Sayfa yolu
CHP'nin İstanbul İl Başkanlığı stratejisi nereye varacak?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.09.2025 , 14:38 Güncelleme Tarihi: 10.09.2025 , 09:52
19 Mart süreciyle birlikte başlayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem kurultayına hem de İstanbul İl Kongresi’ne yönelik “şaibe” iddialarıyla hazırlanan sürecin sonunda CHP İstanbul İl Yönetimi’ne kayyım atandı. 15 Eylül’deyse kurultay davasında “mutlak butlan” kararıyla partiye kayyım atanması en büyük olasılık olarak görülüyor.
Bu süreçte, özellikle de dün yaşananlar açısından CHP'nin yaklaşımı tartışma konusu.
CHP’ye yönelik yargı kıskacının ilk adımı Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyım ve başlatılan soruşturmalar silsilesi olsa da en büyük adım 19 Mart süreciyle gerçekleşti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne atanması beklenen kayyımı engelleyen Saraçhane’de toplanan ve ses yükselten halk oldu, en azından CHP Genel Başkanı Özgür Özel her seferinde bu değerlendirmeyi yapmaktan kaçınmıyor.
Sürecin devamında soruşturmalar büyüdü, CHP’li belediyelerin başkanları gözaltına alındı, belediye meclislerince vekil başkanlar seçildi. Bu aralıkta CHP’den AKP’ye geçen başkanlar da oldu.
CHP hem İstanbul’da hem de Türkiye’nin her hafta başka bir ilinde onların deyimiyle “eylem”ler düzenliyor. Saraçhane toplumsallığını yansıtmayan bu mitingler CHP tabanı ve il-ilçe teşkilatlarınca gerçekleşmeye devam ediyor.
İstanbul İl Başkanlığında neden çağrıya yönelik katılım azdı?
Her fırsatta “Kayyımı engelleyen Saraçhane’deki kalabalıktır” vurgusunu yapan Özel, İstanbul İl Başkanlığı’na atanan kayyımda aynı yolu tercih etmedi. Özel'in “Bütün demokratları, bütün CHP’lileri İstanbul’daki baba ocağına, Atatürk’ün evine sahip çıkmaya davet ediyorum” demesinin ardından ve CHP teşkilatlarına giden mesajlara rağmen, il binasında polisin kalabalığı CHP’lilere kıyasla daha fazlaydı. Dolayısıyla polis zoruyla bina ele geçirilebildi.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise Özel'in de İstanbul’a gelmeyi tercih etmemesi oldu. 7 Eylül akşamı Keçiören Belediyesi Başkan Vekili Atila Çelik’in oğlunun düğününde şahit olarak yer aldı. Dün ise Ankara’da partinin genel merkezinde Örgüt Temsilcileri Meclisi Toplantısı’ndaydı.
Dün kayyım Gürsel Tekin, polisin biber gazlı ve plastik mermili saldırısıyla yol açması sonucu oluşan koridorla il binasına girdi. Hemen ardından CHP, İstanbul İl Başkanlığı’nı kapattığını duyurdu.
Valilik yeni il başkanlığı yazısını hâlâ onaylamamış!
Kapatma kararından sonra CHP, Sarıyer'deki İstanbul İl Başkanlığı binasının bundan sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çalışma ofisi olarak kullanılacağı duyuruldu. İl Başkanlığının yeni adresi de Bahçelievler İlçe Başkanlığı oldu.
Genel Merkez’in stratejik olarak her gün İstanbul’daki bir başka ilçedeki büroyu il başkanlığı yapacağı, bu yolla kayyım Tekin’i işlevsiz hale getirmeyi amaçladıkları bir plan ortaya konuldu.
Valilik ve Yargıtay’a bildirilen yeni adresin henüz onaylanmadığı bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat tarafından duyuruldu. Karabat bildirimin hâlâ onaylanmamasına tepki gösterdi, “Memur arkadaşlar çok yoğun herhalde” dedi.
Binaya giriş engelleniyor
Binaya CHP milletvekilleri hariç girişe izin verilmiyor. İl Başkanlığı tabelasını değiştirmek isteyen CHP’liler bunu da değiştiremediklerini belirtiyor. Karabat “Tekin her gün 10 bin polisle mi gelecek? Burada polis neden duruyor?” sözleriyle durumu ele aldı.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Sözcü yayınında binanın Genel Merkez iradesinde olduğunun altını çizerken, Özel’in çalışma ofisi olduğunu vurguladı. Gökçek, “Kayyım polisi burada istiyor, onlar istediği için geldik diyorlar bize. Kayyıma soralım neden partililerinin giremeyeceği yere çeviriyor?” dedi.
Binaya girişin engellenmesine yönelik CHP’li yetkilerin burası Genel Merkez kontrolünde savunusu bir noktada başka bir tehlikeyi barındırıyor. Çünkü 15 Eylül’deki mahkemede olası bir "mutlak butlan" kararında Genel Merkez yönetimi el değiştirebilir. Ancak bir parti binasına partililerin girişini herhangi bir kolluk gücünün engelleme yetkisi yok. Şu anda kayyımın verdiği 30 kişilik liste dışında binaya kimsenin girmesine izin verilmemesi, binanın polis denetiminde ve barikatlarla dolu olması durumunun dayanağı olan hiçbir hukuki geçerlilik bulunmuyor.
Özel durumdan rahatsız, vekillere tepki gösterdi
Açıklama yapan tüm yetkililer binanın içinin kötü durumda olduğunu vurguluyor. Dün polisin biber gazlı-plastik mermili saldırısı bina içinde de sürmüş; içerisi de ciddi zarar görmüştü. Milletvekillerinin içeride temizlik yaptığı biliniyor. Öte yandan, içeriye yemek-su gibi ihtiyaçların girişinin engellendiği, kayyım tarafının rahatça bu sorunları hallettiği Özgür Karabat’ın açıklamasında vurgulananlar arasındaydı.
Karabat, “Sayın Genel Başkanımız buradaki polis görüntüsünden de rahatsız. ‘Ben öyle bir ortamın il binası olmasını istemiyorum’ dedi. Bize de eleştirel bir tutum sergiledi, ‘Ben orayı kapatıyorum’ dedi. Yazı Yargıtay’a gönderildi” ifadelerini kullandı.
‘Barışçıl mücadele kılavuzu’ mu ‘CHP’yi mutlak butlan kararında Kılıçdaroğlu’na vermek’ mi?
Neredeyse partide ikililik yaratılmaya doğru giden bu sürece ilişkin medyanın tutumu da dikkat çekici. Genel Merkez geri adımlarla dolu bir strateji izlerken bu medyada farklı açılardan ele anıyor.
T24 yazarı Murat Sabuncu 19 Mart’tan bu yana gelen süreci ve CHP’nin tavrını “102 yıllık CHP, dünyadaki demokratlara abluka altında ‘barışçıl mücadele kılavuzu’ yazıyor” şeklinde yorumluyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Tekin'in partiden ihraç edildiğini açıklamış ve "CHP'lilerin seçmediği hiç kimse CHP'nin binasına giremez" demişti. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi ise bu sözlere ithafen, “Özgür Özel’in CHP binasına giremeyecekler iddiası çöktü. Bu durumda 15 Eylül’de mutlak butlan kararı çıkar, Kılıçdaroğlu yeniden göreve getirilirse CHP Genel Merkezi’ne girecek demektir” dedi.
| TKP: Türkiye bu tabloyla daha fazla devam edemez | ![]() |
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
