Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bilgi Üniversitesi'nin sahibi Can Holding Doğa Koleji'ni satın aldı

2021 yılında Türkiye'nin en çok kâr eden eğitim kurumu olan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ni bünyesinde barındıran Can Eğitim Grubu, Doğa Koleji'ni satın aldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.02.2022 , 17:32 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

52'si okul toplam 100 kampüsü olan Doğa Koleji, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni de bünyesinde bulunduran Can Eğitim Grubu’na satıldı. Hakları için mücadele eden ve bir araya gelen Doğa Koleji çalışanları boykot başlatmış ve özel okul öğretmenlerinin ilk kitlesel eylemi kazanımla sonuçlanmıştı.

Metal Yapı Konut’un da sahibi olan Saçaklıoğlu ailesinin 2016 yılında satın aldığı Doğa Koleji, 2020 yılının başında İstanbul Teknik Üniversitesi ETA Vakfı’na devredilmişti.

Dün İTÜ Rektörlük Binası'nda yapılan törende bir araya gelen İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. N. Alpaslan Parlakçı, Doğa Koleji'nin Can Eğitim Grubu'na devir işlemini ortak bir açıklama ile kamuoyuna duyurdu. 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. N. Alpaslan Parlakçı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Bilgi Üniversitesi olarak Doğa Koleji'nin daha büyük başarılara imza atması için heyecanla çalışacağız. ‘Okul için değil, yaşam için öğrenmeli' mottosuyla 25 yılı aşkın zamandır eğitim veren Üniversitemiz, Türkiye'nin en yenilikçi, özgürlükçü ve uluslararası üniversitelerinden biri olarak gerek ülkemizde gerek dünyada önemli bir yer edinmiştir. Üniversitemizin uluslararası akademik işbirliği yaptığı ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Arizona State Üniversitesi'nin (ASU) K12 eğitim modeli Doğa Koleji ile kuracağımız yeni yapılanmanın rehberi olacaktır. Yapılan bu stratejik ortaklık doğrultusunda Doğa Koleji, akademik kadrosu ve öğrencileri ile Türkiye'nin tek uluslararası kurumsal akreditasyonuna sahip üniversitesi olan Bilgi'nin yüksek nitelikli akademik sisteminin bir parçası olacaktır.

Bu birliktelik İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin ‘yaşam boyu eğitim' felsefesini tamamlayacak bir adımdır. Oluşturulan güçlü finansal ve kurumsal altyapı ile yeni kampüslerin açılması, mevcutların daha da güçlendirilmesi sağlanacaktır. Üniversitemizin yetkin akademik ve idari kadrosunun önderliğinde Doğa Koleji'nde kuracağımız yeni eğitim modeli üzerine çalışmalarımıza hızla başlayacağız."

Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Can, yeni gelişmeyi çalışanlarına şu şekilde duyurdu:

'Bilgi Üniversitesi öğrenci ve çalışanları tepkili...'

Öte yandan, Can Eğitim Grubu'nun bu adımı, halen pek çok sorunlarına çözüm bulunmayan Bilgi Üniversitesi öğrencileri ve çalışanlarını isyan ettirdi.

Bilgi Üniversitesi çalışanlarına iletilen mesajda ise Doğa Koleji'nin Can Eğitim Kurumu bünyesine katılımı açıklandı:

Öğrencilerden yanıt: Okul için değil, kar için Bilgi!

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin ve çalışanlarının üniversite yönetiminin haksız uygulamalarına karşı mücadele etmek için kurdukları Bilgili Susmuyor Platformu, konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir açıklama yayımladı.

Yapılan açıklamada, YÖK'ün 2021'de yayımladığı verilere göre üniversitenin en çok kâr eden eğitim kurumu olduğu vurgulanarak buna rağmen üniversite yönetiminin henüz çözüm getirmediği sorunlara dikkat çekildi.

"Son derece yüksek kâr oranına sahip bir eğitim kurumu olan okulumuzun önceliği bünyesine yeni kar kaynakları katmak değil, öğrenci ve işçilerinin haklarını korumak olmalıdır" ifadeleriyle Doğa Koleji'nin Can Eğitim Grubu tarafından satın alımına tepki gösterilen açıklamada, öğrenci ve çalışanların talepleri karşılanana kadar mücadelenin süreceğine vurgu yapıldı.

'Mücadelemiz, taleplerimiz karşılanana kadar devam edecek'

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bugün okulumuz tarafından yapılan bir açıklama ile Doğa Kolejinin Can Holding tarafından satın alındığını ve artık Bilgi Üniversitesi ile aynı çatıda yer alacağını öğrendik.

Eğitim camiasına gururla duyurulan bu dev satın alım, öğrenci ve işçi ayırt etmeksizin tüm Bilgi Üniversitesi bileşenlerinin son derece ciddi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde gerçekleştirildi.

Bu noktada asıl gündemimiz olan, uzun süredir devam eden ve son dönemde aralarına yenileri eklenen kronik sıkıntılarımızı, bizlere yapılan haksızlıkları kısaca hatırlamakta fayda var.

Okulumuzun hiçbir kampüsünde nitelikli ve öğrenci dostu beslenme hakkı sunan bir yemekhanemiz yok. Barınma hakkımızı güvenceye alan bir yurdumuz da yok. Buna ek olarak okula ulaşımımızın ana yöntemi olan shuttle sistemi atıl durumda.

Akademik personel açığı ve az sayıda personele insanüstü yük dağılımı giderek daha ciddi bir noktaya varmakta. Öğrencilerin akademik gelişimleri için kullanmak zorunda oldukları uygulama hesaplarının ücretlerinden bile kısılması, okulumuzun kâr hırsının bir diğer göstergesi.

Uzun süredir farklı protesto yöntemleri deneyerek ve büyük bir çabayla, okulumuzun bizleri müşteriler olarak görmesine itiraz ettik ve haklarımız için sesimizi yükselttik.

'Tahribatın boyutları ve zihniyet apaçık ortadadır'

Ülkemizin ekonomik gücü en yüksek kurumlarından biri olan okulumuzun, en küçük gider kalemlerini bile kısmak için bu doymak bilmeyen hevesinin hiçbir meşruiyeti yoktur.

Yapılan açıklama, en temel haklarımızdan başlayarak yapılan bu tahribatın arka planını ve zihniyetini apaçık gözler önüne seriyor. 

Bilgi Üniversitesinin tüm bileşenleri olarak okul yönetimine sesleniyoruz:

Son derece yüksek kâr oranına sahip bir eğitim kurumu olan okulumuzun önceliği bünyesine yeni kâr kaynakları katmak değil, öğrenci ve işçilerinin haklarını korumak olmalıdır.

Binlerce yeni öğretmenin çalıştığı bir kurumu devralmak değil, kendi öğretim kadrosunun omuzlarındaki yükü azaltmak olmalıdır. Bizleri bir kez daha müşteri yerine koyan bir şirket olmak değil, reklam kampanyalarında iddia ettiği gibi öğrenci merkezli bir eğitim kurumu olmaktır.

Öğrenci ve işçi dostu okul mücadelemiz, taleplerimiz karşılanana kadar devam edecek!

'En çok kâr eden üniversite'

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 2020-2021 akademik yılına ilişkin açıkladığı verilere göre, "Gelirlerine ve Giderlerine Göre Vakıf Yükseköğretim Kurumları" listesinde gelir sıralamasında ilk 10'da yer aldı. Yaklaşık 260 milyon TL kâr eden üniversite, listedeki diğer üniversitelere göre en fazla kâr eden eğitim kurumu oldu.

Buna rağmen kampüslerdeki yemekhane, yurt ve ulaşım eksikliğinin yanı sıra personel açığı nedeniyle akademisyenlerin üstüne binen yüke ve eğitim materyallerine ilişkin sorunlara üniversite yönetimi tarafından çözümsüz bırakılmıştı. Tüm bunların üzerine sene başında yıllık öğrenim ücretlerine yapılan fahiş zamlar öğrencilerin yoğun tepkisiyle karşılaşmıştı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.