Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çevre Mühendisleri Odası: Dere yataklarını, su havzalarını imara açan rant politikaları sağanağı afete dönüştürüyor

İstanbul’da yaşanan şiddetli sağanak ve su baskınlarına ilişkin açıklama yapan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, yaşanan tablonun yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacağını belirtti. Açıklamada, “Yağış doğal bir olaydır, afeti yaratan, o yağışı karşılayacak bir kent planlamasının ve altyapının bulunmamasıdır” denildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.10.2026 , 15:51

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, İstanbul genelinde etkili olan sağanak yağışın ardından yaşanan su baskınları, toprak kaymaları ve can kayıplarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. 

Kentte her sağanağın bir afete dönüştüğüne dikkat çekilen açıklamada, sorunun yağmurdan değil, plansız kentleşme ve yetersiz altyapıdan kaynaklandığı vurgulandı.

‘Üç yılda sorunun yapısal nedenleri giderilmemiş, tablo değişmemiştir’

Yaşananların yalnızca “olağanüstü yağış” ile açıklanamayacak kadar tanıdık bir tablo olduğuna işaret eden açıklamada, Eylül 2023’te Başakşehir ve Küçükçekmece’de iki kişinin yaşamını yitirdiği sağanak hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı:

Yaşananlar, yalnızca ‘olağanüstü yağış’ ile açıklanamayacak kadar tanıdık bir tablodur: Eylül 2023’teki sağanakta da aynı bölgeler, aynı noktalar su altında kalmıştı. Aradan geçen üç yılda sorunun yapısal nedenleri giderilmemiş, tablo değişmemiştir. Yağış doğal bir olaydır; afeti yaratan, o yağışı karşılayacak bir kent planlamasının ve altyapının bulunmamasıdır.

Betonlaşma, imara açılan dere yatakları...

Su baskınlarının nedenlerini sıralayan ÇMO İstanbul Şubesi, ilk olarak aşırı betonlaşma ve “sünger kent” özelliğinin kaybına dikkat çekti. 

Normalde toprağın emmesi gereken yağmur suyunun asfalt ve beton yüzeylerde toprakla buluşamadığı ve yüzey akışına geçerek caddelerde dakikalar içinde sele dönüştüğü belirtilirken, orman, tarım ve su toplama alanlarının yapılaşmaya açılmasının bu akışı hızlandıran ve artıran en önemli etken olduğu vurgulandı.

Kentin eski yerleşimlerinde yağmursuyu ve atıksu hatlarının aynı boruda taşındığı birleşik altyapı sisteminin yetersizliğine değinilen açıklamada, şiddetli yağışta boruların yükü kaldıramadığı, rögarların geri teptiği ve yolların göle döndüğü kaydedildi. Çöp, yaprak ve atıkla tıkanan mazgallar ile menfezlerin tabloyu ağırlaştırdığı ifade edildi. 

Dere yataklarının ve havzaların imara açılmasının yarattığı tehlikeye de değinilen açıklamada şu tespitlere yer verildi:

Ayamama, Tavukçu, Kağıthane ve Kurbağalıdere gibi derelerin çevresi geçmişte yapılaşmaya açılmış; Sazlıdere gibi kalan alanlar da plansız yapılaşmaya açılmaya devam etmektedir. Doğal yatakları daraltılan, keskin dönüşlü beton kanallara hapsedilen dereler, yoğun yağışta debiyi taşıyamayarak yollara ve yerleşimlere taşmaktadır. Baraj havzalarının yapılaşmaya açılması ise hem taşkın riskini hem de içme suyu kaynaklarının kirlenme riskini artırmaktadır.

Küçükçekmece, Esenyurt ve Sultangazi gibi ilçelerde yol kotunun altında kalan bodrum ve zemin katların kapı ve pencerelerinin doğrudan sokak akışına açıldığı belirtildi. İmar mevzuatının sağladığı olanaklarla birden fazla bodrum katlı yapıların inşa edildiği, bu katlarda biriken suyun çoğunlukla pompajla en yakın atıksu hattına verildiği ve kapasitesi zaten dolmuş hatların taşmasına yol açtığı ifade edildi

Kuzey Marmara Otoyolunda mühendislik hatası mı var?

Koordinasyonsuz yol çalışmaları ve yol drenajı sorunlarına da değinen ÇMO İstanbul Şubesi, yolların farklı idareler tarafından sürekli kazılmasının, yenilenen binaların su, atıksu ve elektrik bağlantıları için tekrar tekrar açılmasının, tranşe dolgularının ve asfaltın yeterli ve doğru yapılmamasının suyun ızgaralara değil binalara doğru akmasına neden olduğunu belirtti. 

Arnavutköy’de altyapı çalışması yapılan bir sokakta yolun çökmesinin bunun son örneklerinden biri olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca, “Yap-işlet-devret modeliyle yapılan, ücretli Kuzey Marmara Otoyolu’nda dahi su birikmesi ve şev kaymaları; yol drenajı ve şev drenajı projelerinin ve kontrolünün yetkin mühendislerce yapılmadığını düşündürmektedir” ifadeleri kullanıldı.

İklim değişikliği gerçektir; ancak onu mazeret olarak öne sürmek, kentin bu yağışa hazır olmamasını gizleyemez. Altyapı, bugünkü değil önümüzdeki on yılların yağış senaryolarına göre tasarlanmak zorundadır. Balat’taki can kaybı, su baskınlarının yalnızca yol ve bodrum sorunu olmadığını; parklar, sokak aydınlatması, elektrik dağıtım pano ve kabloları gibi kent donatılarının su ve taşkın koşullarında güvenliğinin de bir mühendislik sorunu olduğunu göstermektedir. Kaza nedeni soruşturmayla belirlenecektir; ancak sorumluluğun sağanağa yüklenmesi kabul edilemez.

‘Altyapı ayrılmalı, sünger kent yaklaşımı benimsenmeli ve taşkın alanları korunmalı’

Kronikleşen su baskınlarının önlenmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ, ilçe belediyeleri ve merkezi idarenin eşgüdüm içinde yürütmesi gereken bilimsel ve mühendislik esaslarına dayanan adımları paylaşan ÇMO İstanbul Şubesi, öncelikle yağmursuyu ve atıksu hatlarının ayrılması gerektiğini belirtti. 

Sünger kent yaklaşımının benimsenmesi talep edilen açıklamada; geçirimli kaplamalar, yağmur bahçeleri, yeşil çatılar, biyo-tutma alanları ve parsel içi yağmursuyu tutma zorunluluğu ile suyun toprakla buluşmasının ve yüzey akışının azaltılmasının sağlanması istendi.

Dere yataklarının ıslah edilmesi ve taşkın alanlarının korunması gerektiğinin altını çizen Oda yönetimi, şu önerilerde bulundu:

Dere kesitleri, ekstrem yağış senaryoları ve yeterli geri dönüş periyoduna göre yeniden değerlendirilmeli; mümkün olan yerlerde beton kanal yerine doğal bitki örtüsüyle desteklenen kesitler tercih edilmelidir. Taşkın riski yüksek kuşaklar yapılaşmaya kapatılmalı, riskli alanlar ‘yaşam vadisi’ olarak yeşil koridorlara dönüştürülmelidir. Dere yatakları ve baraj havzalarına yeni imar verilmesine son verilmelidir.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.