Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Coşkulu çocukların dışkısındaki mikroplar sıçanların davranışını değiştirdi

Mikrop deyip geçmeyin. İnsan bağırsaklarında çoğu yararlı ya da zararsız onlarca trilyon mikrop yaşadığı uzun zamandır biliniyordu. Ancak son 10-15 yıl içinde yürütülen bilimsel çalışmalarda bu mikropların insan davranışını da etkileyebildiği gösterildi.

Mehmet Somel

Yayın Tarihi: 01.11.2025 , 08:59

Yeni yayınlanan bir psikobiyoloji çalışmasının sonuçları bağırsak mikroplarının farklı mizaçlardaki çocukların davranış farklarına etkisini ortaya koydu. “Coşkulu” mizaçlı çocukların dışkılarındaki mikropları yiyen sıçanlar “ketlenmiş” çocuklarınkini yiyen sıçanlarına göre daha girişken davranışlar sergiledi.

Mikrop deyip geçmeyin. İnsan bağırsaklarında çoğu yararlı ya da zararsız onlarca trilyon mikrop yaşadığı uzun zamandır biliniyordu. Ancak son 10-15 yıl içinde yürütülen bilimsel çalışmalarda bu mikropların insan davranışını da etkileyebildiği gösterildi.

Bu çalışmaların bir kısmında depresyon ya da şizofreni hastalarının bağırsak mikrobiyomu (tüm mikrop topluluğu) fare veya sıçanlara nakledilmiş, hayvanların insandakine paralel davranışlar sergilediği, örneğin durgunlaştıkları keşfedilmişti.

Bu hafta sonuçları yayınlanan yeni bir mikrobiyom nakli deneyindeyse mikropların çocuk davranışına etkisi hayvan modellerinde test edildi.

Finlandiya ve İrlanda’da yürütülen çalışmada araştırmacılar sıçanlara farklı mizaçlar sergileyen çocukların bağırsak mikrobiyomunu aktardılar ve sıçanların davranışlarında değişim buldular.

Çalışma1 için önce 2-3 yaş arası çocuklarla balon patlatma oyunları oynandı. Bu oyundaki hal ve tavırlarına bakılarak çocuklar psikologlar tarafından “coşkulu” ya da “ketlenmiş” mizaçlı diye gruplandı.

Mizaçla bağıntılı bakteriler

Sonra iki davranış grubundan kız ve erkek dengeli olmak üzere dörder çocuğun dışkıları toplandı. Dışkılardaki mikroplar, bağırsakları kimyasalla mikroptan temizlenmiş ve genetik olarak birbirinin tıpkısı olan sıçanlara aktarıldı. Sıçanların bir kısmına ise mikrop aktarılmadı ve bunlar kontrol grubu olarak kullanıldı.

Çalışmaya dahil edilen 53 sıçan daha sonra standart davranış testlerine tabi tutuldu.

Araştırmacılar örneğin sıçanların bir kartondaki deliklerden kafalarını çıkarıp etrafı kolaçan etme sıklıklarını saydılar. “Coşkulu” çocukların mikroplarını yiyen sıçanlar, “ketlenmiş” çocukların mikroplarını alanlara ve kontrol grubuna göre kafalarını ortalamada yüzde 20 daha sık çıkarıyorlardı.

Araştırma ekibi ayrıca genetik deneyler yaparak bağırsaklardaki mikropları inceledi. Clostridium cinsinden bir tür bakterinin “coşkulu” mizaçla ilişkili olduğunu buldular. Öte yandan bakterilerin ürettiği ve davranışla korelasyon gösterebilecek küçük moleküller (metabolitler) de aradılar ama anlamlı bir aday bulamadılar.

Yazarlar, bağırsak mikrobiyomunun sıçanların davranışını tamamen olmasa da anlamlı ölçüde ve insanda görülenler ile aynı doğrultuda değiştirdiğini belirtiyorlar. Çalışmanın sonuçları, hakem değerlendirmesinden geçip bilimsel makale olarak yayınlanmadan ön yayın olarak Biorxiv sitesinde paylaşıldı.

Uzmanlar: Gelişmeler heyecan verici ama katedilmesi gereken çok yol var

Çalışmaya dair soL adına ulaştığımız mikrobiyom uzmanı Dr. Ezgi Özkurt, “Bu gibi dışkı mikrobu nakli çalışmaları, özellikle kişinin kendi sağlıklı mikrobiyomunun korunarak, ileride mikrobiyom dengesinin bozulduğu durumlarda yeniden eski haline getirilebilmesi hedefiyle yürütülüyor” diye konuştu.

Özkurt’a göre “alandaki gelişmeler oldukça heyecan verici olsa da, henüz keşfedilecek çok şey ve kat edilmesi gereken uzun bir yol var.” Dr. Özkurt ayrıca bağırsakları yıkanmış sıçanlar yerine tamamen mikroptan arındırılmış sıçan modelleriyle deneyi yapmanın ilişki belirleme gücünü artıracağını not etti.

Yine çalışmaya dair görüşünü aldığımız uzman psikolog Dr. Burçin Cihan “Bu çalışma son yıllarda psikoloji alanında bebek gözlem çalışmalarına artan akademik ilgiye, psikobiyoloji perspektifiyle disiplinlerarası katkı sunacak bulgular içeriyor.”

Cihan’a göre çalışmada coşkulu mizaç tipindeki bebeklerin dışkılarındaki mikropları yiyen sıçanların daha girişken davrandıklarının bulunması ve dopamin sinaps yolağındaki değişimlere dair bulgular önemli, çünkü bunlar yaşamın ilerleyen yıllarında davranışsal bağımlılıklar, alkol ve madde bağımlılıkları ya da dürtü kontrol bozuklukları gibi bazı psikopatolojilerin tedavisinde kullanılabilir.

Cihan, “Kişilerin doğuştan getirdikleri biyolojik özelliklerinin gözetilerek olası yatkınlıkların önceden tespiti, medikal destekleyiciler ya da beslenme müdahalelerinin planlanması gibi alanlara katkı sunacaktır” diye not etti.

Öte yandan uzman psikolog, çalışmada temel sınırlılığın örneklemdeki bebek sayısının kısıtlı olması olduğuna da dikkat çekti.

Dr. Burçin Cihan, “Araştırmacıların bu kısıtlılık için vurguladıkları iş yükü yoğunluğu, disiplinlerarası araştırma merkezlerinin kolektif çalışma pratiklerinin arttırılması ile kolaylaştırabilir” diye konuştu.

  • 1

    https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2025.10.10.681629v1.full

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.