Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dedeoğulları ailesi avukatı: 'Usule uygun yargılama yapılmadı'

Dedeoğulları ailesine yönelik saldırıyla ilgili davada usule uygun yargılama yapılmadığını belirten Av. Mehmet Emin Gökdemir, 'Siyasi saikler mahkemenin siyasi kararlar vermesine neden oluyor' dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 02.11.2022 , 11:44 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Konya'nın Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021'de Dedeoğulları ailesinden 7 kişi Mehmet Altun tarafından katledilmişti. Katliama dair Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama sürerken, Konya 8’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen saldırı davasının 28 Ekim tarihli karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Lütfü ve Ali Keleş’in tahliye edildi, tüm sanıklara 1 yıl ila 3 yıl arasında hapis ve para cezaları verildi. Sanıkların hepsine haksız tahrik indirimi uygulanırken, konut dokunulmazlığı suçundan hepsine beraat verildi.

Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi adına Dedeoğulları Davası’nı takip eden avukat Mehmet Emin Gökdemir, saldırı ve katliama dair yargılama süreçlerini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

Saldırı ve katliam davalarının ilk duruşmalarından bu yana avukatların dosyaların birleştirilmesi talebinde bulunduklarını belirten Gökdemir, savcılık ve idarenin isteği üzerine ayrı iddianamelerin hazırlandığını ve ayrı ceza dosyalarının açıldığını söyledi. Gökdemir, dosyanın birleştirme gerekçelerine ve mahkemenin kararına ilişkin şöyle konuştu:

"Başından beri devam eden fiillerin akabinde gerçekleşmiş yaralama ve katliam fiilleri söz konusu. Yargılamanın hızlı ilerlemesi, delillerin doğru değerlendirilmesi, bütün sanıkların ve avukatların da içinde bulunduğu yargılamalarda etkili soru sorulabilmesi, karşılık alınabilmesi için iki yargılamanın da tek dosya olarak değerlendirilmesi gerekiyor ama siyasi saikle mahkemenin, ‘Yaralamayı adi bir suç, iki ailenin kavgası gibi görelim. Katliamı da tetikçinin kendi kafasına göre, hiçbir saik gütmeden, kendisinin gidip öldürdüğü bir cinayet olarak ele alalım. İkisini birleştirmeyelim ve bu şekilde hükümler kuralım’ mantığıyla kurulmuş siyasi kararlar vermesine neden oluyor."

'İki dosyanın birleştirilmesi gerekiyor'

Gökdemir, Dedeoğulları ailesinin 40 yıl önce Kars’tan Konya'nın Meram ilçesine yerleştiklerini belirtti. Söz konusu husumetin 2010 yılında baba Yaşar Dedeoğlu ile Lütfü Keleş arasında yaşanan tartışmadan doğduğunu belirten Gökdemir, söz konusu saldırıların 10 yıl boyunca devam ettiğini ve 21 Mayıs'taki saldırı sonucu yaralanan 7 kişiden 2’sinin komaya girdiğini söyledi. Saldırıda 60 kişilik bir ülkücü grubun “Biz burada Kürtleri istemiyoruz. Burada kalkıp gideceksiniz, mallarınıza el koyacağız” dediklerini ifade eden Gökdemir, "30 Temmuz günü Keleş ve Çalık ailesinin akrabası Mehmet Altun, ırkçı saiki devam ettirip 7 Kürt’ü katlediyor ve evi yanında getirdiği benzin ile yakmaya çalışıyor. Altun, Kamera kayıtlarının yanmaması ile bütün delilleri karatamayıp dosyamızda sanık olarak eklendi. Bu dosyalar birbirinden ayrı dosyalar değil çünkü Altun, 112 konuşmalarında ben Keleş ve Çalık ailesi için oraya gittim diyor. Taraflar, maktuller ve mağdurlar aynı. Dosyalarda sadece Altun tutuklu olarak bulunsa da Keleş ve Çalık ailesi sanıkları azmettirmekten yargılanıyorlar. Yaralama dosyasının mağdurları öldürme dosyasının maktulleri. Faili ise sanıkları öldürme dosyasının azmettirenleri. Bu iki dosyanın birleştirilmesi gerekiyor” dedi.

112 görüşmeleri

Mehmet Altun’un 112 görüşmelerinin mahkeme dosyasındaki önemine değinen Gökdemir, önceki duruşmalarda ses kaydının “kaçırıldığını” söyledi. Mehmet Altun’un, Keleş ve Çalık ailesinin katliam ile ilişkili olmadığını belirttiği halde “biz öldürmeseydik onlar bizi öldürecekti” dediğine dikkat çeken Gökdemir, polislerin Altun’a ifade verme noktasında yol gösterdiğini ve Altun izlemediği halde kamera kayıtlarındaki görüşmelerden bahsettiğini belirtti. Polis memurlarının delil karartmak ve görevi kötüye kullanmaktan işlem görmeleri gerektiğinin altını çizen Gökdemir, buna yönelik taleplerin de mahkeme tarafından reddedildiğini aktardı.

'Dosya adeta kaçırıldı'

Saldırı dosyasında eksik evraklara rağmen karar verildiğini belirten Gökdemir, "Salonu terk etmemize rağmen yokluğumuzda karar verildi. Dosya adeta kaçırıldı. Karar beklenen evraklara rağmen, aniden çıkarıldı. Bu kararda daha önce talep ettiğimiz hususlar da topyekün reddedildi" dedi.

Gökdemir, katliama dair 17 Kasım’da görülecek olan duruşmaya katılacaklarını ve taleplerini yineleyeceklerini dile getirdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.