Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Bu sefer kalıcı bir zafere'

Bir kez daha ve fakat bu sefer kalıcı bir zafere... Sermaye sınıfından ve yobaz takımından kurtulmuş, ayağa kalkmış bir cumhuriyet bu topraklara çok yakışacak.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 30.08.2021 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Bugün emperyalist güçlere karşı 30 Ağustos zaferinin 99. yılı.

TKP'nin günlük dijital gazetesi Boyun Eğme "Keşke Yunan Kazansaydı Diyeni de, Diyene Dua Edeni de… Bu Halk Süpürecek" manşetiyle çıktı.

Birinci Dünya Savaşı sonrası ülkeyi parsel parsel paylaşmaya kalkan emperyalist merkezlere karşı direnen bir halkın elde ettiği zaferin yıl dönümünde Boyun Eğme gazetesi "Mustafa Kemal önderliğinde işgalcileri yenilgiye uğratıp, birkaç yıl sonra bağımsız bir cumhuriyet olarak dünya sahnesinde yerini alan ülkenin zafer günü kutlu olsun" diyor.

Gazetenin manşet yazısında şu değerlendirme yapılıyor:

Unutturmaya çalışıyorlar

"30 Ağustos, gerici iktidarın ve Cumhuriyet’i kemirip duran patron sınıfının 'heybeden atılacak fazlalıklar' listesinde baş sırada yer alıyor. 99 yıl sonra ülkenin 'zafer' günü, unutturulmaya, sıradan bir takvim sayfasına dönüştürülmeye çalışılıyor.

Neden mi? Çünkü bağımsızlık fikriyle kavgalılar. Osmanlı sevdalısı gerici bir iktidarın bu fikirle barışık olması düşünülebilir mi? Varlığını Cumhuriyet’in kazanımlarını ortadan kaldırmaya adamış AKP’nin bu konudaki açık pozisyonu Erdoğan’ın cenaze namazında saf tutup arkasından dua okuduğu meczup Profesör Kadir Mısıroğlu’nun 'Keşke Yunan kazansaydı'
dileğinden ibaret.

Ülkenin tüm zenginliklerinin üstüne uluslararası tekellerle birlikte oturan sermaye sınıfı için ise bağımsızlık fikri demode bir yirminci yüzyıl ideolojisinden ibaret. Patronlara göre emperyalizm değil küreselleşme var.

Küreselleşen dünyada her şey paraya dönüştürülebilecek, silah satılacak, ilaç satılacak, çevre yağmalanacak. Onların kasasını bağımsızlık değil, işbirlikçilik dolduruyor.

99 yıl sonra memleket

Ormanları yangına, şehirleri sel baskınları na, denizleri çevre kirliliğine teslim olmuş, her depremde onlarca insanını kaybetmiş, olası yeni depremlere karşı tümüyle korumasız bırakılmış güzel ülkemiz.

Yer altı ve yer üstü zenginlikleri patronların insafına terk edilmiş, eğitimden sağlığa, ulaşımdan barınmaya her türlü kamusal hizmet parayla alınıp satılabilir hale gelmiş, zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul olduğu ülkemiz.

İktidarın göç politikasıyla yorulup acısını göçmenlerden çıkaran hüzünlü ülkemiz.

Laikliği rafa kaldırmak için didinip duran, imam hatip okullarını kimin daha fazla açtığıyla yarışan düzen partilerinden bıkmış yorgun ülkemiz.

Hiçbirini hak etmiyor.

Boyun eğmez

Hiçbirini hak etmiyoruz ve durum yalnızca şimdilik böyle.

Unutmayalım. 30 Ağustos sadece emperyalist işgalcilere karşı değil, aynı zamanda ülkeyi emperyalist heveslerle olmadık maceralara sokan kifayetsiz yöneticilere, vatanı kendi çıkarları için parsel parsel peşkeş çeken din bezirganlarına,
yüzyıllarca Anadolu halkını sömüren Osmanlı Hanedanlığına ve yerli işbirlikçilere karşı da kazanıldı.

Bu ülkenin tarihinde bir 'zafer' ve 'bağımsızlık' varsa emperyalistlere, işbirlikçilerine, saltanat ve hilafet yanlısı yobaz tayfasına karşı verilen mücadele sonucu var. Anadolu’yu zafere taşıyan yoksul Anadolu halkı ve bir grup devrimcinin kararlı mücadelesiydi.

Biz kazandık, onlar yenildi.

Şimdi niye boyun eğelim?

Bir kez daha ve fakat bu sefer kalıcı bir zafere, laik, bağımsız ve eşitlikçi bir cumhuriyete, sosyalist cumhuriyete ihtiyacımız var. Sermaye sınıfından ve yobaz takımından kurtulmuş, ayağa kalkmış bir cumhuriyet bu topraklara çok yakışacak.

İşte bunun için mücadele etmeye değer.

Boyun Eğme'yi okumak için aşağıdaki görsele tıklayabilirsiniz:

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.