Sayfa yolu
Digel Tekstil'de kadın işçiler sistematik tacizi anlattı: 'Hamileysen rahmine bakarım, hastaysan masaj yaparım'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.08.2025 , 17:20 Güncelleme Tarihi: 14.08.2025 , 19:45
Digel Tekstil işçilerinin büyük bir çoğunluğu 17 Ocak tarihinde düşük ücretlere, insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına karşı ses yükseltmiş, aynı gün TEKSİF Sendikası’na üye olma kararı almıştı. Yasal çoğunluğu sağlayan sendika aynı gün yetkiyi almış, şirket yönetimiyse sendikal örgütlenmeye öncülük eden 4 işçiyi işten çıkararak yanıt vermişti.
Bugüne dek 15 TEKSİF üyesi işçi haksız, hukuksuz ve tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. İşçiler 210 gündür İzmir Serbest Bölge önünde kararlılıkla direnişlerini sürdürüyorlar.
Çoğunluğunu kadın emekçilerin oluşturduğu Digel Tekstil’de sorunlar yalnızca düşük ücretlerle sınırlı değil. Fabrika içerisinde kadın işçilere yönelik baskılar, mobbing, sözlü tacizler insanlık dışı boyutlara ulaşmış durumda. Digel Tekstil işçisi kadınlar bugün TEKSİF Sendikası ile birlikte, birçok basın kuruluşunun, sendikanın, derneğin, siyasi partinin ve kitle örgütlerinin katılımıyla yapılan basın açıklamasında kadın işçiler üzerinde yoğunlaşan sömürü mekanizmalarını anlattılar.
Hamile işçiye inanmadılar, haklarını vermek için röntgen istediler
İşçiler adına hazırlanan basın açıklamasını TEKSİF Sendikası Merkez Kadın Komisyonu Sekreteri Pelin Vuruşaner okudu.
İşçilerin aktardığına göre, fabrika yöneticileri 2018 yılında gerçekleştirdikleri bir toplantıda kadın çalışanlara hamile kalmamaları yönünde bir uyarıda bulundu, hamile olduğunu öğrenen kadın işçilerin işyeri hekimine sundukları testlerin geçerli sayılmayacağı, hamile olduklarını belgeleyen ultrason raporları teslim etmeleri istendi. Öyle ki bir erkek yönetici “Rahmine bakacağım, keseye düşmüş mü düşmemiş mi, ona göre hamilelik haklarını kullandıracağım” diyecek kadar ileri gitti. Kadın işçilere bu uygulamaların “şirket kuralı” olduğu söylendi.
Basın açıklamasında bir kadın işçinin yaşadıkları şu sözlerle anlatıldı:
"İki aylık deneme süresi içinde hamile kalan bir kadın işçi, işyeri yöneticisi tarafından önceden hazırlanmış istifa kağıdını imzalamaya zorlanarak, kendi isteğiyle ayrılmış gibi gösterildi. Kadın, sonrasında çocuğunu kaybetmesi ve eşinden ayrılması üzerine, DIGEL tarafından tekrar işe alındı. Şirket, hamile kalmanın işten atılma gerekçesi olduğunu açıkça söyledi."
Her mesaide 1 saat tuvalet yasağı
Kadın işçilerin aktardığına göre, işbaşı saatinden sonra ve iş bitiş saatinden önce yarım saat süreyle tuvalet kullanımı yasak. Bu yasağın hedefinde özellikle kadın işçiler yer alıyor. Kadınlar regl dönemlerinde dahi ihtiyaçlarını gideremiyor, zor durumda kalmalarına rağmen tuvalete gitmelerine izin verilmiyor. Gittikleri taktirdeyse yöneticiler tarafından herkesin içinde azarlanıp küçük düşürülüyor.
Bu konuda bir kadın işçinin maruz kaldığı mobbing şu sözlerle aktarıldı:
"Polikistik over sendromu olan bir kadın işçi, regl döneminde yaşadığı ağır sancılar yüzünden çalıştığı ütü makinesinin başında baygınlık geçirerek revire kaldırıldı. Kadın işçi revirde ağrıları yüzünden uzanırken, peş peşe içeri giren iki erkek yönetici durumu gayet iyi bilmelerine rağmen, 'İyi mi böyle?' diyerek alay etmiş, ertesi günse 'Her ay bu böyle mi olacak? Seninle mi uğraşacağız?' denildi."
İşyerinde taciz sıradanlaştırıldı: Kadın işçiler yaşadıklarını anlattı
Fabrika içerisinde sık sık tacize maruz kaldıklarını anlatan kadın işçiler, yaşadıkları olaylardan birkaçını şu sözlerle anlattı:
"Bir kadın işçi, o gün fazla mesaiye kalamayacağını bildirince, erkek ekip lideri tarafından ısrarla açıklama yapmaya zorlandı. Kadın işçi lazer epilasyona gideceğini söyleyince erkek ekip lideri, 'Yat masaya, ben yapayım, gitmene gerek yok' diyerek kahkaha attı.
Yine bir erkek yönetici, üretim alanında bir kadın işçinin yanına gelerek onu baştan aşağı süzüp 'Sen böyle giyinirsen bu erkekler tellere tırmanır, ben seni koruyamam' şeklinde konuşmuştur.
Kötü çalışma koşulları ve işyerindeki yoğun stres nedeniyle fiziksel rahatsızlık geçirip, hastaneden 2 günlük rapor alan bir kadın işçi durumu ekip liderine bildirdiğinde, 'Yanına geleyim, stres yönetimi yapalım', 'İstersen gelip sana masaj yapayım' şeklinde sistematik tacizde bulundu."
'Tuvalete gitmek için, hamile kalmak için izin almak istemiyoruz'
Basın açıklaması metninin okunmasının ardından söz alan işçi Rümeysa Kişi, basın metinde yazılanların buzdağının küçük bir kısmı olduğunun altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
“Tek derdimiz düşük ücretler değil, içeride kadın arkadaşlarımızın yaşadığı baskıyı, mobbingi, tacizi de dert ediyoruz. Biliyoruz ki gerek tekstil sektöründeki diğer firmalarda gerekse başka iş kollarında kadın işçiler bu sorunlarla karşı karşıyalar. Size ileteceğimiz raporu hazırlarkenki motivasyonumuz bunu teşhir etmekti. Belki başka fabrikadan kadın bir arkadaşımız 'ben yalnız değilmişim' der. Biz tuvalete gitmek için, hamile kalmak için izin almak istemiyoruz. Burada yazılanlardan çok daha çirkin şeyler var fakat baskı, taciz öyle bir boyutta ki maalesef hepsine yer veremiyoruz.”
Teksif Sendikası Genel Başkan Danışmanı Makum Alagöz, sendikalaşma mücadelesi zaferle sonuçlanıp işçilerin örgütlenme hakkı tanınsa dahi bu sorunların devam ettiği bir çalışma düzenini asla kabul etmeyeceklerini ifade etti.
Makum Alagöz ayrıca fabrikanın bulunduğu sanayi bölgesi Esbaş'ın bölge müdürünün direnişlerinden oldukça rahatsız olduğunu, kendisine parmak sallayarak “Yetki alsanız da size toplu sözleşme yaptırmayacağım” diyerek tehdit ettiğini söyledi.
DÜZELTME: TEKSİF Sendikası Merkez Kadın Komisyonu Sekreteri Pelin Vuruşaner, haber yayına alındığında sehven "işten atılan Digel işçisi" olarak tanımlanmıştı. 19:40'ta haberde yapılan düzeltme ile doğru unvana yer verildi. Düzeltir, özür dileriz.
| İşçiler düşük zam nedeniyle iş bırakmıştı: Digel Tekstil’de 4 işçi işten çıkarıldı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.