Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dilovası katliamında patrondan pişkin savunma: 'Hiç şirket sahibinin yargılandığını duymadım'

Dilovası’nda 7 işçinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin davanın ilk duruşmasında sanık patron Altay Ali Oransal, tüm sorumluluğu ölen babasının üzerine attı. Mühendis olmasına rağmen "bilgim yoktu" diyen patronun savunması, işçi beyanları ve dosyadaki çelişkilerle çöktü. Patlama sonrası "can güvenliklerinin tehlikede" olduğu iddiasıyla şehir dışına çıktıklarını iddia eden Oransal, "Binlerce kaza oluyor, hiç şirket sahibinin yargılandığını duymadım" da dedi. Duruşmaya yarın 10.00'da devam edilecek.

Fotoğraf: AA

Ayşe Şimşek

Yayın Tarihi: 25.03.2026 , 16:28 Güncelleme Tarihi: 25.03.2026 , 22:33

Kocaeli Dilovası’nda 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı parfüm fabrikası faciasına ilişkin açılan, 8’i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması ikinci gününde devam ediyor.

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen duruşmada katliamın sorumluları "olası kastla öldürme" suçundan hakim karşısına çıktı.

Duruşma salonu önünde ve içinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, gazetecilerin içeriye telefon ve bilgisayar sokmasına izin verilmedi. Ailelerin ve avukatların yoğun katılım gösterdiği duruşmada, sanık patronların savunmaları "pişkinlik" olarak yorumlandı.

Sorumluluğu ölen babasına yıktı, 'haberim yok' dedi

Duruşmada savunma yapan Ravive Kozmetik’in yetkili ortağı tutuklu sanık Altay Ali Oransal, kağıt üzerinde yönetici olduğunu iddia ederek suçlamaları reddetti. Tüm üretim ve denetim yetkisini babalarına devrettiklerini öne süren Oransal, "Fabrikadan hiçbir kazanç elde etmedim, ihtiyacım da olmadı. Senede birkaç kez gittiğim fabrikanın yöneticisi olmam hayatın olağan akışına aykırıdır" dedi.

Altay Ali Oransal, fabrikanın fiili yöneticisinin babası olduğunun beyanlarla sabit olduğunu iddia ederek, "Savunmamda olayla ilgili kusurumun olmadığını ifade edebildiğimi düşünüyorum. Yeşil pasaportumla yurtdışına çıkabilecekken gitmedim. Kaçma şüphem ve niyetim yoktur. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.

Ancak sanığın bu savunması, mahkeme heyetinin sorularıyla köşeye sıkıştı. Kendisi de bir mühendis olan Oransal, fabrikadaki güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığı sorusuna "bilgim yoktu" yanıtını vermekle yetindi.

Kaçış planını 'can güvenliği' ile savundu

Olay günü kardeşi İsmail Oransal ile birlikte Marmara Ereğlisi’nde bir eve götürüldükleri ve kaçmaya çalıştıkları iddialarına da değinen sanık, "Kardeşim aradı, patlama olduğunu söyledi. 'Can güvenliğimiz tehlikede' diyerek şehir dışına çıktık" savunmasını yaptı. Yeşil pasaportu olmasına rağmen yurtdışına gitmediğini belirterek tahliyesini talep eden Oransal, işçi Gülhan Bendi’nin kendisine talimat verdiği yönündeki ifadelerini de "Beni hedef gösteriyor" diyerek yalanladı.

'Hiç şirket sahibinin yargılandığını duymadım!'

Altay Ali Oransal’ın savunmasında kullandığı skandal ifadeler, Türkiye’deki iş cinayetleri düzenine olan güvenini de ifşa etti. Mühendis olmasına rağmen tedbirsizliklerden haberi olmadığını iddia eden Oransal, "Binlerce kaza oluyor ama ben hiç şirket sahibinin yargılandığını ya da ifadeye çağrıldığını duymadım" diyerek, patronların yasalar karşısındaki dokunulmazlığına güvendiğini açıkça dile getirdi.

Müebbet hapis istemi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 97 sayfalık iddianame, olayın bir "kaza" değil, göz göre göre gelen bir katliam olduğunu ortaya koyuyor. İddianamede; Altay Ali Oransal, İsmail Oransal, Aleyna O. ve Gökberk G. hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet hapis cezası isteniyor.

Ayrıca iş güvenliği uzmanları, bina sahipleri ve sanıkların kaçmasına yardım eden diğer şüpheliler hakkında da "bilinçli taksirle ölüme neden olma" ve "suçluyu kayırma" suçlarından ağır hapis cezaları talep ediliyor.

Mağdur aileler: 'Birlikte kazandınız, birlikte sorumlusunuz'

Duruşma salonunda sanığın "7 kişi öldü, vicdan azabı çekmiyor musunuz?" sorusuna "Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor" cevabı vermesi tansiyonu yükseltti. Aileler ve müşteki avukatları, sanıkların lüks harcamalarını ve üzerlerinden çıkan yüklü miktardaki dövizleri hatırlatarak, kâr hırsının 7 cana mal olduğunu vurguladı.

Duruşmaya, sanık savunmalarının tamamlanması için ara verildi. İşçi aileleri ve dayanışma örgütleri, adalet yerini bulana kadar davanın takipçisi olacaklarını belirterek, "Bu cinayet düzenine bir kişiyi daha kurban etmeyeceğiz" mesajı verdi.

Duruşmaya yarın 10.00'da devam edilecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.