Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Corbyn’in “Senin Partin” girişiminde neler oluyor?

Partinin isminden her şeyine üye karar verecek, aşırı demokratik olacağız diye ortaya çıkıp birkaç grubun kurduğu bir parti olduğunun anlaşılması bir sıkıntı, bu grupların partinin ilk döneminde dahi ortak hareket edemeyip parti kurulmadan kavgaya girmeleri ve birbirlerine çelme takmaları bir başka sorun.

Eren Korkmaz

Yayın Tarihi: 27.10.2025 , 01:44

Britanya’da İşçi Partisi (Labour) hükümeti 1,5 yılına yaklaşırken mecliste çoğunluğa sahip olsa da anketlerde ve toplumun desteğinde ciddi şekilde geriliyor. Dış politikada İsrail destekçiliği ile içeride sosyal hakları tırpanlayıp “tasarruf” politikalarını sürdüren Labour karşısında Muhafazakarların da giderek eridiği ve toparlanamadığı bir dönem yaşanıyor. Bunun karşısında sağda Reform partisi yükselirken solda da Yeşiller Partisi öne çıkıyor.

Aslında Yeşiller Partisi'nin Eylül ayında seçilen yeni lideriyle birlikte yükselmesinden önce solda tepkiyi toparlayan ve momentum yakalayan girişim Jeremy Corbyn ve Zarah Sultana tarafından başlatılan “Senin Partin” (Your Party) girişimiydi. Partinin duyurusu yapıldığında kısa sürede 800 bini aşkın kişi önkayıt yaptırmış, anketlerde yüzde 10-12 arasında görülmüştü. Ancak sonra Sultana ile Corbyn’in ekipleri arasında çıkan bir dizi kavga üzerine bu ilgi hayalkırıklığına dönüşmüş ve Yeşillerin yeni lideri Zack Polanski’nin sol mesajları sonucunda “Senin Partin”e yönelen kitle Yeşillerde toplanmıştı. Senin Partin ise şu an toparlanmaya çalışıyor ve bölgesel toplantılarla Kasım ayındaki kongresine hazırlanıyor.

Corbyn Labour’un başında girdiği son seçimde başarısız olması üzerine parti liderliğinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Oysa çok başarılı olduğu ilk seçimde aldığı oya nazaran kaybı fazla değildi. Ayrıca Starmer’in meclis çoğunluğunu rahatça aldığı 1,5 yıl önceki seçimlerde aldığı oy ile Corbyn’in aldığı oy arasında da pek fark yoktu. Ancak seçim sistemi belirlenen bölgelerde en yüksek oyu alanın seçilmesi üzerine kurulduğu için Corbyn, Kuzey İngiltere’de desteği kaybedince, Londra’da ve diğer metropollerde aldığı yüksek oylar karşılığını bulamamış ve aynı oyla biri hezimet yaşarken diğeri zafer ilan etmişti. Bugün de anketlerde Reform Partisi yüzde 30'larda görülse de seçim sistemi dikkate alındığında mecliste rahatlıkla çoğunluğu alması bekleniyor.

Corbyn liderliği kaybetmekle kalmamış, anti-semitizm suçlamasıyla partiden de atılmıştı. Seçimlerde Labour’dan aday olamamış ve bağımsız aday olarak meclise girebilmişti. Labour içindeki geleneksel sol ve sendikal kanatlara söz hakkı verilmemiş, hükümetin engellilerin ve emeklilerin haklarını kısıtlayan kararlarına ret oyu veren tüm sol vekiller de ihraç edilmişti. Bunlar içinde Coventry vekili sosyalist Zarah Sultana da yer almış ve sonrasında partiye geri dönme talebinin olmadığını ilan etmişti. Atılanlar arasında ilk siyah kadın vekil olarak sevilen sosyalist Diane Abbott da vardı ama siyah toplum içinde o kadar seviliyordu ki çıkan tepki üzerine Starmer geri adım atmak zorunda kalmıştı. Abbott bugün halen Labour vekili ve Filistin’e açıkça destek verip hükümeti eleştiren tek vekil denilebilir. Bununla birlikte Starmer’in İsrail’e desteği nedeniyle son seçimlerde Labour’un geleneksel olarak kazandığı ve Müslüman azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerde 5 bağımsız vekil seçilmişti. Corbyn’in de katılmasıyla 6 kişilik bir bağımsız ekip olarak mecliste özellikle Filistin konusunda birlikte hareket ediyorlar.

Dolayısıyla Labour içinde sol muhalefetin hareket alanı tamamen kapatılınca, diğer yandan aşırı sağ Reform Partisi yükselince solda yeni parti arayışları öne çıkmış ve Corbyn ve Sultana öncülüğünde yeni parti çalışması başlatılmıştı. Parti çağrısı yapılırken partinin isminden programına kadar her şeyin üyelerce, demokratik şekilde belirleneceği belirtilmiş, bu nedenle partinin ismi geçici olarak Senin Partin olarak duyurulmuştu. Bu da en başında ciddi bir karışıklık yaratmış, medya bunu parti ismi olarak haberleştirmiş, ardından düzeltmeler gelmişti. Daha ismini açıklamakta dahi zorluk çeken bir hareketten bahsediyoruz.

Tüm kararların üyelerce tartışılıp alınması da zaten ayrı bir mesele. Ancak sonrasında yaşananlar partinin kuruluşunda yer alan farklı grupların kendi aralarında ciddi bir kavga içinde olduğunu da açığa çıkarmıştı. Bırakalım herkesin toplanıp isminden cismine her şeye birlikte karar vereceği iddiasına, içeride sekter bir güç savaşı olduğu anlaşıldı. Burada iki temel grup Corbyn ve Sultana grupları ama ayrıca çok sayıda sosyalist, devrimci parti ve oluşum da süreçte yer alıyor. 

Aslında bu sorunlar ve uyumsuzluk daha duyuru aşamasında ortaya çıktı. Sultana yeni partiyi Corbyn ile birlikte kurmaya karar verdiklerini ve esbaşkan olacaklarını sosyal medyada duyurdu. İlginç bir şekilde Corbyn benzeri bir açıklamayı yapmadı, sessiz kaldı. Sonradan medyaya yansıdı ki, Corbyn bu duyuruyu erken bulmuş ve ayrıca eşbaşkanlık fikrine karşıymış, kendisinin doğrudan başkan olmasını istiyormuş. Ama bu o dönemde çok fazla dikkat çekmedi. Bir süre sonra Corbyn ve Sultana aynı anda duyurularını yapıp, Senin Partin girişimini duyurdu ve insanlara ön kayıt olma çağrısında bulundu. Buna çok ciddi bir toplumsal yanıt oldu. Kısa sürede 800 bini aşkın kişi kayıt oldu, anketlerde parti öne çıktı. Corbyn’in deneyimi ve prestiji ile Sultana’nın dinamizmi, gençliği ve militan yönü bir araya gelecek ve parti işçilere, gençlere, azınlıklara umut olacaktı.

Sonrasında yol haritasına göre ön kayıt olanlar partiye tam üyelik için davet edilecek, tartışma belgeleri açıklanacak ve Kasım’da kongre toplanacaktı. Bu süreç halen işliyor.

Ama bu dönemde başka meseleler öne çıktı. Corbyn 6 bağımsız vekili bu girişimin meclisteki ve toplumdaki temsilcisi olarak konumluyordu. Buna Labour’dan atılanlar da dahil olacaktı. Kurulunca Labour’dan yeni geçişlerin olması da bekleniyor. Ancak bu 6 bağımsız vekilin 5’i sadece Gazze meselesi üzerinden meclise giren kişiler ve sosyalist değiller, sol ve sendikal harekette yer alan insanlar değiller. Filistin üzerinden Corbyn’e saygı duyup yanında yer alıyorlar, Corbyn de onları yanında tutmaya özen gösteriyor. Ancak bu kişiler ilginç açıklamalar da yapıyorlar. Mesela biri sosyalist değil sosyal muhafazakar olduğunu belirtiyor, diğeri ise LGBT aleyhinde sözler ifade ediyordu. Buna karşın sosyalist ve sendikal hareketten çıkan Sultana da trans haklarını savunan sözler sarf edip onlara kamuoyu önünde cevap veriyordu. Sultana’nın partiyi anti-siyonist olarak tanımlaması, NATO’dan çıkmayı savunması ve İsrail ile tüm diplomatik ilişkileri kesmeyi önermesi de Corbyn ekibi tarafından erken ve bazı durumlarda gereksiz bulunuyordu. Elbette Filistin konusunda tüm ekipler aynı yerde duruyordu ama sosyalist değerleri daha net ve karşı tarafa cevap verir şekilde ifade eden Sultana oluyordu.

Bu tür kamuoyuna mı parti içine mi seslendiği belli olmayan karşılıklı salvolar devam ederken daha büyük bir kavga ortaya çıktı. Eylül ayında Sultana sosyal medyadan artık üyelik vaktinin geldiğini, herkesi verdiği linkteki formu doldurup üyelik aidatını ödeyip parti üyesi olmaya davet etti. 2 saat içinde 20 bin kişi üye oldu, 1 milyon poundu aşkın para toplandı. Bu esnada Corbyn sosyal medyada şok bir mesaj paylaştı ve aynı anda ön kayıt olanlara bir e-mail geldi. Bu, söz konusu çağrının onaylanmadığını ve herkesin üyeliğini iptal edip parasını geri almak için başvurmasını içeren bir mesajdı. Bu da elbette insanları şaşırttı. Sultana hacklenmiş miydi, Sultana adına bir siber saldırı ile para mı toplanmıştı, dolandırıcılar mı devreye girmişti? Buna Sultana çok sert bir açıklama ile cevap verdi, parlamento bağımsız grubunun cinsiyetçi erkekler kulubü haline geldiğini, kendisinin dinlenmediğini, bu kararın birlikte bir hafta önce alındığını ama nedense harekete geçilmediğini, bu nedenle kendisinin başlattığını söyledi ve Corbyn ekibindeki kilit birkaç kişinin ismini verip teşhir etti. Corbyn buna hiç cevap vermedi. Senin Partin girişimi de Sultana’yı yalanladı.

Partinin para işlerine bakanlar da partiye üyelik ücretini ödeyenlerin paralarının güvende olduğunu, bir sorun olmadığını belirtip Corbyn ve Sultana’ya buluşma ve meseleleri çözme çağrısında bulundu. Bu komite kamuoyunda bilinen, sevilen kişilerden oluşuyor.

Aradan bir süre geçti ve taraflar buluştu, anlaştı. Corbyn bu kez video çekip özür diledi ve herkesi aidatı ödeyip partiye üye olmaya davet etti. Ama bu kez beklenen ilgi olmadı ki üye sayıları artık dile getirilmiyor. Öncesinde saat başı haber veriliyordu. Bu sefer Yeşillerin yeni lideri Polanski öne çıktı ve artık Yeşiller her gün artan üye sayılarını duyurmaya başladı.

Senin Partin girişimi son 2 haftadır bölgesel toplantılar yapıyor. Corbyn ve Sultana bazılarına birlikte katılıyor. Kasım’da kongre olacak. Partinin taslak belgeleri yayınlandı. Burada partinin sosyalist olduğu, işçi sınıfının partisi olduğu, emperyalizme ve militarizme karşı olduğu, kamuculuğu ve barışı savunduğu, Filistin’i desteklediği dile getiriliyor. Yeşiller’e göre sosyalizmi vurgulaması, AB’ye ve NATO’ya karşı olması gibi açılardan farklı bir konumda duruyor. Ama kongreden sonra bir atılım yapar mı onu göreceğiz. Seçimlerde belirli bölgelerde Yeşiller ile ittifak yapmaya olumlu bakmaları ve karşılıklı olumlu mesajlar da Yeşillerin lehine bir sonuç yarattı.

Britanya solunda kavgalar ve sekterlik meşhurdur. Corbyn 80’lerden bu yana bilinen, tanınan, sevilen bir insan. Barışı ve kamuculuğu savunuyor, sosyalist gruplarla birlikte çalışıyor. Labour’un başındayken parti içinde kendisine darbeler düzenleyenlerle, engeller çıkaranlarla ve medyayla ilişkilerinde uzlaşmacı bir tutum sergiledi. AB’yi savunmadığı bilindiği halde AB için yeniden referandum talebini dile getirmeyi kabullendi, kendisine engel çıkaran parti yönetimini ve genel merkez çalışanlarını dağıtmadı. Ardından ilk yenilgide onlar kendisini kovdu. Ne ilginçtir ki kendisine düşman olanlar nezdindeki bir uzlaşmacı tavır sosyalistler arası ilişkilerde sekter tutumlara dönüşüyor. Bu da partinin kuruluşunda ortaya çıkan enerjinin sönümlenmesine neden oldu. Şimdi yeniden toparlamaya çalışacaklar. Ama partinin isminden her şeyine üye karar verecek, aşırı demokratik olacağız diye ortaya çıkıp birkaç grubun kurduğu bir parti olduğunun anlaşılması bir sıkıntı, bu grupların partinin ilk döneminde dahi ortak hareket edemeyip parti kurulmadan kavgaya girmeleri ve birbirlerine çelme takmaları bir başka sorun.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.