Sayfa yolu
CHP'li Zeynel Emre: 'Kurultay yapılmazsa seçime girilemez'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 31.05.2026 , 15:43 Güncelleme Tarihi: 01.06.2026 , 08:45
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
CHP'nin Sözcüsü Zeynel Emre, CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel liderliğindeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklama yaptı.
Açıklamasında mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiaları başta olmak üzere gündeme ilişkin konuşan Emre, "Olağanüstü durumlar, olağanüstü şartları oluşturur. Bizler de öyle günlerden geçiyoruz. Biz bu şartlar altında Gazi Meclisi'mizde seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in başkanlığında MYK toplantımızı yaptık. Gündemi değerlendirdik" dedi.
MYK'de CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının değerlendirildiğini ifade eden Emre, "Buradan nasıl çıkarız, hangi yol, hangi metotlarla halkımızla birlikte bu kumpasları savuştururuz bunu konuştuk. Tabii esasında gerek söz konusu butlan kararı çıkmadan evvel, gerekse çıktıktan sonra hemen hemen herkesin ortaklaştığı bir süreç var. Neden Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına bu geldi? Neden Sayın Özgür Özel'e yönelik böyle bir olay gerçekleşti diye" ifadelerini kullandı.
Bugün genişletilmiş bir MYK toplantısı gerçekleştirdiklerini ifade eden Emre, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Yani önceki dönem MYK'de yer alan ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde görev alan altı arkadaşımızı da dahil ederek gündemi geniş bir şekilde değerlendirdik. Ve ortada şu sonuç var: Bu bahsettiğimiz çalışmalar, partimizin son yerel seçimlerdeki birinci oluşu, cesaretle mücadele etmesi, Saray'ın bir cici muhalefeti haline gelmeyi reddetmesi karşısında AKP'nin yargı kolları, partimiz içerisindeki maalesef butlan kollarıyla birlikte ortak hareket ederek böyle bir kumpası kurdular.
'Partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur '
Dün Ankara İl Başkanlığının önünde bayramlaştıklarını hatırlatan Emre, şunları kaydetti:
Daha sonra da belki de Cumhuriyet tarihinin en önemli yürüyüşlerinden birini yaparak Anıtkabir'e yürüdük. Atamıza gittik ve orada da o alan daha tıka basa dolmuşken dahi yürüyüşün devam ettiği, o kadar uzun bir kortejin olduğu bir süreci yaşadık. Şüphesiz ki tüm bunlar, gerek bizleri gerekse bu karar sonrasında bir an için umutsuzluğa kapılan vatandaşlarımız açısından da yüreklere su serpilen görüntüler olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti asla ve asla bir adamın, bir zümrenin, bir kişinin, bir partinin tekeline girmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti; egemenliği kayıtsız şartsız halktan alındığı, meşruiyetin halktan alındığı, çeşitli ayak oyunlarıyla, yargıyı kullanarak, farklı enstrümanları kullanarak, siyasi partilere kumpas yapılarak bir tek adam devleti haline gelmeyecektir.
Biz kendimize güveniyoruz, vatandaşımıza güveniyoruz. Bizim açımızdan 'meşruiyet nedir?' dediğimizde, hem siyasi partilerde hem de iktidarlar açısından halktan aldığınız oydur, bunun karşılığıdır. Bir parti halktan yeteri kadar destek bulmuyorsa ve rakibine gayriahlaki bir şekilde kumpaslar kuruyorsa o da meşruiyetini kaybetmiştir. Partiler açısından da delege iradesine dayanmayan, partililerin iradesine dayanmayan hiçbir yönetimin de meşruiyeti yoktur.
Kılıçdaroğlu'nun FETÖ iddiaları
Emre, Kılıçdaroğlu'nun FETÖ iddialarına ilişkin şunları söyledi:
Sayın Genel Başkanımıza yönelik dünkü işte önceki genel başkanımızın yapmış olduğu bir "FETÖ artıklarını temizleyemediğim için özür dilerim" cümlesinden sonra, belli ki önceden çalışılmış, çok organize bir şekilde sosyal medyada ve çeşitli platformlarda saldırılar yapıldığını görüyoruz. Yani Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'i FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışan, sanki irtibatı varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışan bir aklı görüyoruz. Burada da hakikaten üzücü bir durum. Efendim işte bundan 10 yıl önce bir FETÖ itirafçısının bir beyanı varmış da o beyanı üzerine işte sanki oradaki ifadeler de doğruymuş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Önce şunun altını çizelim; Sayın Özgür Özel ilk milletvekili olduğu dönemde, daha Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal olarak Ergenekon davalarını takip etmeden, o kumpas davalarında gidip izlemiş, oradaki kumpasları dile getirmiş, gerek Ergenekon'da, gerek Balyoz'da, gerek İzmir Askeri Casusluk davasında, Mamak'ta, Hasdal'da, Hadımköy'de, Silivri'de ziyaret etmediği, mağdur edilen, tutsak edilen asker kalmamıştır.Ve bu konuda kitap yazmıştır. İzmir askeri casusluk davasını kimse bilmezken oradaki kumpasları ortaya çıkarmıştır.En önemlisi ise o zamanki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun uçakta bulunması nedeniyle 15 Temmuz gecesi inisiyatif almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelmiş, burada meclisin açılmasına katkı sunmuş, meclise bomba atıldığı anda dahi genel kurulu terk etmemiş, meşruiyetin yanında durduğunu Cumhuriyet Halk Partisi adına ilan etmiş ve büyük bir cesaretle bu girişimi yapma konusunda bir an bile tereddüt etmemiş ve o günkü tutumu nedeniyle FETÖ'cüler hariç bu ülkedeki her kesimden, her siyasi partiden, her medyadan büyük takdirler almıştır, övgüler almıştır.
Grup toplantısı tartışması
Emre, grup toplantısı tartışmasına dair ise şöyle konuştu:
Bizim toplanma, konuşmak için özel bir şeye ihtiyacımız yok. Biz grup toplantımızı yapacağız. Genel Başkanı'mız nerede konuşuyorsa grup toplantısı oradadır. Orası bizim salonumuz. Biz oraya gireceğiz. Konuşmamızı yapacağız. Olması gereken bu. Bir anormallik olursa o zaman birlikte görmüş olacağız.
Uşak konusuna gelince. Özkan Yalım, Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan iken 2 kez vekil adayı olmuştur. Bir soruşturma sonrası ortaya çıkan bir takım özel görüntüler sonrası kendisini ihraç ettik. O kadar çok yalan propaganda var ki.
Pazartesi (yarın) imzaları topluyoruz. Mahkemenin kararının doğrultusunda yetkili olan delegelerin imzasını topluyoruz.
'Temmuz 2026 itibariyle 6 yıllık süre dolacaktır'
Emre, sonrasında Kurultay'ın yapılma zorunluluğunu anlattı:
Efendim, buradan çıkış nasıl olacaktır? Bir an evvel seçim, bir an evvel kurultay. Hemen! Hiçbir bahanesi yoktur. Efendim, eğer şu deniyorsa; tedbir kararı vardır, olamazdır, şudur, budur... Yargıtay'a verilecek iki dilekçeye bakar. Temyizden feragat edilir, kesinleşmiş olur ve tedbir kararı da ortadan kalkmış olur. Kurultay kararı alınması önünde hiçbir engel kalmamış olur. Bütün bunlar bahanedir. Ve partimizin önünde bir varlık yokluk meselesi vardır. Çünkü 2023, 4-5 Kasım ve sonrasındaki tüm kurultaylar mahkemece iptal edildiğinden, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçerli kurultayı Temmuz 2020 tarihlidir. Ve gerek Siyasi Partiler Yasası, gerek buna dayanarak hazırlanan tüzüklere göre 2 yıl artı 1 yıl uzatmalı olmak üzere 3 yılda bir en fazla kurultaylar yapılmak zorundadır. Hele hele bu süre 6 yılı geçerse o siyasi parti seçime giremez, bu çok açıktır. Bugün Temmuz 2026 itibariyle 6 yıllık süre dolacaktır. Bu Cumhuriyet Halk Partisi'ni çökertme, tarihten silme operasyonudur. Bir an evvel seçim demeyen, bu yönde karar almayan, irade göstermeyen herkes bu işin sorumlusu olur.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.