Sayfa yolu
'Dezenformasyon Merkezi' katliam sanığı IŞİD'lileri savundu: 'Fail değiller'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.12.2024 , 12:31 Güncelleme Tarihi: 20.12.2024 , 12:55
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, 28 Haziran 2016'da Atatürk Havalimanı'nda 45 kişinin yaşamını yitirdiği, 163 kişinin yaralandığı saldırıyla ilgili davada tutuklu 6 IŞİD’linin tahliye kararını savunduğu açıklamasında tahliye edilen sanıkların saldırının faili olmadığını iddia etti.
Merkezin açıklamasında “Tahliye edilen söz konusu 6 sanık 8 yıldır tutuklu olup, saldırının faili değillerdir. Bu kişiler, örgüt üyeliği, örgütün finansı gibi suçlardan yargılanmaktadırlar. 6 sanığa isnat edilen suçlar yönünden tutuklu kaldıkları süreler verilecek cezaları karşılama ihtimali bulunduğundan tahliyelerine karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.
'Dezenformasyonla Mücadele Merkezi halkı yanıltıyor'
IŞİD’li sanıkların tahliye kararının haberleştiren Now TV’den Alican Uludağ, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin konuya ilişkin açıklamasına “Haberim sonuna kadar doğru. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi maalesef halkı yanıltıyor. Açık açık yalan bilgi veriyor” diye yanıt verdi ve tahliye edilen sanıkların 5’inin doğrudan katliama ortak olmaktan yargılandığını belirtti.
Uludağ devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı’nın 28 Haziran 2022 tarihinde yayımladığı haberi de eklediği paylaşımında “Tahliye edilen sanıkların 5'i doğrudan katliama ortak olmaktan yargılandı ve 45 kişinin ölümünden ve Anayasayı ihlalden 46'şar kez ağırlaştırılmış müebbet aldı. Alın, bakın, devletin ajansının zamanındaki haberi ekte. Bu 5 kişi üyelikten ceza almadı. A.A'nın haberinde tahliye edilen 5 sanığın isimleri ve cezaları açık açık yazılmış” diye yazdı.
AA’nın o haberinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin 16 Kasım 2018'deki duruşmada davayı karara bağladığı belirtiliyordu. Haberde tutuklu sanıklar Rıza Coşkun, Levent Uysal, Ahmet Kaplan, Eyüp Demir, Ahmet Dizlek ve Djamel Slimani'nin "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı, aynı sanıkların 45 kişiyi "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan 45 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdığı yazıyordu.
Haberde mahkeme heyetinin, bu sanıklara ayrıca 142 kişiyi "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan toplam 2 bin 202 yıl, 45 kez "mala zarar verme" suçundan da 402 yıl hapis cezası verdiği de belirtiliyordu.
Haberde sanıklardan Anzor Davitiani, Artur Tengizov, Murat Murtuzaliev, Seyhun Ali Akçay, Cuma Güneş ve Ali Mostafa Ali Marzouk'a ise "terör örgütü üyesi olmak" suçundan çeşitli miktarda hapis cezası öngören mahkemenin sanıklardan Ahmet Kaplan’a da "terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası verdiği kaydediliyordu.
Yerel mahkemenin karar tutanağını paylaştı
Uludağ daha sonra yaptığı bir paylaşımda da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklar hakkındaki karar tutanağını yayımladı ve “Dezenformasyonla Mücadele Merkezi nasıl açıkça dezenformasyon yaptı? İşte belgesi. Atatürk Havalimanı davasında tahliye edilen sanıklar örgüt üyeliğinden mi yoksa katliama iştiraktan mı yargılanmış ve ceza almış? İstanbul 13. Ağır Ceza'nın karar tutanağı her şeyi özetliyor” diye yazdı.
Tahliye kararı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nden
28 Haziran 2016'da Atatürk Havalimanı'nda 45 kişinin yaşamını yitirdiği, 163 kişinin ise yaralandığı saldırıyı IŞİD üstlenmişti. 2018 yılında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, saldırıyı planlamakla suçlanan 6 sanık hakkında Anayasayı ihlal ve 45 kişiyi tasarlayarak kasten öldürme suçundan toplamda 46'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, bir sanığı da örgüt üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
NOW TV'den Alican Uludağ iki gün önceki haberinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin haklarında 46'şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen 6 sanıkla ilgili tahliye kararı verdiğini duyurmuştu.
Yargıtay'ın gerekçesinde "Hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi, temyiz işlemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bozulmasına, tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alınarak tahliyelerine, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadıkları takdirde derhal salı verilmelerinin sağlanması için yazı yazılmasına karar verilmiştir” denilmişti.
Dava yeniden görülecek ama tahliye edilen sanıklar bulunur mu belirsiz...
T24’ten Çiğdem Toker bugünkü yazısında 12 Aralık 2024 tarihli Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararında, istinafın onadığı ilk derece mahkemesi kararının bozulduğunu, bozma gerekçesi olarak 45 kişiyi öldürmek ve Anayasal düzeni ihlalden değil örgüt üyeliğinden yargılanmaları gerektiğini bildirdiğini yazdı.
Toker “Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin verdiği bu karar, ilk derece mahkemesinde yeniden görülecek. Teorik olarak mahkemenin, temyiz kararına direnme hakkı bulunuyor. Ancak o tarihte, yani davanın yeniden görüleceği tarihte, tahliye edilen IŞİD sanıklarının bulunup bulunmayacağı da belirsiz” diye belirtti.
Alican Uludağ imzalı haberin Now TV’de yayınlanmasının ardından, Dezenformasyon Merkezi’nin “tahliye edilenler failler değildir” şeklindeki açıklamasına ilişkin Toker “Varlık nedeni dezenformasyonu önlemek olan bir ‘merkez’, kelime oyunlarıyla, yanıltıcı bilgi yayıyordu. Çünkü salıverilen sanıkların 5’i, bu saldırıya doğrudan ortak olmaktan yargılanmıştı” ifadelerini kullandı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
