Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Deniz Göktaş’ın avukatı süreci 12 Mart, 12 Eylül dönemlerine benzetti: Harun Karadeniz davasını hatırlattı

Geçtiğimiz günlerde iki suçlamadan tahliyesine karar verilen komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden çıkamadan yeni bir suçlamayla tekrar tutuklanmıştı. Avukat Metin Sinan Aslan, bu durumu 12 Eylül dönemindeki yargılamalara benzeterek tepki gösterdi.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 02.09.2026 , 13:06 Güncelleme Tarihi: 02.09.2026 , 16:09

Geçtiğimiz gün komedyen Deniz Göktaş, hakkında tahliye kararı verilen iki suçlamanın ardından yeniden tutuklandı. Göktaş’ın tutukluluğu şimdi üç suçlamadan sürüyor. 28 Ağustos Cuma günü söz konusu iki suçlamadan tahliye edilmesine karar verilen Göktaş, cezaevinden çıkamadan bu kez "Suçu ve suçluyu övme" suçlaması yöneltilerek yeniden tutuklandı. Deniz Göktaş'ın avukatı Metin Sinan Aslan yaşanan süreci soL'a anlattı. 

Aslan, "Bu tür uygulama ve örneklere daha çok 1970'li yıllarda, 12 Eylül'de falan denk geliniyordu. Günümüzde benzer şeylerin tekrar etmesi tuhaf elbette" dedi.

Sıra dışı bir durum

Yaşananların rutin bir uygulama olmadığını ve benzer örneklere daha çok 12 Eylül ya da 1970'li yıllarda denk gelindiğini ifade eden Avukat Metin Sinan Aslan, "Eğer kişi dışarı çıkacak gibi olursa, devreye sokulacak yeni bir suçlama bir yerde hazır tutulurdu. Çıktığı zaman da bu devreye sokulurdu. Bu esasında Türkiye'de 80'lerden sonra pek olmamıştı. 

Benzer bir şey Ahmet Altan'da oldu. Bir de Osman Kavala'da oldu buna benzer hikayeler. Osman Kavala'da daha da dramatik bir şey oldu; adam dışarı çıktı, nefes aldı, tekrar içeri alındı. Zannediyorum Ahmet Hakan'la da benzer bir şey olmuştu. Sıra dışı bir durum, 12 Eylül'de çok yapılmıştı. Bir de Harun Karadeniz davası. Muhakkak duymuşsunuzdur, o çok trajik bir hikayedir. Hatta çocuğu tahliye ediyorlar, tekrar alıyorlar; tahliye ediyorlar, tekrar alıyorlar. En sonunda genç yaşta, 20'li yaşlarında falan bir hastalığa yakalanıyor ve cezaevinde hayatını kaybetmişti" dedi.

'UYAP'ta tahliye kararını görünce şaşırdık'

Avukat Metin Sinan Aslan, belli periyotlar halinde tüm tutukluların tutukluluk süreçlerinin gözden geçirildiği rutin uygulamalar olduğunu ifade ediyor. Bu sayede varsa eksiklerin tamamlandığını, tahliye edilmesi gerekirse tahliye kararı verildiğini anlatan Aslan, tutukluluk süreçlerine itiraz haklarını kullandıklarını ve normal şartlarda tutuklu yargılamaya gerek olmadığını belirtti. Aslan, "İtirazımızı kullandık ve cuma günüydü zannediyorum, saat 17.03'te bize UYAP'tan bir mesaj düştü. Her iki suçtan da tahliye diye bir karar düştü. Tabii çok sevindik, gözlerimize inanamadık" diye anlattı o anı.

 

'Herkes biraz telaşlı ve garipti, kararı elden teslim etmediler'

Kararın ardından sonucu elden almak için adliyeye gittiklerini ifade eden Avukat Aslan, orada bir tuhaflık fark ettiklerini söyledi. 

Saat 18.00 gibi adliyede olduklarını belirten Aslan, çalışma arkadaşlarının "Adliyede olağanüstü bir hal var, şu anda basın bürosunda kimseyi kabul etmiyorlar, bize kararı vermiyorlar ama bir gariplik ve telaş var" dediklerini aktardı. Ardından Deniz Göktaş'ın tekrar SEGBİS'e çağrıldığını belirten Aslan, bunu anlaşılan o ki savcılığın da beklemediğini, hızlıca yeniden soruşturup ifadesini aldıklarını ve üçüncü bir başlıkta yeniden tutukladıklarını dile getirdi.

Tahliyenin ardından ne yapacaklarını düşünen savcılığın aklına 1970'li yıllardaki uygulamaların geldiğini ve ek bir soruşturma ile yeniden yargılama fikrinin öne çıktığını belirten Aslan, bu tutuklamaya gerekçe olarak Göktaş'ın kaçma ihtimalinin gösterildiğini ifade etti. Aslan, "Bu bağıra bağıra kişiyi nerede ne olursa olsun cezaevinde tutma anlayışıdır. Ben seni bırakmayacağım demek için etrafından dolaşarak muvazaalı bir şekilde tahliye kararını anlamsızlaştırmışlar ve ikinci tutuklama kararı da çıkmış" sözleriyle anlattı bu süreci.

Aslan sözlerine şöyle devam etti: 

"Olur da biz itiraz üzerine yine tahliyeyi sağlayabilirsek boşta kalmasın, daha önceki tahliyeleri de ilk başa saralım mantığı yürüttüler. Sonuç itibarıyla başa döndük. Hatta başta iki suçtan tutukluyduk, bu üç suça çıktı. Biz en kısa zamanda itirazımızı sunacağız."

'Davanın açılmasını bekliyoruz'

Avukat Metin Sinan Aslan, yargılama sürecine geçilmesinin önündeki iki teknik engelin ortadan kalktığını ifade etti. Bunlardan birinin soruşturmaya bakanlık izni, diğerinin de cep telefonu incelemesi olduğunu belirten Aslan, bu süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte davanın hızlıca açılmasını beklediklerini söyledi. Aslan, "Davanın açılmasını istiyoruz, artık o safhaya geçilmeli. Ben davanın çok kısa bir sürede açılmasını bekliyorum" diyor.

Aslan, hızlıca dava sürecine geçilmesini ve hukukun daha şeffaf ve adilce ilerlemesini beklediklerini ifade etti.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.