Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bir düzen vahşeti: Bu iki cinayet arasında güçlü bir bağ var!

Vezir Mohammad Nourtani kaçak bir madende çalışırken bir iş cinayetinde yaşamını yitirdi, sonrasındaki vahşeti hepimiz biliyoruz. Önceki gün de Moldova uyruklu Nicolai Palamarcıuc çalıştığı işyerinde patronları tarafından elleri kolları bağlanıp dövülerek öldürüldü. Bu iki cinayet arasında çok güçlü bir bağ var.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.09.2025 , 12:25 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 18:54

İş cinayetlerinde onların kayıtları bile tutulmuyor…

Hukuki haklara sahip olanı o kadar az ki, çalıştıklarının, alınteri karşılığında alması gerekenin yarısını bile alamıyor büyük çoğunluğu.

Patronların “onlar olmazsa iş durur” dediği göçmen işçilerden söz ediyoruz.

En çok göçmen işçileri seviyor patronlar. Türkiye’de emekçilerin asgari ücretini bile çok gören, onların alınteriyle kâr rekoru üstüne kâr rekoru kuran patronlar köle gibi çalıştırdıkları bu işçileri şimdi de diledikleri gibi katlediyorlar!

Ne de olsa kayıtlara geçmiyor, ne de olsa peşine düşen olmaz, ne de olsa sahip çıkılmaz diye…

Onlardan biriydi Afgan maden işçisi Vezir Mohammad Nourtani.

Zonguldak’ta MHP’nin eski Belde Başkanı Hakan Körnüş’ün patronu olduğu maden ocağında geçirdiği “iş kazası” sonrası vahşice öldürülmüştü.

Önce kaçak madeninde çalıştırıp sonra da maden kapanır diye yaralı işçiyi hastaneye götürmeyip ölümüne neden oldular.

Nourtani için, “Adamın kimliği yok, yakın gitsin” diyen Körnüş ve bu talimatı gülerek yerine getirenler, Nourtani’yi henüz nefes alırken üzerine benzin döküp yakarak öldürmüş, sonra da ormana atmıştı.

Burada da bitmemişti korkunç iddialar, organlarının da çalındığı iddia edildi ailesi tarafından.

Mahkeme ise bu caniliğe ödül gibi cezalar verdi, dosyayı kapattı!

Bu ödülü gören diğer patronlar da harekete geçti tabii.

İstanbul Başakşehir'de bir firmanın Moldovalı çalışanıydı Nicolai Palamarcıuc.

İşyerine ait olduğu öne sürülen evrakları aldığı iddia edildi. Dükkana gelen işyeri sahibinin akrabaları tarafından ağır bir işkenceye maruz kaldı.

Gelen çığlık sesleri üzerine yapılan ihbar sonrası işyerine varan polis ekipleri, Nicolai Palamarcıuc'un elleri ve ayakları bağlanmış halde darp edildiğini gördü.

Bilinci kapalı halde hastaneye kaldırılan Palamarcıuc, hayatını kaybetti.

Onu katleden patronlar da Nourtani’nin patronları gibi komik cezalar alacağına eminlerdir…

‘Patronlar kârlarını böyle katlıyor’

“Göçmen işçiler patronlar için büyük bir özgürlük alanı sunuyor” diyerek bu cinayetleri soL’a değerlendiren TKP Merkez Komite üyesi ve Patronların Ensesindeyiz Ağı Temsilcisi Selahattin Kural, “Kayıt dışı olmaları bunun en büyük nedenlerinden biri. O yüzden iş cinayeti olduğunda, işçi öldürüldüğünde hesabını soran yok. Hesabı sorulmayan her iş cinayeti, her haksızlık patronlara cesaret veriyor” ifadesini kullandı.

Göçmen işçiliğin bu düzenin bir arızası olarak anlatıldığına değinen Kural, “Oysa durum öyle değil. Göçmen işçiler iş gücünün önemli bir bölümü. Sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde patronlar göçmen emeğini sömürmeye ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü göçmen işçileri çok düşük ücretlere yüksek saatler çalıştırabiliyorlar. Fazla mesai vermiyorlar, doğru düzgün yemek yok, kalacak yer yok, sigorta yok. Özetle patronlar için göçmen emeği bir fırsat. Kârlarını böyle böyle katlıyorlar” diye konuştu.

‘Bu düzen uyruk ayrımı yapmaksızın işçileri katlediyor’

Kayıt dışı çalışmanın yoğun olduğu sektörlerde göçmen emeğinin olmazsa olmaz olduğuna vurgu yapan Kural, “İnşaat, tekstil, hizmet gibi sektörlerde göçmen işçiler çalışıyor. Kaçak madenler, merdiven altı tekstil atölyeleri, tersanelerde göçmen işçiler bulunuyor. İmalat sanayine çalışan taşeronlarda göçmen işçiliğini görüyoruz. Bu işletmelere hükümet teşvikler veriyor. Kimse göçmen işçileri düşünmüyor. Bir bütün olarak işçileri düşünmüyor. Patronların zenginleşmesinden hükümet yetkililer mutlu oluyor, ülkenin kalkınması olarak değerlendiriliyor. Bu durum patronlara büyük bir koruma sağlıyor” dedi.

Kural, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece göçmen emekçiler değil. Ülkemizde her yıl en az 2 binin üzerinde işçi ‘iş kazaları’nda ölüyor. İşçiler darp ediliyorlar, dövülerek öldürülüyorlar. Çalışma koşulları her gün daha da kötüleşiyor, cehenneme dönüştürülüyor. 

Göçmen işçilerin güvencesiz çalıştırılmasını, ölümünü vicdansızlık diyerek açıklamak ve bunun üzerinde sadece üzülmek maalesef bir şey değiştirmiyor. Bu düzen uyruk ayrımı yapmaksızın işçileri katlediyor. 

Saltanatlarını korku yayarak, kanıksatarak, susturarak, umutsuzlaştırarak sürdürüyorlar. Göçmen işçilerin ve bir bütün olarak işçilerin öldürülmesine karşı hesap sormalıyız. Bu patronlardan ve onların sömürü düzeninden.”

Kemal Okuyan’dan AKP ezberini bozan değerlendirmeler: İktidar içi hesaplaşma var, AKP çok zayıf!

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.