Sayfa yolu
Boğaziçi rektörünün keyfi uygulamaları sürüyor: Vakfa siyasi tercihlere göre yeni atamalar
Yayın Tarihi: 25.11.2023 , 09:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin, AKP iktidarı tarafından kayyım rektör atanmasına ve üniversitedeki hak ihlallerine karşı Güney Kampüs'teki rektörlük binasına sırtlarını dönerek gerçekleştirdikleri eylemler 151. haftasında devam ediyor.
Akademisyenlerin nöbeti 718. gününde sürerken, kayyım yönetimi, hukuka aykırı ve keyfi uygulamalarından vazgeçmiyor.
Rektörlüğün birimine tahsis edilen okulun en büyük araştırma merkezi tahliye ediliyor
Üniversitedeki gelişmelere ilişkin her hafta bülten yayımlayan akademisyenler, Kalkınma Bakanlığının desteklediği ve "TAM" olarak bilinen Telciletişim ve Enformatik Alanlarında Araştırmacı ve Akademisyen Yetiştirme Projesi kapsamında kurulan, Boğaziçi Üniversitesi'nin en büyük araştırma merkezi TETAM'ın Kandilli kampüsünde yer alan binasında rektörlüğe bağlı idari hizmet birimi Bilgi İşlem Merkezine tahsis edilen katların tahliyesine başlandığını bildirdi.
Bu hafta TETAM’a araştırma amacı ile tahsis edilmiş altyapı ve demirbaşların akademisyen üyelere haber bile verilmeden idari bir birime devredildiğini aktaran akademisyenler, laboratuvarların ve araştırmacı ofislerinin donanımlarının yine merkez yetkilileri bilgilendirmeksizin ve bu hassas cihazların gerektirdiği özen gösterilmeden çöp torbalarına doldurularak taşındığını kaydetti.
Akademisyenler, daha önce Sosyal Politika Forumu ve Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezleri'nin de bulundukları ofislerden merkez müdürleri veya araştırmacılarına haber verilmeden taşındığını, merkez çalışanlarının özenle koruduğu kitaplar, raporlar, dosyalar ve elektronik ekipmanın çöp kutularına ve torbalarına doldurularak yönetimin tayin ettiği birtakım odalara adeta fırlatılıp atıldığını belirtti.
Akademisyenler, "Kayyım yönetiminin merkezlere yönelik bu tutumu kurumun araştırma üniversitesi hedefleri ve onu üniversite yapan ilkelerle bağdaşmamaktadır. TETAM’la ilgili yapılan uygulamayı esefle kınıyor, alınan yanlış kararların bir an önce düzeltilmesini talep ediyoruz" açıklamasında bulundu.
Akademisyenler, geçtiğimiz hafta, binasının yarısının rektörlüğe bağlı bir idari hizmet birimi olan Bilgi İşlem Merkezine tahsis edildiği bilgisini vermişti.
BÜVAK'a siyasi tercihlere göre mütevelli atanıyor
Diğer yandan, AKP'nin üniversiteye atadığı Naci İnci yönetiminin, geçen haftaki Senato toplantısında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı (BÜVAK) bünyesine, seçilmiş Senato temsilcilerinin itirazlarına rağmen 65 yeni mütevelli üyesi atadığını vurgulayan akademisyenler, yakın zamanda kayyım yönetiminin siyasi tercihlerine göre seçerek tepeden inme yöntemlerle atadığı mütevelli sayısının 163’e çıktığını kaydetti.
Yeni mütevellilerin arasında yakın zamanda lisans programından mezun olmuş, tek vasıfları kayyım idaresi ve onunla ilintili Boğaziçi Üniversiteliler Derneği (BURA) ile yakınlıkları olan deneyimsiz kişilerin de yer aldığına dikkat çeken akademisyenler, son bir sene içinde kitlesel olarak atanmış yeni mütevellilerin sayısının Vakıf kurulduğundan beri liyakat, birikim ve deneyim kıstasları gözetilerek oluşturulmuş heyetin toplam sayısına ulaşmış olduğuna işaret etti.
Yılda en fazla beş kişinin atandığı BÜVAK'a 4 ayda 98 kişi atanmıştı
Boğaziçi Üniversitesi Vakfının gerçek mütevellileri 98 kişilik ilk atama sonrasında Naci İnci yönetimine karşı dava açtığını hatırlatan akademisyenler, devam eden dava süreci göz ardı edilerek yeni kitlesel atamaların yapılmış olmasının gayrimeşru idarenin Vakıf yönetimi konusundaki emellerinin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Boğaziçi'nin kayyım yönetimi, bu yıl dört ayda 98 kişiyi BÜVAK’ın mütevelli heyetine atamıştı. BÜVAK’a daha önce mütevelli heyetinin görüşünün alınması sonucunda yılda bir ila beş üye atanırdı. BÜVAK üyeleri, yeni isimleri atandıktan sonra öğrenmişti.
BURA derneğinin de AKP’li siyasetçiler ve AKP’ye yakın bürokratlardan oluştuğu biliniyor.
Birçok binada hijyen koşulları sağlanmıyor, dersler inşaat gürültüsü içinde işleniyor
Bununla birlikte, öğrencilerin sağlıksız koşullarda, sıkışık düzende, üç katlı ranzalarda barınmaya mecbur edildiği yurtlarda uyuz vakalarının artmakta olduğu gözlemlendiğini bildiren akademisyenler, yurtların ve kütüphane binasının boşaltıldığı Kuzey Kampüste gittikçe daralmış olan ortak mekanların çamur, çöp ve moloz yığınlarıyla kaplanmış durumda olduğu bilgisini paylaştı.
"New Hall" gibi yoğun kullanımlı binalarda tuvaletlerin koktuğunu ve hijyen koşullarının sağlanamadığını belirten akademisyenler, birçok binada derslerin yoğun inşaat gürültüsü içinde sürdürülmeye çalışıldığını söyledi.
'Yönetim ilgisiz ve birikimsiz bir merdiven altı üniversitesi izlenimi uyandırıyor'
Kayyım yönetimini, baskıcı ve güvenlikçi politikalarıyla üniversiteyi çoraklaştırmaya devam ettiğini vurgulayan akademisyenler, şunları kaydetti:
"Otoriter ve baskıcı yönetimlerin en azından çevre düzenini sağlamak konusunda muktedir olmaları beklenir, ancak Naci İnci yönetimi bu temel yönetimsel beceriye bile sahip değil. Türkiye’nin en başarılı öğrencilerini ağırlayan Boğaziçi Üniversitesi’nin kampüsleri bugün yeni kurulmakta olan, yönetim kadroları ilgisiz ve birikimsiz bir merdiven altı üniversitesi izlenimi uyandırıyor."
Akademisyenlerden hukuksuzluklara son verme talebi
Üniversitede artarak devam eden gayrimeşru ve hukuksuz uygulamaların bir an önce sona ermesi gerektiğini belirten akademisyenler, fakülte ve bölüm kararları yok sayılarak işine son verilen ve dersleri iptal edilen meslektaşlarının haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini, ayrıca öğrencilerin, akademik ve idari personel hakkında mesnetsiz gerekçelerle açılmış tüm disiplin soruşturmalarının geri alınmasını bir kez daha talep etti.
Kayyımın atadığı müdürün personelleri fişlediği ortaya çıkmıştı
Geçtiğimiz hafta, Boğaziçi yönetiminin usulsüz bir şekilde Yayım İşleri Şube Müdürlüğü'nün başına atadığı Osman Baran Kaplan'ın kendi birimindeki personeli fişlediği öğrenilmişti.
Birimde çalışan personele dair aldığı notları içeren bir listeyi Yayım İşleri'nin tüm çalışanlarına e- posta ile gönderen Kaplan'ın ilettiği notlar arasında personelin sendika üyelik bilgileri, psikolojik ve sağlık durumları gibi kişisel verileriyle birlikte kişiler hakkındaki özel izlenimlerin yer aldığı bildirilmişti.
Eğitim-Sen üyesi çalışanların özel olarak belirtildiği listede şu anda AKP'ye yakın Eğitim-Bir-Sen'e üye olan bir çalışan hakkında ise "Daha önce Eğitim-Senli oluşu güvenilir bir izlenim bırakmadı" yorumuna yer verilmişti.
Diğer yandan, Naci İnci'nin Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanmasından bu yana Eğitim-Sen'e üye olan personelin sendikadan ayrılmaları yönünde baskıyla karşılaştığı, yeni işe başlayan personele işe giriş evraklarının yanı sıra Eğitim-Bir-Sen üyelik formunun imzalatıldığı aktarılmıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
