Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dünyanın en büyük terör örgütü 77 yıl önce bugün kuruldu: İşte NATO’nun öyküsü

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını fırsat bilip ülkemize daha fazla yerleşen dünyanın en büyük terör örgütü NATO, 77 yıl önce bugün kuruldu. Kuruluşunun yıldönümünde bir kez daha bu katliamcı örgütün öyküsünü hatırlatıyoruz.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 04.04.2026 , 11:07 Güncelleme Tarihi: 04.04.2026 , 21:14

ABD Başkanı Donald Trump, NATO’yu kendi saldırılarının ana gücü olarak kullanmak isterken, NATO ülkelerine sürekli olarak sopa gösteriyor.

Öte yandan bu süreçte NATO özellikle Türkiye’ye giderek daha fazla yerleşirken, Adana ve Malatya’ya Patriot yerleştirildi, yeni bir karargah için adım atıldı, Boğaz’a NATO ülkelerinin yerleşmesi için hamleye girişildi.

Ülkemizi daha fazla ateşe atan dünyanın en büyük terör örgütü NATO, 77 yıl önce bugün, insanlığın daha iyi bir gelecek için ayağa kalktığı dönemde ABD emperyalizminin ve düzenin çıkarlarını korumak adına kuruldu.

soL TV’nin bu uğursuz örgütün kuruluşuna dair hazırladığı dosyayı bir kez daha okurumuzun ilgisine sunuyoruz:

Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan emperyalizmin savaş aygıtı

NATO, 4 Nisan 1949'da ABD'nin başkenti Washington DC'de imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması ile kuruldu. ABD ve Batı Avrupa ülkeleri arasında ittifak kuran NATO, başlangıçta Sovyetler Birliği ve sosyalist bloğun "askeri tehdidine karşı bir savunma mekanizması" olarak lanse edildi. Bu çerçevede NATO'nun kuruluş amacı, Batı dünyasının askeri gücünü birleştirerek "komünist yayılmacılığı" engellemek ve Batılı kapitalist ülkelerin çıkarlarını korumak olarak sunuldu.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, Sovyetler Birliği ve komünizmin yükselen prestijine karşı NATO'nun kuruluşu ve varlığının sebebi sosyalist hareketleri baskılamak ve sosyal adaleti savunan ülkelerin bağımsızlık taleplerini engellemek idi. NATO'nun kuruluşu ve genişlemesi sırasında, örgütün sosyalist ülkelere yönelik askeri operasyonlara, devrimci hareketleri bastırmak için gerçekleştirilen darbelere destek verdiği görülüyordu.

NATO iki yüzlüdür: Demokrasi derse anti-demokrasi, özgürlük derse sömürü anlayın

NATO'nun nükleer silahlar konusundaki politikaları da iki yüzlü bir nitelik taşıyordu. NATO, nükleer silahların yayılmasını önleme amacıyla kurulan anlaşmalara taraf olmasına rağmen, örgüt bünyesindeki ülkelerde nükleer silahlar bulundurarak ve güç dengesini koruma bahanesiyle bu silahları kullanma hakkını saklı tuttuğunu ilan ederek, dünya barışına yönelik en büyük tehdit unsuru haline geldi.

NATO dünya barışına karşı bir numaralı tehdit unsuru olduğunu, sayısız kez ispatladı. NATO'nun genişlemesi ve askeri müdahaleleri, dünya genelinde ekonomik ve politik dengeleri değiştirdi, işçi hakları mücadelelerini zayıflattı.

İnsan haklarına karşı fiili tehdit

NATO'nun, Sovyetler Birliği'nin çözülüşünden sonra da varlığını sürdürmesi ve küresel güç politikaları izlemesi, emperyalizmin savaş ve saldırı aracı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. "Komünizm tehdidinin" ortadan kalkmasına rağmen, NATO, Afganistan, Libya ve Yugoslavya gibi ülkelerde gerçekleştirdiği askeri müdahalelerle, uluslararası politikada aktif bir rol oynamaya devam etti. Bu durum, NATO'nun uluslararası düzende egemen güçlerin çıkarlarını koruma ve yayılmacı politikalarını sürdürme amacı güttüğünü gösteriyor.

NATO'nun varlığı, askeri-endüstriyel kompleksin güçlenmesine ve militarizmin artmasına yol açıyor. NATO üyesi ülkeler, örgütün askeri harcamalarını ve silahlanma yarışını destekliyor, bu durum ise kapitalist sistem içerisinde silah üreticilerinin ve silah sanayinin güç kazanmasına katkıda bulunuyor.

NATO, demokratik değerlerin koruyucusu olduğunu iddia etmesine rağmen, demokrasi ve insan hakları başlığında da kara bir sicile sahip. NATO tarihi boyunca, üye ülkelerde gerçekleştirilen darbeler ve anti-demokratik uygulamaları destekleyerek, demokrasi ve insan haklarına yönelik "gerçek tehdidin" bir fiil kendisi olduğunu da gözler önüne serdi.

NATO'nun sonu gelmeyen açlığı

Sovyetler Birliği ve sosyalist dünyaya karşı bir soğuk savaş aygıtı olarak kurulan NATO, aradan geçen zaman içinde 8 kez genişleyerek üye sayısını 30'a çıkardı. İlk genişleme, sosyalist dünyanın sınırındaki iki ülke olan Türkiye ve Yunanistan'ın 1952'de NATO'ya katılmalarıyla oldu. 1955'te, ABD kontrolündeki Federal Almanya, 1982'de İspanya ittifaka katıldı.

İkinci büyük genişleme dalgası Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından geldi. Genişlemenin hedefi NATO’ya karşı kurulan eski Varşova Paktı’nın üyesi olan ülkelerdi. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, 1996’da bu ülkeleri ve eski Sovyet cumhuriyetlerini NATO'ya davet etti. Bu davetin ardından NATO 1999'da Çekya, Macaristan ve Polonya, 2004'te Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Estonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, 2009'da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017'de Karadağ’ı kapsayarak genişledi. 2020'deki genişleme ise Kuzey Makedonya'nın katılımıyla oldu. Ardından 2023'te Finlandiya, 2024'te İsveç...

Türkiye'nin NATO üyeliği ve NATO'nun Türkiye'ye yerleşmesi

Peki, Türkiye nasıl bu terör örgütünün bir parçası oldu?

NATO'ya üyelik için ilk resmi girişim 1950 yılında Demokrat Parti ve Adnan Menderes iktidarında yapıldı.

Bunun için sırasıyla şu olaylar yaşandı:

  • Kore'de ABD'nin işgal girişimine destek vermek üzere 5 binden fazla asker Adnan Menderes hükümeti tarafından Kore'ye gönderildi.
  • Kore'ye gönderilen Türk askerlerinden 741'i hayatını kaybetti, 2 binden fazla asker yaralandı.
  • Türkiye ABD çıkarları için verdiği bu kayıpların ardından 18 Şubat 1952'de resmen NATO'ya üye oldu.

Üyeliğin ardından Türkiye'nin birçok noktasına NATO üsleri inşa edildi, NATO desteğiyle ülkede solcu avına çıkıldı, NATO desteğiyle yapılan darbelerde ülkenin solcuları hedef alındı.

NATO her geçen yıl Türkiye'ye daha fazla yerleşiyor.

Şimdi de İran'a saldırılar bahane edilerek Adana ve Malatya’ya Patriot yerleştirildi, yeni bir karargah için adım atıldı, Boğaz’a NATO ülkelerinin yerleşmesi için hamleye girişildi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.