Ceyda Karan: 'Rusya 20 yıldır mücadele ediyor, Çin'in sabrının sınanması ise yeni başlıyor'

Geçtiğimiz hafta Tayvan'da yaşanan süreci değerlendiren Ceyda Karan, 'Çin üst perdeden retoriğine rağmen Pelosi'nin uçağına engel olmayarak krizi karşıladı' ifadelerini kullandı.

Deniz Yaşayan

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Hint-Pasifik turu kapsamında uluslararası ilişkilerde Çin'in bir parçası olarak kabul gören Tayvan Adası’na bir ziyaret gerçekleştireceğini açıklamasının ardından Pekin "askeri seçenek" de dahil olmak üzere her türlü tedbiri alarak karşılık verecekleri konusunda uyarıda bulunmuş, Tayvan'ın kırmızı çizgileri olduğunun altını çizmişti.

ABD’li askeri yetkililerin söz konusu ziyareti onaylamamasına, Çin’in Tayvan Adası’nın karşısındaki Fujian Eyaleti’ne askeri birliklerini yığmasına ve Taipei’nin tüm bu yaşananlar karşısında “sessiz” tutumunu sürdürmesine rağmen Nancy Pelosi, yaklaşık 100 bin kişinin takip ettiği uçuşunu Taipei Havalimanı'na hiçbir sorun yaşamadan inerek tamamlamıştı. 

Tüm dünyanın takip ettiği bu gerilim dolu süreci Dayanışma Meclisi üyesi, gazeteci Ceyda Karan’la konuştuk.

'Pekin yoğun diplomasiyle durumu telafiye girişti'

ABD Başkanı Joe Biden’ın Çin'i Tayvan üzerinden sınayacağının aslında başından beri belli olduğunu söyleyen Ceyda Karan, Nancy Pelosi’nin gerçekleştirdiği provokasyonun zamanlaması hakkında “Bir yandan Donetsk ve Lugansk güçlerinin Donbass'ta önlenemez ilerleyişlerine tanıklık ediyoruz, ancak diğer yandan Rusya'ya karşı açılan ekonomik savaşta Batı bloğunun Avrupa kanadı darbeler alsa da ABD askeri ve mali yapısının elinin çok da zayıflamadığı bir dönemin içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

Biden’ın iktidara geldiğinden beri büyük güç mücadelesine yönelmiş olduğunu ve Pelosi'nin öne atılmasıyla da Asya'da bunun Çin ayağının test edildiğini belirten Karan, “Rusya 20 yıldır mücadele ediyor. ABD ile üç Tayvan krizinden geçmiş olsa da Çin'in stratejik sabrının sınanması ise bu bakımdan daha yeni başlıyor. ABD bunu yokladı. Bu ilk sınamada Pekin üst perdeden retoriğine rağmen Pelosi'nin uçağına engel olmayarak krizi karşıladıktan hemen sonra Tayvan odaklı askeri harekat ve ABD'ye yönelik egemenliğini küresel çapta onaylattığını sergileyen yoğun diplomasiyle durumu telafiye girişti” diye konuştu.

'Anglo-Amerikan dünyası için Tayvan sıçrama tahtası'

Pekin’in ABD militarizminin Tayvan’ın peşini bırakmayacağına kanaat getirdiğini dile getiren Karan, Pekin’in atacağı adımlara ilişkin olarak “Çin 'kaçınılmaz' olanı geciktirmek, yumuşatmak için uğraşacaktır. Bu açıdan bilhassa bölge ülkeleri önemli. Ancak Rusya Federasyonu örneğindeki gibi 'vasal Avrupa' artık yok. Görebildiğim kadarıyla huzursuzluk istemeyen bölge ülkeleri var. Pelosi'nin Güney Kore'de gördüğü muamele bile buna işaret ediyor” dedi.

Çin açısından Pelosi deneyimi özenle Ukrayna dosyasıyla yan yana koymaktan kaçındığı duruşunu etkileyecektir. ABD'nin tek hegemon olduğu neoliberal modele inatla uymayan iki ülke ile -sosyalist bir alternatif teşkil etmeseler bile- hesaplaşması kaçınılmaz bana kalırsa. Ukrayna'dan sonra Tayvan hamlesi, iki ülke yönetici elitlerine bunu ispatlıyor” şeklinde sözlerini sürdüren Karan, Tayvan’ın söz konusu denklemde Anglo-Amerikan dünyasının gözünde bir sıçrama tahtası olduğunu ve bu açıdan da Batı Ukrayna’ya denk düştüğünü ekledi.

'ABD iç siyaset denklemini de hesaba katmak gerek'

ABD'nin daha ziyade askeri bir güç olan ama enerji potansiyeliyle küresel ekonomiyi sarsabildiği de anlaşılan Rusya ve ekonomik gücüne doğal rakip gösterilen Çin’le birden mücadele etme stratejisini sürdürüp sürdüremeyeceği önümüzdeki süreç için belirleyici olacak” öngörüsünde bulunan Karan, ABD iç siyaset denklemini de hesaba katmak gerektiğini hatırlattı.

Sovyetler Birliği'nin çözülmesinin ardından Soğuk Savaş'tan galip olarak çıkan Washington'un 30 yıldır kullandığı şiddet siyasetiyle yeni bir hukuk düzeni tesis edemediğine işaret eden Karan, "Verili yapılarıyla 'kurallara dayalı düzen' dayatmasını ne Rusya ne de Çin'in kabullenmesi pek mümkün görünmüyor" diyerek sözlerini noktaladı.