Breadcrumb
CHP'li Öztrak: Anlaşılan 128 milyar dolar yakar top oldu
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.04.2021 , 17:00 Güncelleme Tarihi: 19.04.2021 , 17:03
CHP Sözcüsü Faik Öztrak düzenlediği basın toplantısında Merkez Bankası'nın 128 milyar dolar rezervine ne olduğuna ilişkin Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ve ardından Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan'ın yaptığı açıklamaları değerlendirdi.
Merkez Bankası ile Bakanlığın topu birbirlerine attığını ifade eden Öztrak "Anlaşılan 128 milyar dolar yakar top oldu. Kimse elinde tutmak istemiyor" dedi.
"Döviz rezervlerimizi yok yere eriten, Bu arka kapı operasyonu, siyasidir. Erdoğan siyasetinin finansmanında kullanılmıştır" diyen Öztrak, Bakan Elvan'ın "yöntem eleştirilebilir ama yolsuzluk var denemez" sözlerine "Yöntem de eleştirilir, Gizli saklı yapılan, milletten saklanan işlerde yolsuzluk şüphesi de olur. Kaldı ki, bu işlemler doğru yapılan işlemler ise siz göreve geldikten sonra, Kasım ayında bu işlemlere neden son verdiniz?" diye yanıt verdi. İki açıklamada atıfta bulunan 2017 yılında yapılan protokolün kamuoyuna açıklanması çağrısında bulunan Öztrak yanıtlanması talebiyle 10 soru sordu.
Öztrak açıklamasında satır başları şöyle:
- Önceki Merkez Bankası Başkanı, 128 milyar doların akıbetini merak edince koltuğundan oldu. Yeni gelen başkan da yaptığı açıklamayla, iddialarımızın bir kısmını, ilk ağızdan doğruladı.
- Çeşitli gerekçeler ileri sürse de, kasada kendisine ait döviz kalmadığını itiraf etti. Demek ki döviz rezervleri, Erdoğan şahsım hükümetinin ve şürekâsının iddia ettiği gibi kasada değilmiş.
- Merkez Bankası kasadaki kendi rezervlerini, arka kapıdan Hazineye vermiş, kimse fark etmesin diye de, aynı gün emaneten aldığı dövizleri, kasasına koymuş. Merkez Bankası döviz rezervlerinin sahibiyken, emanetçisi olmuş.
'Ne MB Başkanı ne Bakan Hazine'nin bu işlemlere neden ortak edildiğini açıklayamıyor'
- Rezervler, normal yollardan, Merkez Bankasının doğrudan müdahaleleriyle ya da ihaleyle satılmamış. Döviz rezervleri, bizim bu işin başından beri iddia ettiğimiz gibi, Merkez Bankasının arka kapısından, damadın yönetimindeki, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na aktarılmış. Yine damada bağlı kamu bankaları da, bu rezervleri siyasete rant devşireceğim diye, afiyetle yemiş, bitirmiş. Merkez Bankası Başkanı, bu açıklamasıyla, topu Hazine’ye attı. “Döviz rezervlerini biz değil, Hazine buharlaştırdı” dedi.
- Herhalde bu açıklama Hazine ve Maliye Bakanı’nda rahatsızlık yaratmış olacak ki bugün Hazine ve Maliye Bakanı da televizyona çıktı. “Sorumlu Hazine değil, Merkez Bankası” dedi. Anlaşılan 128 milyar dolar yakar top oldu. Kimse elinde tutmak istemiyor. Ama ne mevcut Bakan, Ne de Merkez Bankası Başkanı Rezervlerin, döviz piyasalarına müdahale yetkisiyle beraber, Hazine’ye neden devredildiğini, Ya da Hazine’nin bu işlemlere neden ortak edildiğini açıklamıyor.
'Protokol 4 yıl boyunca neden saklandı?'
- Hem Bakan, hem de Başkan o dönemde, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile imzalanmış, Bir protokolden bahsediyor. Bu protokol ne zaman imzalanmış? 21 Şubat 2017 'de… Zamanlama manidar. 20 Temmuz 2016’daki OHAL darbesinden hemen sonra, Ve Türkiye’yi rejim değişikliğine götürecek, 16 Nisan 2017 referandumundan hemen önce, Hem Bakanın hem de başkanın yaptığı açıklamalar beraberinde yeni ve ciddi sorular da getiriyor. Şimdi izninizle ve aracılığınızla bazı soruları, Erdoğan Şahsım Hükümetine, Onun Hazine ve Maliye Bakanı’na, Ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı’na, Milletimiz adına yöneltmek istiyoruz.
- Soru 1: Bu protokolün varlığını dört yıl boyunca kamuoyundan neden sakladınız?
- Soru 2: Serbest dalgalı kur rejimini, fiilen ortadan kaldıran bu arka kapı uygulamalarını ve yapılan işlemleri kamuoyundan bugüne kadar neden sakladınız?
- Soru 3: 2017’den sonra, Hazine döviz piyasalarına müdahale ederken, Merkez Bankası yayımladığı tüm politika metinlerinde, Türkiye’de serbest dalgalı kur rejimi uygulandığını söyledi. Milletimizi ve dünyayı neden yanılttınız? Sebep olduğunuz güven kaybını, nasıl telafi etmeyi düşünüyorsunuz?
- Soru 4: Döviz rezervlerinin yönetimi ve piyasalarda döviz işlemleri yapan oda, Merkez bankasının harimi ismetidir. Merkez Bankasının harimi ismetine siyasetin elinin girmesine neden izin verdiniz? Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini yönetme yetkisi, kim tarafından, neden ve hangi amaçla elinden alındı? Ve damadın yönetimindeki kurumlara devredildi?
- Soru 5: Bu işlemlere mesnet yaptığınız protokol Hazine’ye kamu bankaları eliyle, döviz piyasasına müdahale etme yetkisini açıkça veriyor mu?
- Soru 6: Bu protokolün yasal dayanağı olarak Merkez Bankası Başkanı, 2 Temmuz 2018’den sonra, yürürlükten kalkmış bir kanun maddesine atıf yapıyor. Bu durumda Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2 Temmuz 2018’den sonra, kamu bankaları eliyle döviz satmaya devam etti mi? Ettiyse hangi yetkiyle etti?
- Soru 7: Mahalli idare seçimleri öncesinde, 17 Ocak 2019 tarihinde, 4059 sayılı Yasada yapılan bir değişiklikle, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi’ne üye kurum ve kuruluşların “Yetkileri dışında alınacak tedbirleri belirleme ve uygulama yetkisi” Cumhurbaşkanı’na verildi. Bu çerçevede; Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatını kullanarak, Merkez Bankası rezervlerinin olağandışı yöntemlerle satılması için bir karara imza attı mı? Merkez Bankası ve/veya Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yazılı ya da sözlü talimat verdi mi?
- Soru 8: 2017 Şubat ayından bu yana, Hazinenin talimatıyla kamu bankaları eliyle hangi tarihlerde, ne kadar döviz, kimlere satıldı?
- Soru 9: Hazine talimatıyla kamu bankaları üzerinden satılan dövizlerden, Birilerinin önceden haberi oldu mu? Döviz piyasalarına yapılacak müdahalelerin dışarıya sızmaması, Ve özellikle “içeriden öğrenenlerin ticaretinin” engellenmesi için, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile kamu bankalarında ne tür tedbirler alındı?
- Soru 10: Merkez Bankası ve Hazine arasında imzalanan bu protokolün detaylarını kamuoyuyla ne zaman paylaşmayı düşünüyorsunuz? Bize göre, yarından tezi yok. Hazine ve Maliye Bakanı’nın söylediği gibi Merkez Bankası gün gün kime, ne kadar döviz satıldığını kamuoyuna açıklamalıdır. Sayın Bakan da bugün böyle bir talepte bulundu. Eğer Merkez Bankası bunu açıklamazsa, Protokolün tarafı olan Hazine ve Maliye Bakanlığı bunu açıklamalıdır. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı, 27 Şubat 2017’de imzalanan protokolü, Bakanlığının internet sitesine koymalı ve yayımlamalıdır. Milletimiz de bu protokolde ne var, ne yok görmelidir.
'İşlemler doğruysa neden Kasım'dan bu yana bu işlemlere son verdiniz?'
- Bu arada Sayın Lütfi Elvan, tüm bu işlemler için: “Yöntem eleştirilebilir ama yolsuzluk var denemez” demiş. Hiç kusura bakmayın Sayın Elvan. Yöntem de eleştirilir, Gizli saklı yapılan, milletten saklanan işlerde yolsuzluk şüphesi de olur. Kaldı ki, bu işlemler doğru yapılan işlemler ise siz göreve geldikten sonra, Kasım ayında bu işlemlere neden son verdiniz?
- Döviz rezervlerimizi yok yere eriten, bu arka kapı operasyonu, siyasidir. Erdoğan siyasetinin finansmanında kullanılmıştır. Erdoğan Şahsım Hükümeti, 2019’un Mart ve Mayıs aylarında, Yani Mahalli İdare seçimi ve yenilenen İstanbul seçimi öncesinde, TCMB kasasına girmesi gereken, yaklaşık 25 milyar dolarlık döviz rezervini, arka kapı operasyonlarıyla buharlaştırmış, siyasi ikbali için çarçur etmiştir.
- Taze Merkez Bankası Başkanı açıklamasında arka kapı operasyonlarının, 2017’den bu yana yapıldığını da itiraf etmiştir. Yani, rezervlerdeki erime salgından çok önce başlamıştır. Gerçekler ortadadır. Erdoğan Şahsım Hükümeti milletin rezervlerini, Tek adam vesayet rejimi inşa sürecinde kullanmış; Salgın ise rezervlerdeki erimeyi hızlandırmış ve görünür kılmıştır. Milli rezervlerimiz, Tek bir kişinin siyasi hırs ve ikbali için kullanılmıştır. Bu, ne iktisadidir, ne hukukidir, ne vicdanidir, ne de ahlakidir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

