Breadcrumb
CHP İstanbul Kongresi iptal edildi, kayyım atandı: Çelik yönetimi görevden alındı yerine Tekin atandı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.09.2025 , 16:13 Güncelleme Tarihi: 03.09.2025 , 16:26
Özgür Çelik’in CHP İstanbul İl Başkanı seçildiği 8 Ekim 2023 tarihli CHP İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresi’nin hukuka aykırı yapıldığı öne sürülmüştü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın son seçiminde, "seçime hile karıştırıldığı ve Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefet edildiği" iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.
Kongrenin iptali için açılan davada mahkeme, Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden alınmasına karar verdi. 196 delegenin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına karar verilirken, mevcutta yürüyen kongre sürecinin de durdurulmasına hükmedildi.
Kongre iptalinin ardından iddianame de kabul edildi
CHP İstanbul İl Seçimleri 8 Ekim 2023'te Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilmiş ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun desteklediği Özgür Çelik "değişimcilerin adayı", Cemal Canpolat ise "Genel Merkez çizgisindekilerin adayı" olarak seçime girmişti. Canpolat 310 oy alırken, 342 oy alan Çelik ise seçimleri kazanarak CHP İstanbul İl Başkanı olmuştu.
CHP İstanbul İl Kongresi seçimiyle ilgili 4 Mart'ta soruşturma başlatılmıştı. "Seçime hile karıştırıldığı, seçim kanununa muhalefet edildiği" öne sürülmüştü. Başsavcılık'tan yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca son dönem CHP İstanbul İl kongresi seçimlerinde seçime karıştırılan hile ve seçim kanununa muhalefet edildiğine ilişkin iddialarla ilgili olarak soruşturma işlemlerine başlatılmıştır" denilmişti.
Geçtiğimiz günlerde CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimlerine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış ve aralarında İl Başkanı Özgür Çelik, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 10 parti yöneticisi hakkında “Oylamaya hile karıştırılması” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.
Kayyım kararının hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul İl Kongresi iddianamesini kabul ettiğini de duyurdu.
'Tekin CHP'den istifa etti' muamması çözüldü: 'Partinin abileri olarak görev yapacağız'
Sözcü'de yer alan habere göre; CHP İstanbul İl Kongresi'nin iptali için açılan davada mahkeme, Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden alınmasına karar verdi. İstanbul İl Başkanlığı'na geçici olarak Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap'tan oluşan heyet görevlendirildi.
Ancak CHP'de genel başkan yardımcısı, genel sekreter ve milletvekili olarak uzun süre çeşitli görevleri üstlenen Gürsel, 2024 yılının Şubat ayında CHP'den istifa etmişti. Tekin istifasının ardından yaptığı açıklamada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına destek olmacağını vurgulayarak "Bunlar değişimci değil çürümüş adamlar, onlara ne destek olacağım" demişti. Özel'in akşam saatlerinde yaptığı açıklamayla Tekin'in istifasının kabul edilmediği ancak kayyımı kabul etmesi sonucu ihraç edildiği ortaya çıktı.
Öte yandan kayyım heyetinde görevlendirilen Gürsel Tekin, gazeteci Barış Yarkadaş'a yaptığı açıklamada "Benim için de sürpriz oldu. Partimizin adliye koridorlarından kurtulması için elimi taşın altına koyacağım. Partimizi kayyıma bırakacak değiliz. CHP’yi birlik beraberlik içinde kongreye götüreceğiz. Heyetteki tüm arkadaşlar CHP’li isimlerden oluşturmuş. CHP bizim evimiz, yuvamız her şeyimizdir. Tüm arkadaşlarımız rahat olsun. CHP’yi CHP’liler yönetecek" diye konuştu.
Tekin, gazeteci Alişer Delek'e de kendisiyle birlikte 4 ismin daha geçici olarak görevlendirildiğini vurgulayarak "4 eski ilçe başkanı ve ben atandık. Partinin abileri olarak görev yapacağız. CHP'de ben ev sahibiyim. Süreci ve ne yapacağımızı kısa sürede belirleyeceğiz" dedi.
Kayyım olarak atanan heyetteki isimler, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlıklarıyla biliniyor.
Gürsel Tekin'in geçmişteki "CHP'den istifa ettim" açıklaması, gün içinde kafa karışıklığına neden oldu. Özgür Özel'in akşam saatlerinde yaptığı açıklamalarıyla birlikte, Tekin'in istifa dilekçesinin işleme konulmadığı, yani CHP üyeliğinin sürdüğü anlaşıldı. Zira atanan kayyımların da parti üyesi olması yasal zorunluluk. Özel, bunu göz önünde bulundurarak, Gürsel Tekin'in gün içinde mahkeme kararına uyacağı yönündeki açıklamalarının hemen ardından, derhal işleme konulacak şekilde tedbirli bir disiplin kurulu kararıyla Tekin'i partiden ihraç ettiklerini açıkladı. Karar yalnızca İstanbul il teşkilatını ilgilendirdiği, CHP Genel Merkezi görevini sürdürdüğü için, genel merkez bu ihraç mekanizmasını kullanabiliyor. Nitekim Özel, kayyım olarak atanan Gürsel Tekin dışındaki dört isim için de "Onlar da kararı kabul ettiklerini açıkladıkları anda onları da ihraç edeceğiz" açıklaması yaptı. |
Çelik'ten ilk açıklama: 'Bize yapılmış bir tebliğ yok'
Kararın ardından Halk TV yayınına bağlanan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Bize yapılmış bir tebliğ, belge yok. Ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz” dedi. Çelik şu ifadeleri kullandı:
"Az önce Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel de telefon açtı, ona da bilgi sahibi olmadığımızı söyledim. Şimdi sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar bunlar. Tabii ki kongreye yönelik davaların açıldığını biliyoruz ama elimize ulaşmış herhangi bir belge yok."
Mahkeme kararına dair istinaf süreci açık olacak. CHP İl Yönetimi, 15 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurarak karara istinaf edebilir.
'Kararı tartışmak meşrulaştırmak olur, mahkeme siyasi partiye kayyım atayamaz'
soL'a değerlendirme yapan Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı ve emekli yargıç Mustafa Karadağ, mahkemenin kararının siyasi bir karar olduğuna dikkat çekerek, "Bir partinin kararlarına seçim kurulundan başka kimse karışamaz. Seçim kurulları vardır, bu kurullar itirazları değerlendirir ve biter. Seçim kurulu kararlarına karşı sıralı bir itiraz sistemi var. Ancak bu prosedür işletilebilir" dedi.
Mahkemenin bir siyasi partiye kayyım atayamayacağını ifade eden Karadağ, "Bu doğrudan o mahkemenin tamamen iktidarın emrine girmiş olduğunu gösterir. Çok siyasi bir karardır, hukuki bir tarafı yoktur. Bunu hukuk üstünden konuşmak kimseye hem bir fayda sağlamaz hem de mahkeme kararına bir şekilde meşruiyet kazandırır. Bu karar hukuki deyimle 'yok hükmündedir'. Bu karar tanınmamalıdır" ifadelerini kullandı.
"Mahkeme ya da başka bir kurum hukuka aykırı bir karar verirse ve bu karar esasen ülkedeki siyaseti etkileyen bir karar ise kanaatimce buna 'direnme hakkı' doğar" diyen Karadağ, kararın kesinlikle hukuki bağlamda tartışılmaması gerektiğinin altını çizdi.
'Bu noktadan sonra atılması gereken adım siyasidir, direnme hakkı doğar'
Eski Yargıçlar Sendikası Başkanı Karadağ şöyle devam etti:
"Partiden istifa eden ve parti yönetimine muhalif olduğu bilinen Gürsel Tekin'in kayyım olarak atanması ise tam anlamıyla 'kör gözün parmağına'dır. Kanırtmadır.
'Had aşılırsa, hududun anlamı kalmaz' diye bir laf vardır. Türk yargısı artık haddini aşmıştır ve bunun sonu gelmez. İl yönetimi neye karar verir? Bir siyasi partinin il başkanlığı ne iş yapar? Politik bir duruş sergiler. Bunu mu geri alacaklar? 'Bundan böyle İstanbul içerisindeki CHP eylemlerini durdurduk' mu diyecekler? Her kararın kendi bağlamında bir usulü vardır ve ona göre çözülmelidir.
Dolayısıyla bu noktadan sonra atılacak adımların da siyasi olması gerekir. Bu artık siyasettir. Yargı günlük siyasetine bulaşmıştır artık. Neticede kayyım mahkemeye de hesap verecek, mahkeme de ondan hesap soracak çünkü. Bu Türkiye'de ana muhalefet partisine yapılan doğrudan bir saldırıdır. Bu mahkeme kararı altını çiziyorum yok hükmündedir ve Anayasa'ya göre de CHP'nin 'direnme hakkı' doğar. Tüm demokrasi güçlerinin 'direnme hakkı' doğar. Siyaseten de AKP iktidarının tüm iradesinin faşizan bir irade olduğunu da gösterir. Bunun arkasından da CHP Genel Kurulu için benzer bir karar beklemek mümkün."
Önceki yönetim değil, Kılıçdaroğlu'na yakın isimler atandı
Davacı CHP'li Özlem Erkan, mahkemeye sunduğu şikayet dilekçesinde, CHP İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresi'nin yetkisizlik ve usulsüzlük nedeniyle hükümsüz kaldığını, delegelerin irade fesadı halleri ve suç kapsamlı eylemleri bulunmakta olduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalara ve basına yansıyan ses kayıtlarına göre kongrede oy kullanacak delegelerin oylarını para, telefon-tablet hediyeleri, iş vaadi ve çeşitli maddi menfaatler karşılığında yönlendirildiğinin tespit edildiğini iddia etmişti.
Erkan dilekçesinde şu ifadelere yer vermişti:
"Kongrede kullanılan oy sayısının 600 delege sınırının aştığının tespit edildiğini, dava konusu edilen İstanbul İl Kongresinin mutlak butlan ile sakat olduğunun savcılık soruşturmaları ile kanıtlanmış olduğundan bahisle 8 Ekim 2023 İstanbul İl Kongresi'nde alınan tüm kararların tedbiren hükümlerinin durdurulmasına, bu kongrede seçilen İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, önceki kongrede seçilen İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu ve İl Disiplin Kurulu'nun tedbiren göreve iadesine veya mahkemece uygun görülecek geçici kurulun atanmasına, İstanbul İl Kongresi delegelerinin görevden uzaklaştırılmasına, CHP Merkez Yönetim Kurulunca başlatılan 39. Olağan Kurultay sürecinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ederim."
8 Ekim 2023 tarihli kongrede seçilen CHP İstanbul İl Başkanlığı yönetiminin görevden alınması ve bir önceki yönetimin göreve iade edilmesindense eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlıklarıyla bilinen kişilerden oluşan bir heyetin kayyım olarak atanması, kararın siyasi bir hamle olduğuna yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.
38. Olağan Kurultay davası sürüyor: Mahkeme hangi bilgi ve belgeleri değerlendirdi?
Öte yandan Özgür Özel'in genel başkan seçildiği CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan dava da 15 Eylül'de görülecek. Duruşmaya kısa bir süre kala CHP'nin İstanbul İl Kongresi'nin iptal edilmesi Kurultay davasını etkileyecek mi?
İstanbul İl Kongresi'ne dair kararda şu ifadelere yer verildi:
"Mahkememizde dava açıldıktan sonra İl ve İlçe Seçim Kurullarına müzekkere yazılarak dava konusu seçimlere ait tüm evrakların, Ankara ve İstanbul Başsavcılıklarına müzekkere yazılarak ilgili seçimlere ait soruşturma dosyalarının, ilgili mahkemelere müzekkere yazılarak dava konusu ile benzer dava dosyalarının mahkememize gönderilmesi istenmiş, gelen yazı cevapları, savcılık ve mahkeme dosyaları dosyamız içerisine alınmıştır."
Dava kapsamında mahkemenin değerlendirdiği bilgi ve belgeler arasında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik 2024/5366 numaralı soruşturma dosyası da yer aldı. Yani mahkeme, CHP'nin İstanbul İl Kongresi'nin iptal edilmesine yönelik soruşturmada, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin soruşturmayı da inceledi.
Kararda, mahkemenin hangi bilgi ve belgeleri değerlendirdiğine yönelik şu bilgilere yer verildi:
"Dosya kapsamında bulunan dava dilekçesi, davalı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin cevap dilekçesi, 08/10/2023 tarihli Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan İstanbul İl Kongresine ilişkin seçim kurulu evrakları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/5366 Soruşturma nolu dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/53885 Soruşturma nolu dosyası ve bu dosyalar içeriğinde bulunan ifade tutanakları, tapu kayıtları, SGK kayıtları, banka yazı cevapları, diğer resmi kurumlardan gelen bilgi ve belgeler ile mahkeme dosyasının tüm içeriği birlikte değerlendirildiğinde..."
CHP'li eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler tarafından kurultaya şaibe karıştığı, delegelerin oylarının rüşvet karşılığı satın alındığı iddiasıyla farklı mahkemelerde açılan davalar, 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti. Davacılar, 38. Olağan Kurultay'da delege iradesinin sakatlandığını savunarak kurultayın yok hükmünde sayılmasını, Özel ve yönetimin görevden uzaklaştırılmasını, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevine iade edilmesini talep ediyor.
Okuyan: Partiye kayyım atanmasına itiraz etmeyen kimse o partinin üyesi olamaz
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İstanbul İl Başkanlığı'na kayyım ve kayyım olarak atanmayı kabul eden Gürsel Tekin'e ihraç sürecini değerlendirdi. Okuyan, "Bu türden bir uygulamanın meşrulaşmasına yardımcı olmak suçtur" dedi.
Okuyan'ın açıklaması şöyle:
“CHP ya da başka bir partiye kayyım atanmasına itiraz etmeyen, 'bu kabul edilemez' demeyen kimse o partinin üyesi olamaz. Bunu CHP içi tartışmalardan bağımsız olarak söylüyorum. Bu türden bir uygulamanın meşrulaşmasına yardımcı olmak ayıptır, suçtur.”
DÜZELTME: Haberin önceki versiyonunda Gürsel Tekin'in CHP'den istifa ettiği bilgisine yer verilmiş, CHP üyesi olmayan birinin kayyım atanması kararının hukuksuzluğu değerlendirmesi paylaşılmıştı. Özgür Özel'in açıklamalarıyla Tekin'in üyeliğinin sürdüğünün anlaşılmasının ardından bu bilgi güncellenerek düzeltildi. (02.09.2025-20:35)
| CHP İstanbul seçimi için iddianame tamamlandı: 10 isim hakkında 3 yıla kadar hapis istemi |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.