Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Boyun eğmeyen bir aydının ardından

İlhan İrem'in, hepimize yüklediği bir aydın sorumluluğu var. 'Eski' hatıralarda değil; mücadelede yaşatacağız O'nu, sonsuzlayın.

Birkut Engüllü

Yayın Tarihi: 31.07.2022 , 12:05 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Gittikçe sevimsizleşiyor, çoraklaşıyor dünyamız. Bir dönemin direngenliğinin ürünü olan kuşağın üyeleri, yavaş yavaş aramızdan ayrılıyor ama bıraktıklarıyla yeni bir direnişin, mücadelenin işaret fişeğini ateşleyerek.

Türk pop ve rock müziğinin kült isimlerinden ve yanı sıra birçok alanda kültürel üretimde bulunmuş usta sanatçı İlhan İrem'i, yeni yolculuğuna, Tevfik Fikret'in yanına uğurladık.

İlhan İrem; kendisiyle, tanışmadan da olsa, yolu kesişmiş herkesin hayatına dokundu. O nedenle, bu yazı da dahil, hakkında yazılanların hepsi bir miktar 'kişisel' de oluyor/olacak haliyle. Fakat atlanmaması gereken önemli noktalar olduğunu düşünüyorum. Naçizane, bu yazı da böyle bir selam olsun.

Her şeyin ötesinde, ülkemizin boyun eğmeyen bir aydınıydı İlhan İrem. 'Sektör'ün sevimsizliği ve 'piyasa'nın pasına karşı; genç yaşta edindiği şöhreti bir kenara bırakıp, kirlenmemeyi ilke edinerek, özgün ve deneysel tarzlarda üretimlerin öncülüğünü yaptı.

Güzel dünyamızı esir alan çürümüşlüğe inat, kendi deyimiyle, "insan kalmaya çalıştı". Belki fiziken 'uzak' ama şarkılarıyla, resimleriyle, yazılarıyla ve aydın sorumluluğuyla hep yanı başımızdaydı.

Gericiliğe, ilkelliğe, yobazlığa karşı laikliği ve Cumhuriyet devriminin kazanımlarını savundu; üstelik şimdilerde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gördüğümüz erken uyarılarda bulunarak. Duyarsızlığı mahkum etti, lafı yuvarlamadan, "sessiz kalan suç ortağıdır" diyerek. Rüzgarın nereden estiğine bakmaksızın insan için, doğa için, barış için mücadeleye omuz verdi. Hiç eğilip bükülmeden ve bedel ödemek pahasına doğrularını savundu. Umutsuzluğa hiç yer vermedi. Umutsuzluğu dikte eden algı oyunlarına karşı, insanları, 'aykırı' bir yerden birleştirmeyi başardı; öyle herkesle 'aynı gemide' olmadığımızı söylemeyi de ihmal etmeden.

Geçmişimizi ıskalamadan ve fakat ışıklı ve sevgili geleceğimizi başa yazarak, insanın insan gibi yaşayacağı bir ülkeye/dünyaya kendi penceresinden fener tuttu.

Gittikçe sevimsizleşiyor, çoraklaşıyor dünyamız. Bir dönemin direngenliğinin ürünü olan kuşağın üyeleri, yavaş yavaş aramızdan ayrılıyor ama bıraktıklarıyla yeni bir direnişin, mücadelenin işaret fişeğini ateşleyerek. Nostaljiye hapsolup 'bitti' sandıkları yerden ayağa kalkıp meydan okur bu toprakların ilerici birikimi. AKM'deki tören de bunun bir göstergesiydi, tükenmeyeceğiz.

İlhan İrem'in, hepimize yüklediği bir aydın sorumluluğu var. 'Eski' hatıralarda değil; mücadelede yaşatacağız O'nu, sonsuzlayın.

O yüzden veda etmiyoruz; kendi deyimiyle "her şey şimdi başlıyor".

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.