Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Bu kadar 'temizlik' fazla geldi: Turgay Ciner ve Cihan Ekşioğlu kararı ne anlama geliyor?

Mesele AKP içindeki yönetme krizi, koltuk kavgası ve pasta kapışmasıyla doğrudan ilişkiliydi. Mesajını alanlar, yerini değiştirenler, güçlü dostlarını devreye sokanlar özgürlüklerine kavuştular hızlıca. Geriye ise yandaşların bıraktığı iddialı köşe yazıları kaldı, "temiz eller" temalı...

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 10.02.2026 , 12:20 Güncelleme Tarihi: 10.02.2026 , 22:39

Sermaye sınıfının öyküsü devletle kurulan kirli ilişkiler, yağmalanan kamu kaynakları ve işçinin sırtından biriktirilen servetlerden ibaret. Turgay Ciner’in medyadan madenlere uzanan serüveni de bu tablonun bir örneği. Bugün hakkında yakalama kararı çıkarılmış olsa da düne kadar iktidarın en gözde patronlarından biri olarak anılıyordu.

…Burada adı geçen isimlerin, operasyona konu olan şirketlerin en büyük kesişim noktası AKP iktidarı. Bu isimler iktidarın çeşitli bloklarıyla yakın ilişkileri olan isimler. Sadece Cihan Ekşioğlu’nu ziyaret eden AKP’lilerin listesi bile başlı başına bir haber konusu.

AKP’nin yargı operasyonları bir tür “temiz eller” öyküsüyle paketlenip satılmaya çalışılırken, soL’da bunları yazmıştık.

Büyük bir gürültüyle önümüze konulan bu isimlerden ilki hakkındaki yakalama kararı önceki günlerde kaldırıldı, diğeri ise üst üste iki tahliye kararının ardından dün serbest kaldı.

Peki, nasıl oldu bu?

Gelin öyküye yakından bakalım…

Operasyonların arkasındaki asıl gerekçe neydi?

AKP’nin CHP’ye yönelik operasyonları tüm hızıyla devam ederken birdenbire gündeme Can Holding operasyonu düştü.

Adı yıllarca kaçakçılık ve uyuşturucu iddialarıyla anılmış bir aile, sessiz sedasız Ciner’in sahibi olduğu Habertürk’ü satın almıştı.

Bu satın alımın üzerinden de hayli süre geçmişti. 

Şimdi neden böyle bir operasyon yapılıyordu ki?

Onlarca iddia ortaya atıldı, hiçbirine ilişkin ne doğrulama ne de yalanlama geldi.

İddia o ki, Hakan Fidan kendi medya dünyasını kurmak istiyordu; Habertürk de burada rol oynayacaktı.

Dolayısıyla operasyonun bir nedeni de Fidan’ın medya hamlesinin önünü kesmekti.

Bu iddialar çok konuşuldu ama tek bir açıklama gelmedi.

Sonra?

AKP’nin eski vekili Şamil Tayyar çıkıp İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in önünün kesilmek istendiğini söyledi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’u hedef gösterdi.

Burada karşılıklı atışmalar oldu ama ateş bir noktada kesildi.

Peki, gerçekten neler oluyordu?

soL’da uzun uzun bu öyküyü anlattık, gördüğümüz AKP içindeki yönetme krizinin dışa yansımasıydı. Erdoğan sonrasına ilişkin partide öne çıkan aktörler, rakip gördükleri isimlerin üzerine dolaylı yollardan gidiyordu. Can Holding operasyonu da Turgay Ciner hakkındaki yakalama kararı da, atanan kayyımlar da bununla ilgiliydi.

Kopan gümbürtünün ne Turgay Ciner hakkındaki karanlık iddiaların üzerine gidilmesiyle ilgisi vardı, ne de tankla otel basan Cihan Ekşioğlu’yla.

Mesele içerideki hesaplaşma, liderlik ve pasta kavgasıyla doğrudan ilgiliydi.

Turgay Ciner’i kıskaçtan ne kurtardı?

Turgay Ciner’in kim olduğunu, nasıl bu kadar yükseldiğini ayrıntılı şekilde aktarmıştık. Düzenin birilerini nasıl göklere çıkardığını anlamak adına çok yararlı olan bu öyküyü okurlarımıza yeniden hatırlatıp devam edelim. 

Eskiden bu tip öyküler sadece bizim gündemimizdi, şimdi yandaşlar sayfa sayfa Ciner’in marifetlerini yazdı, kara para iddialarını, ne dolaplar çevirdiğini ve dahasını…

Şirketlerine kayyım atanmasının ne kadar doğru olduğunu dahi detaylarıyla aktardılar.

Can Holding’in 350 milyon doları çantalar içinde taşıyıp Ciner’e teslim edişini Sabah gazetesinden öğrendik örneğin… 

Sonrasında bir gün Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Koç’un, Silivri Cezaevi’ni ziyaret ettiği haberini okuduk.

Ali Koç kara para soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Turgay Ciner’in oğlu Atilla Ciner’i ziyaret etmişti.

Belli ki patronlar dünyasının diplomasi trafiği başlamıştı.

Sonrasında Atilla Ciner tahliye edildi.

Şaşıran olmadı.

Ardından hakkında yakalama kararı olan Turgay Ciner’e ait Park Holding'e kayyım kararı kaldırıldı, şirket yeniden Ciner’in kontrolüne geçti.

Belli ki AKP içindeki kavgaya kurban giden Turgay Ciner, kendini affettirmenin formülünü bulmuştu.

Ve ardından beklenen haber dün geldi, hakkında uzun süredir yakalama kararı bulunan Ciner hakkındaki karar da dün kaldırıldı.

Geriye ne mi kaldı?

Can-Tekdağ-Ciner operasyonu, son yılların en büyük ve kritik operasyonudur. Aslına bakarsanız bu konudaki kişisel fikrimi çok da beyan etmeme gerek yok. Telefonla bağlandığım Habertürk yayınını hatırlarsanız, bugün ortalığa dökülen kirli çamaşırların bazılarını 5 yıl önce yüzlerine vurduğumu görebilirsiniz. Yargının bu operasyonu, sadece bir kara para operasyonu olmayabilir. Kolları ahtapot gibi kirli paradan, FETÖ'ye, oradan çıkar amaçlı suç örgütüne kadar uzanan derin bir yapılanmanın söz konusu olabileceği kanaatindeyim. Örneğin, Turgay Ciner'in bugününü anlamak için, özellikle FETÖ'cü geçmişini hatırlamak gerek.

Bu sözler yandaş yazar Hilal Kaplan’a ait…

Türkiye'de Turgay Ciner'in sahibi olduğu, TMSF yönetimine geçen şirketlerin birçoğunun hikayesi Ciner Glass gibi… İçleri boş, holding bünyesine alınıp, eritilmiş… Turgay Ciner operasyondan önce birçok şirketinin merkezini Londra'ya taşımış. İşlerini yabancı şirket statüsünde yürüterek, kendisine koruma kalkanı oluşturmuş… Bu şirketlerin içlerinde dönen dolapları bilmiyoruz.
O nedenle soruşturma nereye evrilir, zaman gösterecek. Fakat Ciner'in yurtdışındaki mal varlıklarıyla ilgili de hukuki anlamda araştırmaların başlatıldığını öğrendim.
Velhasıl, demem o ki…
Bizim kafamızın çok da almadığı Turgay Ciner'in 'alış-veriş'lerini daha epey zaman konuşuruz…

Bu sözler ise bir diğer Sabah yazarı Dilek Güngör’e.

İkisi de Ciner’e ilişkin çok büyük öyküler anlattılar.

AKP’nin nasıl da kararlı şekilde bu karanlık adamın üzerine gittiğini yazıp durdular.

Şimdi hangi öyküyü anlatacaklar merak konusu gerçekten. 

Alt tarafı tankla otel bastı

Türkiye’de neler yaşandığını anlamak için yandaş yazarların sözleri zaman zaman fazlasıyla kolaylaştırıcı oluyor.

Okurun sabrına sığınarak bir örnek daha:

İmamoğlu operasyonu, Investco ve Verusa Holding operasyonu, Assan Grup Askeri Casusluk operasyonu, Can Holding operasyonu, İstanbul Altın Rafinerisi operasyonu, Kapalıçarşı döviz büroları operasyonu, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı operasyonu ve unutuldu sanılan Paramount Otel operasyonu…

Sabah yazarı Mahmut Övür, AKP içi kavganın merkezinde olduğu operasyonlara ilişkin bunları söylemişti.

Berat Albayrak’ın abisinin gazetesinde “unutuldu sanılan Paramount Otel operasyonu…” hatırlatmasının hedeflerinden birinin Süleyman Soylu olduğu açık sanıyoruz.

Peki, unutuldu sanılan bu operasyonun hedefinde kim vardı?

Sezgin Baran Korkmaz zaten AKP yönlendirmesiyle yurtdışına çoktan kaçmıştı, kendi anlatımı böyle.

Diğer isim Cihan Ekşioğlu’ydu.

Otelin eski sahibinin kızı, Ekşioğlu’nun devletin tankıyla otele çöktüğünü anlatıyordu.

Tankla otele çöken bu isim AKP içinde çok fazla bağlantıya sahipti. Hepsini soL’da ayrıntılarıyla yazmıştık.

Şimdi bu isim de kısa süreli tutukluluğunun ardından dün özgürlüğüne kavuştu.

Kopan onca kıyamete, Ekşioğlu’nun adının karıştığı onca karanlık işe rağmen hızlıca tahliye olmasında da şaşırtıcı bir şey yok.

Tıpkı Ciner kararında olduğu gibi.

Kararların arkasında ne var?

Başından bu yana yargı operasyonlarının “hukuki” gerekçelerle, "temiz eller" niyetiyle yapılmadığını yazmıştık. Bu isimlerle ilgili hukuki gerekçelerle atılacak adım yok diye değil, niyetin başka olmasıyla ilgiliydi bu.

Hepsi de iktidarla karanlık ve akçeli işlere giren kişilerdi. 

Öyküleri bunun üzerine kuruluydu, kimisinin karanlık bağlantıları AKP döneminin dahi ötesine uzanıyordu.

Peki, mesele neydi?

Mesele AKP içindeki yönetme krizi, koltuk kavgası ve pasta kapışmasıyla doğrudan ilişkiliydi.

Mesajını alanlar, yerini değiştirenler, güçlü dostlarını devreye sokanlar özgürlüklerine kavuştular hızlıca.

Geriye ise yandaşların bıraktığı iddialı köşe yazıları kaldı, "temiz eller" temalı... 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.