Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Devlet Bahçeli: Artık yolsuzluğu, kirliliği, siyasetteki bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır

"Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmek" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır" dedi.

Fotoğraf: ANKA Haber Ajansı

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.11.2026 , 14:46

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Bahçeli, konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başladı.

"Türkiye’nin dünya siyasetindeki yeri merkez, yönü ise insanlığın olduğu her yerdir. MHP olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalara gebe olan dünyada güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealinin sahibiyiz" diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Bunun için ülkemizin ve bölgemizin huzur ve barış iklimini kirleten başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmayı mümkün kılacak terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun bütünüyle hayata geçmesinin tarihi bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Siyasi rakiplerimiz sığ sularda kulaç atmaya varsın devam etsinler. Türlü karalamalar ve çarpıtmalarla suyu bulandırmayı sözüm ona siyaset zannetsinler, Türk milleti kararını vermiştir: Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir. İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir."

'Mekke Anlaşması': 'Onaylanmak üzere Meclis gündeminde'

AKP'nin 7 Ağustos tarihinde Mekke'de imzalayarak Türkiye'yi savaşa sokmaya hazırlandığı "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin konuşan Bahçeli, anlaşmayı övdü.

"Taraflar arasındaki güven, işbirliği ve dayanışmayı artıracak, bölgemizde yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak bir diğer önemli gelişmedir" dedi ve ekledi: 

Tarafların, askerî imkân ve yeteneklerin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onaylanmak üzere TBMM’nin gündemindedir. Husi saldırganlığının sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilebilmesi amacıyla, bu anlaşma hükümleri çerçevesinde tüm imkânlar harekete geçirilmelidir.

'Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği başarılar kardeş ülkelerin güvenlik ihtiyacına önemli katkılar sunacak'

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Taraflar arasında savunma ve savunma sanayii işbirliğinin daha da geliştirilmesinin gerekli olduğunu kayda geçiren söz konusu anlaşmanın, 21 Ekim 2026 tarihinde Doha’da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı ile daha sağlam bir zemine kavuştuğu da bir gerçektir. Zira, dört dost ve kardeş ülkenin savunma sanayii alanındaki birikimini, kabiliyetlerini ve kapasitelerini biraraya getirerek askerî üretim, ortak araştırma ve geliştirme, teknoloji paylaşımı ve teknik askerî eğitim alanlarında işbirliğini artırmayı hedefleyen Bedir Mutabakatı’nın iki üyesi aynı zamanda Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın tarafıdır. Ortak projelerin belirlenmesi, onaylanması ve hayata geçirilmesini öngören bu mutabakat zaptı, savunma sanayiinde ürün tedarikine dayanan ilişkilerin ötesinde, birlikte geliştirme, birlikte üretme ve müşterek kabiliyetler kazanma anlayışının güçlendirilmesi bakımından stratejik önem taşımaktadır. Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda elde ettiği üstün başarılar, bu yeni gelişmeler sayesinde dost ve kardeş ülkelerin güvenlik ihtiyacının karşılanmasında önemli katkılar sunacaktır.

'Sorumsuz söylemlerle toplumu sokağa çağırmak, milletin ortak geleceğini tehlikeye atmaktır'

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi, günübirlik siyasi hesapların ötesinde, milletimizin huzuruna, devletimizin gücüne ve gelecek nesillerimizin güvenliğine ilişkin stratejik bir husustur. Böylesine önemli bir süreçte atılan adımları, yürütülen çalışmaları ve ortaya konulan iradeyi görmeden, anlamadan ya da bütün bunları bildiği hâlde görmezden gelerek toplumu karamsarlığa, kutuplaşmaya ve kaosa sürüklemeye çalışmak kabul edilebilir bir siyasi tutum değildir. Elbette her siyasi adım eleştirilebilir, her karar sorgulanabilir. Demokratik toplumların gücü de zaten eleştiri ve denetim mekanizmalarından gelir. Ancak eleştiriyle istismar arasındaki çizgiyi, demokratik itirazla toplumsal huzuru hedef alan kışkırtıcılık arasındaki farkı iyi bilmek gerekir. Hele ki terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve bölgesel huzurun tesis edilmesi gibi hayati hedeflerin söz konusu olduğu bir dönemde, sorumsuz söylemlerle toplumu sokağa çağırmak, milletin ortak geleceğini tehlikeye atmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır.

'Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmek'

Asıl mesele, eleştiriyi sorumlulukla yapmak; farklı düşünceleri ülkenin birliğini, milletin huzurunu ve hukukun üstünlüğünü gözeterek dile getirmektir. 6 Ekim tarihli TBMM Grup konuşmasında 'İdeolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir. Siyasi rekabet alanımız ne kadar geniş olsa da pergelimizin sabit ucu Ankara’dır. Siyasette yöntem olarak ayrışsak da yönümüz Türk İstiklali ve egemenliğidir' demiştim. Millî meseleleri siyasi kazanç uğruna istismar etmek ne demokratik olgunlukla ne de toplumsal sorumlulukla bağdaşır. Sokakları gerilimin ve çatışmanın adresi hâline getirmeye çalışmak siyasetin konusu olamaz. Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir. Kutuplaştırmak değil, kucaklaştırmaktır. Ülkemize ve milletimize değer katan bir anlayışı hâkim kılmaktır. Kimse yanlış hesap yapmasın! Toplumsal huzursuzluktan, kargaşadan, ayrışmadan medet ummasın!

'Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanı'

Türkiye’nin ihtiyacı, aklın ve ahlakın gereğini yapmak, sağduyuyu, hukukun üstünlüğünü ve demokratik zemini güçlendirmektir. Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır. Siyaseti kişisel hesapların, parti taassubunun ve kısır çekişmelerin gölgesinden kurtarıp ahlakla; toplumsal hayatımızı ise huzurla, güvenle ve umutla buluşturmanın vaktidir. Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin irfanını da ferasetini de hafife almasın. Cumhurbaşkanımızın riyasetinde Cumhur ittifakıyla büyütülen kardeşlik ve dayanışma iklimine zarar vermesin. Bu kadar emek ve gayretin nihai durağı insanlıktır ve insani değerler siyaset dahil herşeyin üstündedir. Akıl öfkeye, nezaket kabalığa, zarafet görgüsüzlüğe, helal kazanç tamahkarlığa, terbiye edepsizliğe terk edildiğinde insanlık ölür, adamlık da yok olur. Uzaktan adam görünenlerle, adamlığa uzak olanlar, surette farklı olsalar bile sirette birdir ve bizim nazarımızda adam değildir."


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.