Breadcrumb
DİSK Ankara'ya taşınacak: İşçi sınıfıyla mesafe artıyor eleştirisi, bağlı iki sendika karşı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.10.2025 , 00:23 Güncelleme Tarihi: 17.10.2025 , 09:01
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Merkezi’nin Ankara'ya taşınması gündemde.
Sendikaya bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) karara şerh koydu çünkü genel başkanları DİSK Yönetim Kurulu üyesi. Nakliye İşçileri (Nakliyat-İş) Sendikası da itiraz içeren bir yazılı açıklamayla taşınma gündemine karşı olduklarını ilan etti.
DİSK’i sarı sendikalardan ayıran en önemli başlıklardan birinin genel merkezinin İstanbul’da olması ve bürokrasiye mesafeli olması gösterilirken, bu değerlendirmenin merkezinde İstanbul’un sınıfın kalbinin attığı yer olması da bulunuyor.
İstanbul'dan Ankara’ya, yani işçi sınıfının yanından bürokrasinin merkezine taşınma bu nedenle de eleştiri konusu oldu.
Bu taşınmanın zaten DİSK üzerinde çok büyük etkisi olan CHP’ye daha fazla yarayacağı, burada da Genel-İş’in önemli bir etkisi olduğu belirtiliyor.
Birleşik Metal-İş’ten tepki: ‘İşçi sınıfından uzaklaşmamalıyız’
DİSK Genel Merkezi’nin Ankara'ya taşınması kararına karşı, Birleşik Metal-İş Genel Başkanı ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Özkan Atar'ın imzasıyla yönetim kurulu kararı doğrultusundaki şerh yazısı paylaşıldı.
Söz konusu yazıda, "Konfederasyonumuz DİSK'in merkezinin Ankara'ya taşınması kararına katılmamaktayım. Her ne kadar 16. Genel Kurulda çoğunIuk oylarıyla ana tüzük değişikliği geçici madde 1'de düzenlendiği şekilde karar altına alınmış olsa da merkezin Ankara'ya taşınma zamanı ve yetkisi yönetim kuruluna bırakılmıştır. Konu basit bir kent değişikliğinin ötesinde anlam taşımaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
Bu karar öncelikle konfederasyonumuzun 13 Şubat 1967 tarihindeki kuruluş ilkelerine kaynaklık eden tarihsel referanslarımızla çelişmektedir. DİSK'in kuruluşu Türkiye işçi sınıfı hareketinde bir kopuşu temsil eder. Onursal Genel Başkanımız Kemal Türkler'in öncülüğündeki bu kopuş Türk-İş'in sınıf uzlaşmacı ve antidemokratik işleyişiyle işçiler adına hesaplaşma anlamına gelmiştir. DİSK bu hesaplaşmanın sonucunda yeni bir sendikal anlayışı ortaya koymuştur. Böylece DİSK devletten, düzen partilerinden ve sermaye sınıfından bağımsız bir sendikal merkez olmuştur. İstanbul tercihi söz konusu kopuşun güçlü bir parçasıdır ve bu açıdan sembolik değildir.
Konfederasyon merkezinin İstanbul'dan taşınmasının güncel dayanaklardan da yoksun olduğu belirtilen açıklamada, 1967 yılında olduğu gibi bugün de İstanbul'un Türkiye işçi sınıfının kalbinin attığı yer olduğunun altı çizildi.
İstanbul'un başta sanayi iş kolları, hizmet ve diğer sektörlerden milyonlarca emekçi için emek ve demokrasi mücadelesinin başkenti konumunu sürdüren bir merkez olduğu vurgulanan açıklamada Marmara Bölgesi'nde daha da yığınlaşan işçi sınıfı için merkezin İstanbul olduğu ifade edildi.
DİSK'in merkezinin Ankara'ya taşınmasının bu merkezden ve işçi sınıfının ana gövdesinden uzaklaşmak anlamına geldiği vurgulanan açıklamada, “Birkaçı dışında konfederasyona bağlı sendikalarımızın büyük çoğunluğu halen İstanbul merkezlidir. DİSK'in devlet bürokrasisiyle, Meclisle ya da parti merkezleriyle iletişimini güçlendirecek bir karargâh ihtiyacı bulunmuyor” denildi.
Konfederasyonun işçilere yakın olması gerektiğinin altı çizilen açıklamada “DİSK, üyesi işçilere yakın, bürokrasiye mesafeli olmalıdır. Ankara, Hak-İş, Türk-İş, Memur-Sen, Kamu-Sen gibi devlet ve sermaye icazetli sendikalar için ya da üye tabanı memur olması ve yoğunluğu sebebiyle, diğer kamu çalışanı konfederasyonları için merkez olabilir. DİSK, Türkiye işçi sınıfından uzaklaşmamalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Nakliyat-İş: ’15-16 Haziran ve 1 Mayıs 1977 şehitlerinin anısına DİSK Genel Merkezi Ankara’ya taşınmamalıdır’
Nakliye İşçileri (Nakliyat-İş) Sendikası da Birleşik Metal-İş gibi karara tepkili. Yazılı yapılan açıklamada işçi sınıfının mücadele alanının İstanbul olduğu vurgulandı.
Öte yandan, 16. Olağan Genel Kurul’da alınan taşınma kararının hukuki olarak tartışmalı olduğu da belirtildi:
Genel Kurul kararı o dönem hayata geçmemiştir. 17. Olağan Genel Kurul’da da bu kararla ilgili alınmış yeni bir karar bulunmamaktadır. DİSK’in şu anki ana tüzüğüne göre DİSK’in Genel Merkezi İstanbul’dur. Bu konuyla ilgili bir tüzük değişikliği için de tüzüğe göre delege tam sayısının üçte ikisi oranında nitel çoğunluk gerekmektedir. Bu koşul da yerine getirilmemiştir.
“DİSK Genel Merkezi Ankara’ya taşınmamalıdır” başlıklı açıklamanın bir bölümü şöyle:
- DİSK, 13 Şubat 1967 yılında sermaye sınıfına, Amerikancı sarı bürokratik sendikacılığa karşı işçi sınıfımızın tabanından gelen iradesiyle İstanbul’da kurulmuştur.
- Yerli-yabancı para babaları ve onların iktidarlarının, sarı sendikacıların iş birliğiyle DİSK’i kapatmaya yönelik girişimlerine karşı işçi sınıfımız, yüzbinlerin katıldığı 15-16 Haziran Direnişi ile 1970 yılında yine İstanbul merkez olmak üzere tüm Türkiye’de direnişler ortaya koymuştur. DİSK kapatılamamıştır. Üç işçi kardeşimiz direniş sırasında katledilmiştir.
- DİSK’in kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler, yine İstanbul’da, Merter’de evinin önünde faşist katiller tarafından katledilmiştir.
- Yüzbinlerin katıldığı 1 Mayıslar, İstanbul’da Taksim Meydanı’nda DİSK’in öncülüğünde 1976 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. 1977 1 Mayıs’ında kontrgerilla–CIA iş birliğiyle büyük çoğunluğu işçi olan 34 kişi İstanbul Taksim Meydanı’nda katledilmiştir. İstanbul Taksim Meydanı, 1 Mayıs Meydanı olmuştur.
- DİSK, 12 Eylül faşizmi sonrasında yeniden açıldığı dönemden itibaren de merkez olarak İstanbul’da, DİSK öncülüğünde verilen mücadele sonucunda İstanbul Taksim Meydanı’nda yüzbinlerin katıldığı 1 Mayıslar kutlanmaya başlanmıştır."
DİSK 16. Genel Kurulu’na sunulan taşınma ile ilgili karar önerisinin gerekçesinde “TBMM, Bakanlıklar, Uluslararası Çalışma Örgütü, emek ve meslek örgütlerinin üst kuruluşları, siyasi partilerin genel merkezlerinin Ankara’da olması, çalışmaların daha sağlıklı yürütülmesi” denilmektedir.
DİSK Genel Merkezi’nin elbette bürokrasiden uzak olmalıdır, işçi sınıfı ile iç içe olması gerekir. Ancak karardaki gerekçelerin mücadele açısından hiçbir önemi yoktur.
DİSK, sermaye sınıfına karşı işçi sınıfının kitlesel, ekonomik-demokratik mücadele örgütüdür. İşçi sınıfımızın mücadelesinin merkezinde bulunmaktadır. Mücadelenin gelişeceği alan, işçi sınıfımızın mücadele alanıdır. Bu da nicel ve nitel olarak mücadelenin merkezi olan İstanbul’dur.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.