Breadcrumb
Depremin üçüncü yılında adalet ve gelecek kaygısı: Bölgede suç ve umutsuzluk tırmanıyor
Fotoğraf: Özkan Öztaş
Yayın Tarihi: 06.02.2026 , 07:17
Depremin ardından geçen zaman zarfında bölgedeki hukuki ve sosyal tabloyu değerlendiren Avukat Özgür Çıkın ve Psikolog Fatma Irmak, yıkımın sadece binalarda değil, toplumsal yapıda da derin yaralar açtığını ifade ediyor. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde depreme yakalanan ve günlerce aracında yaşamak zorunda kalan avukat Çıkın, bir hukukçu gözüyle bölgedeki çarpıcı değişimi aktarıyor.
Uyuşturucu ve şiddet sarmalı
Bölgede nobranlık ve şiddetin okuldan sokağa her alanda arttığını belirten Özgür Çıkın, adli vakaların artık bir rutin haline geldiğine dikkat çekiyor. Özellikle küçük yerleşim yerlerinde daha önce münferit görülen uyuşturucu kullanımının deprem sonrası ciddi bir artış gösterdiğini ifade eden Çıkın, kendi çocuklarının da benzer güvenlik ve huzur kaygıları nedeniyle okul değiştirmek zorunda kaldığını ekliyor.
Psikolog Fatma Irmak ise bu durumu "geleceksizlik ve henüz atlatılamamış travmalar" ile açıklıyor. Irmak, insanların trafikte veya işyerinde sürekli bir gerilimle hareket ettiğini, kalabalık ve özel hayatın olmadığı barınma merkezlerinin suça açık mekanlar haline geldiğini vurguluyor.
Sessiz tehlike: Bireysel silahlanma
Deprem bölgesindeki bir diğer kritik sorun ise bireysel silahlanmadaki artış.
Avukat Çıkın, resmi bir veri açıklanmasa da adliyeye ve hastaneye yansıyan vakalarda silahlı yaralamaların deprem öncesine oranla ciddi şekilde arttığını belirtiyor. Bu konuda adli makamlardan istatistik talep ettiğini ancak yanıt alamadığını söyleyen Çıkın, depremin ilk günlerindeki yağma ve hırsızlık iddialarının toplumda "silahımız olsaydı bunlar olmazdı" algısını tetiklediğini dile getiriyor.
Adalete olan inanç sönüyor
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen elle tutulur bir dava sonucunun olmaması, halkın adalete olan güvenini sarsmış durumda.
Bazı ilçelerde henüz iddianamelerin bile tamamlanmadığını söyleyen Çıkın, "güçlüden yana tesis edilen bir adalet" kanısının hakim olduğunu belirtiyor. 40-50 kişinin öldüğü blokların duruşmalarına bazen tek bir yakınının bile gelmediğini ifade eden Çıkın, bunun nedenini "adalete olan inancın yitirilmesi ve büyük patronlara bir şey olmayacağı düşüncesi" olarak özetliyor. Bu noktada Adalet Peşinde Aileler Platformu örneğinde olduğu gibi bir araya gelen aileler davaları toplumsallaştırmak için mücadelesini sürdürüyor.
Bu karanlık tabloyu dayanışma ve doğru haber aydınlatabilir. Bölgedeki her bir yurttaşın sesi olmak, unutturulanları hatırlatmak için siz de soL’a abone olarak gücümüze güç katın.
Gençlerde gelecek kaygısı ve intiharlar
Avukat Çıkın ve Psikolog Irmak'ın üzerinde durduğu en acı tablo ise artan genç intiharları ve çocuklarda artan suç oranları. Özellikle ateşli silahlar ve bıçaklar hakkındaki kanuna muhalefet suçlarında çocuk yaş grubunun yoğunluğu dikkat çekiyor.
Fatma Irmak, uyuşturucu ve borç yükü altındaki gençlerin, kolayca eriştikleri silahları bazen kendi hayatlarına son vermek için kullandıklarını belirtiyor. Irmak’a göre, üç yıldır bu travmaların iyileştirilmesi için devlet tarafından sağlıklı bir adım atılmaması, insanları çaresizlikleriyle baş başa bırakarak şiddet ve uyuşturucu sarmalına itiyor.
Deprem bölgesinde üçüncü sene geride kalırken, yıkımın yarattığı dolaylı etkiler katlanarak devam ediyor. Barınma, elektrik ve ısınma gibi temel yaşamsal sorunlar henüz çözülememişken, bunların üzerine binen güvenlik zafiyeti, uyuşturucu kullanımı ve adalet arayışındaki tıkanıklık bölge halkını ağır bir yükle baş başa bırakıyor. Çözülmeyi bekleyen bu yeni ve derinleşen sorunlar, depremzedelerin sadece geçmişteki kayıplarıyla değil, aynı zamanda bugün ve gelecekleri için de büyük bir belirsizlikle mücadele etmek zorunda olduklarını gösteriyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.