Sayfa yolu
CHP'li Alper Taşdelen'den '367 garabeti' ve türban çıkışı: 367 krizi neydi, neler olmuştu?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 25.05.2022 , 15:05 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
CHP Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, FOX TV’de yayımlanan İsmail Küçükkaya’nın Çalar Saat programında ilginç açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP'nin gerçek sosyal demokrat bir parti olduğunu öne süren Taşdelen, partisinin eski yönetimlerini ve milletvekillerini hedef alarak "Halk iradesine dayanan, milletine güvenen bir siyasi parti oldu. 28 Şubat sürecini hatırlayın, 28 Şubat sürecinde o zamanki yönetim tarzını düşünün. Orada ikna odalarında yer alanlar daha sonra milletvekilliği yaptılar. Hâlbuki başı örtülü diye bir gencimizin üniversiteye girememesi diye bir şey olabilir mi bu kabul edilebilir bir şey değil" dedi.
"27 Nisan E-Muhtırasını düşünün veya 367 garabetini düşünün" ifadesinide kullanan Taşdelen, "Şimdi bütün bunlar geride kalmış. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugünkü ideolojisi, inancı o günkü tutumun tersi" diye konuştu.
367 krizi neydi?
2000 yılında seçilen 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresi 16 Mayıs 2007'de dolacaktı.
Meclis'te cumhurbaşkanlığı için başvuru süresinin son günü 25 Nisan, ilk tur oylama günü olarak ise 27 Nisan belirlenmişti.
Bu dönemde Abdullah Gül'ün adaylığına karşı ülke genelinde kitlesel Cumhuriyet Mitingleri düzenlenirken, seçimin kaderini 367 krizi belirlemişti.
O dönemki Anayasa'nın 102. maddesine göre cumhurbaşkanı seçilebilmek için ilk iki turda nitelikli çoğunluk (367 oy), sonraki iki turda ise salt çoğunluk (276 oy) yeterli oluyordu.
Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, tartışmanın seyrini belirleyen 367'nin sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu çıkışı büyük yankı uyandıracaktı.
Bu çıkış sonrası dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidar partisinin uzlaşma olmadan kendi adayını çıkarması durumunda oylamalara katılmayacaklarını belirtiyor, 367'yi işaret ediyordu.
AKP'nin gösterdiği aday Abdullah Gül yapılan seçimde 357 oy alırken, oylamaya toplam katılım 361'de kalacaktı.
Bu seçimin hemen ardından CHP yeter sayı bulunmadığı gerekçesiyle AYM'ye başvurdu.
TSK aynı günün akşamında "e-muhtıra" olarak tarihe geçen bildiriyi yayımladı.
AYM ise 1 Mayıs 2007'de verdiği kararla Meclis'te yapılan oylamayı iptal etti.
Bunun üzerine AKP erken seçime giderken, bu seçimde de 367'yi bulamadı ancak Meclis'e giren MHP'nin oylamaya katılması sonrası 367 krizi aşıldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
