey Kıbrıs temsilcileri işçilerle dayanışma ziyareti gerçekleştirdi.
Grevdeki işçilerle dayanışma dileklerini ileten TKP temsilcileri işçilerin dertlerinin Türkiye’de de Kıbrıs’ta da aynı olduğunu, örgütlenen işçilerin karşısında patronların tehdit, baskı, işten çıkarma, yalan gibi her türlü yola başvuracaklarını ifade ettiler. Grevdeki işçilerin büyük bir sevinçle karşıladığı ziyaretin iki ülkenin işçi sınıfı mücadelesinin ortaklaşması adına bir adım olması dileği dile getirildi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.