Sayfa yolu
Dervişoğlu: 'Terörsüz Türkiye', Erdoğan'ın yeniden aday olmasına yönelik bir süreç
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.05.2025 , 11:31
İYİP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, SÖZCÜ TV canlı yayınında İpek Özbey'in moderatörlüğünde Serap Belovacıklı, Özlem Gürses ve Senem Toluay Ilgaz'ın sorularını yanıtladı.
Dervişoğlu öncelikle kanala verilen 10 günlük ekran karartma cezasını eleştirdi. "Hakikatler susturulamazsa yayınlar susturuluyor. Son derece üzüntü verici bir durum. Hem basın özgürlüğü hem de halkın haber alma hakkının kısıtlanması açısından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sıfatıyla son derece üzgünüm" dedi.
Dervişoğlu, "Terörsüz Türkiye sloganıyla ambalajlanan süreç, anayasa değişikliğine ve bu değişikliğe bağlı olarak Erdoğan'ın yeniden aday olmasına yönelik bir süreçtir" dedi. Türkiye'nin uzun vadede büyük problemlerle karşılaşabileceğini savunan Dervişoğlu, PKK'nin fesih bildirisinde Lozan'ın hedef alındığına işaret ederek, "Batı emperyalizmi yaşama geçiremediği Sevr’in intikamını alıyor" değerlendirmesini yaptı.
'Bahçeli, Öcalan'ın talebini yerine getiriyor'
ANKA'nın haberine göre, Dervişoğlu, "Abdullah Öcalan'ın bir talebini yerine getiriyor bahsettiğiniz siyasi partinin genel başkanı. (Devlet Bahçeli) Daha sonraki süreçlerde de işte 'komisyon kurulmalı' derken diasporası olan bir örgütün uzun vadede Türkiye’nin başına bela olacak ve bir hakikat komisyonu gibi sürecin algılanmasını temin edecek adımların atılması da Abdullah Öcalan tarafından arzulanıyor. Yani onu da dinlendiren aynı kişi" ifadelerini kullandı.
'Batı emperyalizmi, yaşama geçiremediği Sevr'in intikamını alıyor'
Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi bu ‘barış süreci, terörsüz Türkiye’ altın kutusuyla sunulan zehrin uzun vadedeki sonuçları da Türkiye’yi ziyadesiyle sıkıntıya sokuyor. Yani bu hükümet belki bir anayasa değişikliğiyle Sayın Erdoğan’ı ömrü boyunca Cumhurbaşkanı yapabilecek zamanı kazanacaktır ama Türkiye uzun vadede çok büyük bir belayla muhatap kılınacaktır. Çünkü PKK sözde fesih kongresini toplamadan önce PKK diasporası, Kürt diasporası adıyla Avrupa'da toplantı yaptı. Sözde fesih kongresi gerçekleşti, Diyarbakır'da bir toplantı yaptı. Şimdi baktığınızda aslında Batı emperyalizmi, yaşama geçiremediği Sevr’in intikamını alıyor. Zaten sözde fesih kongresinden sonraki bildirgede de ilk atıf Lozan’a yapılıyor.
Terörsüz Türkiye’den kim rahatsız olabilir? Terörsüz Türkiye’yi en çok benim yaş kuşağım arzular. Türkiye'de benim yaş kuşağıma, siyasi ayrım bulunmadan söylüyorum, ‘Terörsüz Türkiye'yi istemiyorlar’ denmesi büyük bir ayıptır. Dönemin devrimcileri için de ülkücüleri için de ben bunları telaffuz ediyorum. Bu ayrışmalardan nemalanmak yerine birleştirici bir söylem geliştirmemiz gerekiyor.
'Süreci devlet aklı diye tanımlayabilmemiz mümkün değil'
Burada her şey olabilir ama burada bir devlet aklı planlıyor tereddütüne asla katılmam. Türkiye Cumhuriyeti devleti iki imparatorluğun bakiyesi üzerine inşa edilmiş bir devlettir. Türkiye'nin başına uzun vadede bela olacak bir süreci devlet aklı diye tanımlayabilmemiz mümkün değildir. Bu ülke kurulduğundan beri üzerinde konuşulan vesayet kavramı var. Bir vesayetten diğer bir vesayete sörf yapan bir devlet anlayışı var. Cumhuriyet 100 yıllık ve yönettiği devletle barışamayan bir iktidar da yaklaşık 25 yıldır iş başında. Dolayısıyla 100 yıllık Cumhuriyetimizin 25 yılını bu iktidar yönetti. Bu dönem içerisinde bir türlü barışamadığı bir durum var. Büyük bir emperyal proje ile karşı karşıya bulunduğumuz aşikardır. Bu Kürt meselesi diye ortaya atılan, bugün çözüm süreci diye tanımlanan, ‘terörsüz Türkiye’ ambalajıyla sunulan şey aslına bakarsanız Büyük Ortadoğu Projesi’nin ta kendisidir."
'Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden kurtulmak gerekiyor'
Dervişoğlu, yeni Anayasa tartışmalarına ilişkin de şunları söyledi:
"Ben tek adam düzenini tahkim edecek, bu rejimi güçlendirecek herhangi bir anayasa değişikliğine katkı sağlamayız diye ifade etmiştim. Benim ve partimin diğer konularda olduğu gibi anayasa konusunda da duruşu açık ve nettir. Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu şey geleceğimiz açısından hepimizi tehlikeye düşürecek tek adamlık diye tarif edilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden kurtulmak olmalıdır."
'Erdoğan'ın bir kere daha seçilmesinin önünü açan şey erken seçim'
Dervişoğlu, erken seçim çağrılarını değerlendirirken, şunları söyledi:
"Bu süreçte erken seçim telaffuz edildiğinde de söyledim: Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kere daha seçilmesinin anayasaya göre önünü açan şey erken seçim. Onun da hemen bir seçim başarısının üstüne gündeme getirilmesinin doğruluğu ya da mahsurları üzerinde düşünmek lazım. Ama siz diyorsunuz ya hani ‘muhalefet ortak hareket edecek mi?’ Ortak düşünemiyor ki ortak hareket etsin."
| Erdoğan'dan Bahçeli'ye 'adaylık' teşekkürü, SDG'ye 'takvim' çağrısı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.