Sayfa yolu
Deprem davalarında kamu görevlilerine 'zamanaşımı' formülü: Binanın yapıldığı tarih baz alındı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 22.08.2026 , 10:31
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'nde bulunan Hamidiye Sitesi'nin iki blokunun 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirmiş, 6 kişi de yaralanmıştı. Aynı mahalledeki Penta Park Sitesi'nin 1 ve 3. bloklarının yıkılması sonucu 115 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı davada ise müteahhitler Mesut Başkır ve Özcan Çakmak, iyi hal indirimiyle 15 yıl 6 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, altı kamu görevlisi hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine, diğer 15 sanığın da beraatine hükmetti.
Davalar zamanaşımı nedeniyle düşürüldü
Kamu görevlilerinin beraat ettiği ve 115 kişinin öldüğü Penta Park dosyasında savcılık, aralarında dönemin belediye imar yöneticilerinin de bulunduğu altı kamu görevlisinin bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmaktan cezalandırılmasını istemişti. Ancak mahkeme eylemleri ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma olarak değerlendirdi ve zamanaşımı nedeniyle davaları düşürdü.
Öte yandan 148 kişinin öldüğü Hamidiye Sitesi'nde aynı dönemin belediye görevlilerinden bazıları hakkında beraat kararları çıkarken, 124 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi G Blok'ta ise dönemin İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ve Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner'in sorumluluğu mahkeme tarafından kabul edildi.
Sanıklara verilen 8'er yıl hapis cezası, sabıkasız geçmişleri, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri gerekçe gösterilerek 6 yıl 8'er aya indirildi.
'Sorumlulukların gerçek bir karşılığı olmalı'
6 Şubat depreminde Ebrar Sitesi'nde yakınlarını kaybeden ve adalet mücadelesine girişen psikolog Fatma Irmak, yaşanan gelişmeleri soL'a değerlendirdi.
Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçmesine rağmen ailelerin hâlâ yıkılan binaların neden yıkıldığını ve bunları önlemekle yükümlü olanların neden gerçek anlamda hesap vermediğine dair yanıt alamadıklarını ifade eden Irmak, sürecin yarattığı tahribatı şu sözlerle anlattı:
Bir psikolog olarak şunu çok iyi biliyorum; bir kaybın ardından iyileşebilmenin önemli parçalarından biri, yaşananın adını doğru koyabilmektir. Fakat 6 Şubat'ta yakınlarını kaybeden binlerce insanın önünde hâlâ tamamlanmamış bir hesap var. Çünkü biz yalnızca sevdiklerimizi kaybetmedik. Güvenli olduğunu düşünerek içinde yaşadığımız binaların nasıl denetlendiğini, kimlerin hangi projeye ve ruhsata onay verdiğini, hangi sorumlulukların yerine getirilmediğini de sorgulamak zorunda bırakıldık. Bugün Kahramanmaraş'taki dosyalara baktığımızda aynı kamu görevlilerinin isimleri farklı yıkılan binalarda tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.
'Görev yapan bu isimler yalnızca bu üç dosyada karşımıza çıkmıyor'
Ailelerin anlamakta zorlandığı tablonun tam olarak bu tutarsızlıklar olduğunu belirten Irmak sözlerine şu şekilde devam etti:
Bir binada beraat. Bir binada zamanaşımı. 124 insanın öldüğü başka bir binada mahkûmiyet, ardından iyi hal indirimi. Üstelik aynı dönemde görev yapan bu isimler yalnızca bu üç dosyada karşımıza çıkmıyor. 18 bloğu yıkılan ve yaklaşık bin 480 insanın hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi'nin farklı bloklarında ve Kahramanmaraş'ta yıkılan başka yapılara ilişkin süreçlerde aynı belediye döneminin imza, ruhsat, proje ve denetim sorumlulukları tartışılmaya devam ediyor.
'Aynı sistemin kendisini yeniden üretmesinin önüne nasıl geçeceğiz?'
Ortada incelenmesi gereken bir kamu sorumluluğu zinciri var olduğunu ifade eden Irmak, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:
Psikolog ve aynı zamanda ailesini Ebrar Sitesi'nde kaybetmiş biri olarak, cezasızlığın ailelerde ne yarattığını da görüyorum. Adalet, kaybettiğimiz insanları geri getirmeyecek. Ama sorumluluğun açık biçimde ortaya konulmaması, verilen cezaların etkisizleşmesi, zamanaşımı ve indirimlerle karşılaşılması ailelere tekrar tekrar aynı şeyi yaşatıyor: 'Yaşananların gerçek bir karşılığı olmayacak mı?'
Bu yalnızca geçmişle ilgili bir mesele de değil. Bir kamu görevlisinin yapı güvenliğine ilişkin sorumluluğu varsa, bunun karşılığı yalnızca bir evraka atılmış imza değildir. O imzanın arkasında insanların gece güvenle uyuduğunu düşündüğü evler vardır. Çocuklar vardır. Aileler vardır. Bir deprem olduğunda ayakta kalması gereken yapılar vardır. Bu yüzden etkili cezalandırma talebi bir intikam talebi değildir. Sorumluluğun gerçek bir karşılığının olması talebidir. Çünkü sorumluluğun karşılığı olmadığı zaman yalnızca geçmişin adaleti eksik kalmaz; geleceğin güvenliği de tehlikeye girer. Eğer yapı güvenliğini sağlamakla yükümlü olanlar ihmallerinin ciddi bir hukuki karşılığı olduğunu bilmiyorsa, aynı sistemin kendisini yeniden üretmesinin önüne nasıl geçeceğiz?
soL'a yönelik iktidar saldırısına karşı gerçeğin sesini yükseltmek, yapılan bu haberlere destek vermek için tüm okurlarımızı abone olmaya çağırıyoruz.
'Enkazdan sadece beton değil adalet de çıkmalı'
6 Şubat davalarının Türkiye'nin yalnızca geçmişiyle hesaplaşması değil, bir sonraki depremde insanların yaşayıp yaşamayacağını belirleyecek sorumluluk kültürünün sınavı olduğunu belirten Irmak, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
Bizim istediğimiz çok açık: Kamu görevlilerinin sorumluluğu tali bir mesele gibi görülmesin. Yüzlerce insanın öldüğü yapılarda tekrar tekrar karşımıza çıkan görev, imza, onay ve denetim süreçleri bütünlüklü biçimde araştırılsın. Ölüm neticesiyle bağlantısı bulunan ihmaller zamanaşımına terk edilmesin. Mahkûmiyet kurulduğunda ise yüzlerce insanın yaşamını kaybettiği dosyalarda cezayı etkisizleştiren indirimler adalet duygusunu ortadan kaldırmasın. Çünkü biz üç yıldır yalnızca kaybettiklerimizin yasını tutmuyoruz. Bir daha kimsenin aynı yası tutmaması için de mücadele ediyoruz. Ve bunun yolu, 6 Şubat'ta yıkılan binaların enkazından yalnızca beton örneklerini değil, sorumluluğu da çıkarmaktan geçiyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.