Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Cezalandırılması talep edilen iş güvenliği uzmanı hala müessesede görev yapıyor'

Amasra maden faciasına ilişkin konuşan CHP Milletvekili Bankoğlu, 'İddianamede cezalandırılması talep edilen iş güvenliği uzmanı, şu an hala müessesede görev yapıyor' dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.01.2023 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Amasra maden faciasına ilişkin iddianamesini değerlendirdi. Bankoğlu, “İddianamede cezalandırılması talep edilen iş güvenliği uzmanı, şu an hala müessesede görev yapıyor. Yani şüpheli, olay mahallinde yetkili olarak hala iş yapıyor. Bu şüpheli patlamaya ilişkin Bakanlara ve Meclis Araştırma Komisyonu’na da bilgilendirme yapıyor” dedi.

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı 42 madencinin hayatını kaybettiği Amasra Maden Faciası’na ilişkin iddianameyi 19 Ocak 2023 tarihinde tamamladı. 8’i tutuklu 23 şüphelinin cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede; tutuklu müessese müdürü, işletme müdürü, işletme baş mühendisi ve iş sağlığı güvenliği (İSG) ve eğitim başmühendisi ve şube müdürünün olası kastla öldürme ve yaralama suçlamalarıyla toplam 844 yıl 16’şar aydan 1062 yıla kadar cezalandırılması talep edildi.

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, iddianameyi şöyle değerlendirdi:

“İşçi ifadeleri ATİM’de bir süredir devam eden liyakatsizliği, disiplinsizliği ve siyasi kaygılarla yapılan kayırmacılığı gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor. Müessesenin bağlı bulunduğu TTK Genel Müdürlüğü burayı adeta kendi haline terk etmiş.  Kurumun ATİM’deki denetimi o kadar yok ki, hayati konularda bile mühendisler değil işçiler karar vermek zorunda kalıyor. İş güvenliği uzmanlarının madene inmeden iş yaptıkları belirtiliyor. İddianamede cezalandırılması talep edilen iş güvenliği uzmanı, şu an hala müessesede görev yapıyor. Yani şüpheli olay mahallinde yetkili olarak hala iş yapıyor. Bu şüpheli patlamaya ilişkin bakanlara ve meclis araştırma komisyonuna da bilgilendirme yapıyor. Bunu anlamak mümkün değil.

'Hayati tehlike oluşturan birçok risk bu madende normal karşılanıyor'

ATİM’de meydana gelen faciaya ilişkin savcılık iddianamesi savcı fezlekesine çok benziyor. Savcılık iddianamesinde de faciaya sebep olan ihmal ve yanlışlar 8 başlık altında incelenmiş. İddianame, ifade ve raporlar ışığında bu ihmal ve yanlışlıkların ATİM’de patlamanın olduğu güne mahsus olmadığını, müessesedeki belli eksik ve yanlışların çok uzun zamandır devam ettiğini de tespit etmiş. Örneğin metan gazı ve karbon monoksit gazı sensörlerinin takibindeki ihmal, sadece patlama günü değil çok öncesinden beri var.

Kayıtlar, burada defalarca yüzde 2 ve üzerinde metan gazı seviyesine ulaşıldığını, bu durumlarda madenin yasal olarak tahliye edilmesi gerekirken tahliye edilmediğini açıkça ortaya koyuyor. Patlamanın olduğu günden öncesinden beri yüksek metan gazı ölçümleri ikaz ve alarm seviyesinde gözüküyor. Buna rağmen tahliye yapılmadığı gibi lağım işleminin gerçekleştirilmesi madende olağan karşılanıyor. Bu olağan değil, yasal da değil, bunu da denetlemesi gereken kim, TTK Genel Müdürlüğü ve bakanlık denetçileri. Onların eksik denetimi ve ihmallere göz yumması sonucunda, hayati tehlike oluşturan birçok risk bu madende normal karşılanıyor.

'Sorunların hepsini biliyorlar, ama çözmediler'

ATİM özerk bir yer değil, TTK’ya bağlı. Bu ne demektir? Bu müessesedeki havalandırma, metan drenajı, üretim planlaması, satın alma işlerinin hepsi merkezi olarak TTK Genel Müdürlüğü düzeyinde yapılır. TTK Genel Müdürlüğü’nün buradaki sorumluluğu denetimden ibaret değil; karar alma sorumluluğu da var. İddianamede tüm detaylarıyla ortaya konulan havalandırma arızasının giderilmemesi sorununu çözmesi gereken TTK Genel Müdürlüğü ve 4 yıldır çözmemiş.

Yine iddianamede belirtilen ve Sayıştay raporlarında da yıllardır söylenen personel görevlendirmesindeki, norm kadrolardaki eksikler. ATİM teknik personel eksikliği olduğunu ve personel talebini kuruma iletmiş. Bunu da çözmesi gereken TTK Genel Müdürlüğü ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Bu konuda 2019’da bir soru önergesi verdik bakanlığa, iki cümleyle geçiştirdiler. Sorunların hepsini biliyorlar, ama çözmediler.

İşçi eğitimindeki eksiklikler, yine patlayıcı maddelerin depolanması, nakliyesi ve patlatılması meseleleri, buralarda denetimle yükümlü olan TTK Genel Müdürlüğü ve bakanlık müessesesi adeta kendi haline terk etmiş. İşlerini hakkıyla yapmamışlar. ATİM’deki ihmal ve eksiklikleri çok öncesinden beri biliyor bu sorumlular. İhmallerinin sonucunun madenci hayatı olduğunu biliyor, ancak yine de göz yumuyorlar. ATİM’deki ihmal ve eksiklikleri çok öncesinden beri bilip de göz yuman bu yetkililer hiçbir şey yokmuş gibi görevlerine devam ettirilmemeli.

'8 ihmalin en az 5 tanesinde TTK Genel Müdürlüğü’nün açık ihmali var'

Bakın iddianamede tespit edilen 8 ihmalin en az 5 tanesinde TTK Genel Müdürlüğü’nün açık ihmali açık yanlışı var. Bu kusur ve ihmalleri tespit eden bir bilirkişi öninceleme raporu var. Bu raporda TTK Genel Müdürlüğü ve denetçiler açıkça kusur atfedilen kişiler arasında. Bu bilirkişi raporu iddianamenin bir parçası. O zaman burada, bu kusur atfını görmeden, değerlendirmeden hazırlanan bir iddianame eksik olacaktır. Bu şekilde yapılacak yargılamada yine asıl sorumlular cezasız kalacaktır. Maden şehitlerimizin acılı aileleri bir kere daha adaletsizlikle yaralanacaktır.

'İfadeye sorguya bile alınmıyor'

Hem suçlu hem güçlü olmak diye bir deyim vardır, bu insanların da yaptığı bu. 42 kişi ölmüş, 42 ocağın ateşi sönmüş, geride kalan yaralılar var. Bilirkişi öninceleme raporu da Sayıştay raporları da emniyet fezlekesi de her ne kadar cezalandırma talebini eksik bırakmış olsa da iddianame de TTK Genel Müdürü’nün, Genel Müdür Yardımcısı’nın sorumluluğuna işaret ediyor. Bu insanlar çıkıp bir açıklama yapmadıkları gibi, ifadeye sorguya bile alınmıyor. Yetmezmiş gibi, görevlerine devam eden bu müdürlerin emrinde TTK Kanaat Raporu patlamanın faturasını, 42 şehidin vebalini, yine o merhum maden şehitlerinden birine yıkmayı çalışıyor." (ANKA)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.