Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çanakkale'den çıkan pedallar Minab'a vardı: Çocuklarını yitiren ailelerle buluştular

Çanakkale'den yola çıkan bisikletliler Minab'a ulaştı. İran güzergahu boyunca birçok kentten insanlarla karşılanan heyet, okulun bombalandığı kentte çocuklarını yitiren ailelerle buluştu, kırtasiye malzemelerini teslim etti, yeni okul inşaatına bağış yaptı.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 23.10.2026 , 18:35

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırı dalgası, Hürmüzgan eyaletindeki Minab'da bir katliamla başladı. Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'nun vurulduğu saldırıda, İran Eğitim Bakanlığı'na göre 165 öğrenci ve 5 öğretmen yaşamını yitirdi. Uluslararası Af Örgütü, saldırının okulun sivil niteliği bilinerek yapılmış olması halinde savaş suçu kapsamına girebileceğini belirtti.

Bu çocukları unutturmamak ve ailelerine yalnız olmadıklarını göstermek isteyen gazeteci Kemal Yücel, Çanakkale'den Minab'a yaklaşık 4 bin kilometrelik bisikletli bir "dostluk kervanı" örgütledi. Yaklaşık 14 yıldır çocuk onkoloji hastanelerini gezip lösemi hastası çocuklara hediye götüren Yücel, yolculuğa "Savaşa değil, çocuklara umut taşıyalım" diyerek çıktı. Ekip, güzergâh boyunca karşılaştığı çocuklara hediyeler dağıttı, Türkiye'deki çocukların mesajlarını ve kırtasiye malzemelerini Minab'a taşıdı.

Çanakkale'den yola çıkan ekip, Diyarbakır, Bitlis ve Van üzerinden buluşmalarını tamamlayıp İran'a girdi. Günlerce süren yolculuğun ardından Minab'a varan heyet, okulun bulunduğu kentte çocuklarını yitiren ailelerle bir araya geldi. Yolculuğa katılan Özgür Bektaş Kılıç ve Kemal Yücel, deneyimlerini ve gözlemlerini soL'a anlattı.

Ekip yol boyunca ABD-İsrail saldırılarından zarar gören birçok farklı noktadaki öğrencilerle bir araya geldi.

Her kesimden coşkulu karşılama

Kafile, İran boyunca birçok kentte karşılama ve uğurlama törenleriyle karşılandı. Heyet, Azerbaycan Türklerinin yaşadığı bölgelerden Sünni toplulukların yaşadığı yerlere kadar farklı etnik ve siyasi toplulukların arasından geçti. Karşılayanlar arasında İran'daki yönetimi destekleyenler de eleştirenler de vardı; yumrukları havada, bayraklarla karşılayan solcular da.

Heyet üyelerinin gözlemine göre bu farklı kesimlerin ortak noktası, ABD ve İsrail'in saldırılarını gayrimeşru görmeleri. İran'ı eleştirenler de destekleyenler de kendilerini bu saldırıya karşı yurtsever direnişin bir parçası olarak hissediyor.

Özgür Bektaş Kılıç bisikletli ekibi yol boyunca alkışlayanlar, ikramda bulunanlar, kalacak yer ve yemek sunanlar olduğunu belirtiyor. Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerde Türkçe selamlar verildi. Kılıç, yol boyunca Türkiye ile kardeşlik ve dostluk vurgusunun hep öne çıktığını aktardı.

Kemal Yücel ise savaşın uzun süredir sürdüğüne dikkat çekti. Yücel'e göre halkın tepkisi çeşitli: Kimisi öfkeli, kimisi endişeli, savaşın bitmesini istiyor. Ancak karşılaştıkları insanların hiçbiri savaşın haklı tarafının ABD ve İsrail olduğunu düşünmüyor; saldırıyı emperyalist bir hevesin ürünü olarak görüyorlar.

Çocukların hayatını kaybettikleri noktalarda kurulan anıt mezar yerlerini İranlılar ziyaret ediyor.

İranlı bisikletçiler de eşlik etti

Kafile İran'da ilerledikçe birçok kentte yerel bisiklet grupları tarafından karşılandı. İranlı bisikletçiler kimi yerlerde heyeti şehir girişinde karşıladı, kimi yerlerde de pedal çevirerek kafileye katıldı. Yücel, yol boyunca pek çok bisiklet grubunun yolculuğa dahil olduğunu ve verdikleri desteğin yolculuğun en güçlü yanlarından biri olduğunu anlattı.

İranlı bisikletçiler arasında kadınların da bulunması, Türkiye'den giden heyeti ayrıca mutlu etti. Yücel, İran'la ilgili anlatılanlar düşünüldüğünde, kadın bisikletçilerin bu yolculuğa katılıp eylemin bir parçası olmasının heyet açısından özel bir anlam taşıdığını söyledi.

Özgür Bektaş Kılıç İranlı öğrencilerle birlikteyken.

Okulda yoklama, anıt mezarda nöbet

Özgür Betaş Kılıç İran Minab'a vardıklarında burada bir sembolik mezar oluşturulduğunu ifade ediyor. Heyetin aktardığına göre çocukların büyük bölümünün cansız bedenine aileleri ulaşamadı. Aileler çocuklar için yapılan anıt mezarda gece gündüz nöbet tutuyor; özellikle iş saatlerinin bitiminde, akşamları kalabalıklaşan aileler direniş şarkıları, şiirler ve dualarla çocuklarını anıyor.

Özgür Bektaş Kılıç okulu gezerken çocukların isimlerinin okunduğunu ve yoklamalar alındığından bahsediyor. Orada, babası ve dedesiyle birlikte olan Hami adlı bir erkek çocuğunun annesinin de saldırıda hayatını kaybettiğini aktarıyor. Kılıç, ailelerde hâkim olan havayı "vakar" sözüyle özetliyor. Kimi aileler yaşananları kaldırmakta zorlanırken, kimileri ise program olmasa da neredeyse her gün bombalanan okul yerine geliyor ve törenlere eşlik ediyor. Aile yakınları yaşanan acıların ABD ve İsrail'in sonunu getirmesini diliyor.

Yücel de ailelerle buluşmanın ve sembolik mezar alanında yapılan ziyaretlerin duygu yüklü olduğunu, Çanakkale'den Minab'a uzanan bu yolculuğun ne kadar anlamlı ve kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdiğini anlattı.

Türkiye'den giden heyet Minab'ta ABD saldırıları ile yıkılan okulun yerine yapılan inşaatı da ziyaret etti. Hem çocuklara kırtasiye malzemeleri hem çocuklarını kaybeden ailelere dayanışma duygularını ileten ekip yeni okulun yapımına da destek sundu.

Yeni okulun temeli yükseliyor

Yıkılan okulun bulunduğu yerde çocukların yeniden eğitim görebilmesi için yeni bir okul yapılıyor; inşaatta temel yükselmeye başladı. Türkiye'den giden bisikletçi heyet, okulun yapımına maddi bağışta bulundu. Heyet ayrıca Türkiye'den getirilen kırtasiye malzemelerini Minab'daki çocuklara teslim etti. 

Binlerce kilometre boyunca çevrilen pedalların geride bıraktığı en önemli iz ise çocuklarını kaybeden ailelere yalnız olmadıklarını hissettiren dayanışma oldu.

Dayanışma turunu tamamlayan heyet, dönüş yoluna geçti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.