Sayfa yolu
Cemil Kılıç: Hiç kimse Diyanet’i İslami bir kurum olarak görmek mecburiyetinde değil
Yayın Tarihi: 29.12.2021 , 18:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın açıklamaları ve yaptıkları tartışılmaya devam ediyor.
Geçen günlerde bir açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, tepkiler nedeniyle halen eski başkan Mehmet Görmez’in makam aracını kullandığını belirterek “11 yaşındaki arabaya biniyorum. Geçenlerde bozuldu yolda kaldık, koruma arabasına geçmek zorunda kaldım. Korkumuzdan yeni araba alamıyoruz” demişti.
Hiçbir yıl yetmeyen ve sürekli artırılan bütçesi ile bir çok bakanlığı geride bırakan ve harcamalarıyla sürekli gündem olan Diyanet İşleri’nin Başkanı Ali Erbaş’ın “Korkumuzdan yeni araba alamıyoruz” sözleri, gözlerin de yeniden Diyanet’e çevrilmesine neden oldu.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın "6 sene önce Diyanet’e yeni bir araba verilmişti. Mehmet Görmez Hoca Başkan iken. Hocayı çok rahatsız ettikleri için çok üzüldü ve cumhurbaşkanlığına geri gönderdi. Eski arabaya binmeye devam etti. O arabaya şu anda ben biniyorum” şeklindeki ifadesi tepkilere neden oldu.
Bu tepkilerden birisi, ilahiyatçı yazar Cemil Kılıç'tan gelmişti.
Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Kılıç, "Diyanet başkanı, tepkilerden çekindikleri için yeni makam arabası alamadıklarını, önceki başkanın arabasını kullandıklarını söylemiş. Keşke tepkilerden çekinmek yerine Allah'tan korksaydınız” dedi.
Ancak Kılıç, yaptığı açıklamalar sonrasında yeni bir paylaşımda daha bulunarak, kendisine soruşturma başlatıldığını hatırlattı.
Cemil Kılıç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Hakkımda soruşturma başlatılmasını Diyanet İşleri Başkanlığı talep etmiş. Diyanet'in açıklamaları Müslümanları bağlar, demişlerdi. Ben de hayır bağlamaz demiştim. Bundan ötürü soruşturma başlatıldı. Bana göre Diyanet'in açıklamalarının çoğu İslam'a aykırı...” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Cemil Kılıç’ın avukatı Nilda Baltalı ise konu hakkında yaptığı açıklamada, “Müvekkilim Cemil Kılıç hakkında Diyanet, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, hakaret, iftira gibi suçlamalarla suç duyurusunda bulunmuş. Kendisinin haklı ve hukuka uygun eleştirileri sonrasında TELE1'e RTÜK tarafından ekran karartma cezası verilmişti” dedi.
Baltalı, verdiği bilgide, Diyanet’in Cemil Kılıç’ın Lut Kavmi açıklamasına tepki gösterdiğini, müvekkili Kılıç ile TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’a da suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlattı.
Bilindiği üzere, Cemil Kılıç, daha önce de Diyanet’e eleştiride bulunmuş, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kuran'a uygun konuşmadığını belirterek, Ali Erbaş nezdinde Diyanet’in eşcinsellik ve eşcinselliği hedef alan sözlerine ve Lut Kavmi açıklamalarına tepki göstermişti.
soL, konuya yaşanan son gelişmelere ilişkin ve açılan soruşturmanın seyrine dair Cemil Kılıç ve Avukat Nilda Baltalı ile görüştü.
'Diyanet’in suç duyurusu 30 Nisan 2020’de verdiği demece ilişkin...’
Baltalı, yaptığı açıklamada, “Diyanet'in müvekkilim Cemil Kılıç hakkında yaptığı suç duyurusu TELE 1'de 30/4/2020 tarihinde verdiği demece ilişkindir” diyerek, şunlar ifade etti:
“Müvekkilim yayında modern bir devlet kurumu olması gereken ve cumhuriyetle beraber kurulan Diyanet'in her konuda fetva vermesini eleştirmiş, Covid-19 tedbirleriyle ve Lut Kavmiyle ilgili açıklamalarına ilişkin değerlendirmeler yapmıştı. Ardından RTÜK, TELE1 televizyonuna beş günlük ekran karartma cezası vermişti. Bu uygulamanın basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale niteliğinde olduğunu düşünüyorum”.
‘Cemil Kılıç’ın açıklamaları suç kapsamında sayılamaz’
Cemil Kılıç ile birlikte savunmalarını verdiklerini ifade eden Avukat Nilda Baltalı, “Cemil Bey'in açıklamaları, kendisinin alanında uzman bir ilahiyatçı olduğu düşünüldüğünde suç kapsamında sayılmamalı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan düşünce ve kanaat özgürlüğünün bulunduğu kabul edilmelidir” dedi.
Baltalı, “Bizce Cemil Bey'in söylemlerinde herhangi bir suç unsuru yoktur. Bu tarz ihbarların, cezaların birer yıldırma politikası haline getirilmesini kaygı verici buluyoruz. Diyanet hiçbir şekilde eleştirilemez olmaya çalışıyorsa yurttaşların Anayasadan doğan hak ve özgürlüklerini hatırlamalıdır” diye konuştu.
soL’un ulaştığı ve TELE1’de Nisan 2020’de verdiği demeç nedeniyle hakkında “Basın Yayın yoluyla Devletin anayasal kurum ve kuruluşlarını tahkir ve tezyif, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama, kamu görevlisine yerine getirmiş olduğu görevden dolayı hakaret ve iftira suçlaması yönlendirilen İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç, bugün ifade verdiğini söyledi.
Suç unsuru olarak kabul edilen ifadelerin, Kuran'da bahsi geçen Lut Kavmi ile ilgili kıssaya dair olduğunun altını çizen Kılıç, ifadesinde şikâyet metninde dile getirilen hususların katıldığı televizyon kanalındaki sözlerinin tamamını değil, belli başlı kimi cümleleri içerdiğini söylediğini ve yaptığının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kamuoyuna yapılan ve pek çok kişinin tepkisine neden olan kimi açıklamaları değerlendirmek olduğunu belirtti.
‘Diyanet laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumudur’
Ayrıca Kılıç, ifadesinde Diyanet’in cinsel yönelimi farklı yurttaşlara ilişkin incitici ve ötekileştirici sözler söylediğini belirttiğini ve bunun Diyanet’in görevi kapsamında olmadığını hatırlattığını anlattı.
Kılıç şunları söyledi:
“O dönemde Cumhurbaşkanı tarafından yapılan ‘Diyanet’in açıklamaları Müslümanları bağlar’ şeklindeki ifadeye katılmadığımı belirttim. Zira Diyanet’i kimi yurttaşlarımız İslami bir kurum olarak görmeyebilir. Bu onların doğal bir hakkıdır. Hiç kimse Diyanet’i İslami bir kurum olarak görmek mecburiyetinde değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı, bir İslam devletinin değil, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumudur ve laiklik doğrultusunda faaliyet icra etmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir”.
‘İfadelerimde bir suç unsuru bulunduğunu kabul etmiyorum’
Bu gerekçelerle açıklamasında Diyanet’i İslami bir kurum olarak görüp görmeme hakkına eşit düzeyde sahip olduğunu vurgulayan Kılıç, “Diyanet İslam’ın dışında mesela ve ben Diyanet’i İslam’ın Müslüman dairesi içerisinde görmüyorum mesela şeklinde iki cümle kullandım. Bu cümlelerimde iki kez geçen mesela sözcüğü ile bir varsayıma dikkat çekmek istedim. Gerçekten öyle düşündüğümü değil, kimi yurttaşların da öyle düşünme hakkının bulunduğuna işaret etmeye çalıştım. Dolayısıyla, bu ifadelerimde herhangi bir suç unsuru bulunduğunu kabul etmiyorum” dedi.
Öte yandan, konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Covid-19 salgını üzerine yayımladığı bir bültenin de eleştirisini yaptığını söyleyen Kılıç, bu konuda söz söyleme hakkının tıp erbabında olduğunu ve bu konuya dair değerlendirmelerinden maksadı aşan bir anlam çıkarılmasının yanlış olduğunu ifade etti.
‘Diyanet, Osmanlı’daki şeyhülislamlık müessesesinin devamı değildir’
Kılıç şöyle devam etti:
“Benim maksadım sadece ilmi otoritelere itibar edilmesi gerektiğine vurgu yapmaktı .Diyanet İşleri Başkanlığı az önce belirttiğim üzere laik devletin bir kurumudur. Osmanlı’daki şeyhülislamlık müessesesinin bir devamı değildir. Hukuki ve kanuni konularda fetva verme sorumluluğu yoktur. Görev ve sorumluluğunun dışına çıkıp bu konularda fetva verirse şeyhülislamlık müessesesi gibi davranmış olur. Ben sadece Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dostane bir şekilde ve yurttaşlık görevi gereğince uyarmış oldum”.
Ayrıca Cemil Kılıç, tarihte İslam’ın pek çok yorumu olduğunu hatırlattı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yorumların tümünden istifade ile hareket etmesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

