Sayfa yolu
Bilal, Ruhban Okulu ve Papa: Bahçeli-AKP geriliminde yeni cepheler açılıyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.12.2025 , 11:59
MHP ile AKP arasındaki gerilim geçtiğimiz ay en çok konuşulan başlıklardan biri olmuştu.
29 Ekim törenlerindeki krizin ardından Kasım ayı başında sık sık gerilimin farklı cephelerdeki yansımaları gündem olmuş, bu tıkanmanın Bahçeli-Erdoğan görüşmesiyle aşıldığı öne sürülmüştü. Ancak yaşanan son gelişmeler ve açıklamalar gerilimin sürdüğünün teyiti niteliğinde.
Papa ziyareti, Ruhban Okulu, Bilal Erdoğan başlıkları tabloya son eklenen parçalar olmuş gibi görünüyor.
Bu vesileyle AKP-MHP hattında biriken gerilim başlıklarını madde madde sıralayalım...
İmralı hamlesi öncesi ve sonrası
AKP ile MHP arasındaki gerilim başlıklarından en görünür olanı çözüm sürecine ilişkin. İki partinin DEM Parti ile ortaklaşa yürüttüğü bu süreçte gerilim AKP-DEM, DEM-MHP hattından çok AKP-MHP hattında görünür hale geliyor. Bu konu sürecin başından bu yana çeşitli şekillerde tartışma konusu oldu.
MHP’nin çok daha atak olduğu süreçte AKP cephesinin sessizliği MHP’yi zaman zaman zora sokuyor. İmralı ziyareti için haftalarca bastıran MHP, bu konuda AKP cephesinden somut adım gelmeyince rest çekmiş, Bahçeli gerekirse yanına alacağı arkadaşlarıyla adaya gideceğini söylemişti. Bu hamle sonrası İmralı ziyareti gerçekleşmiş, ancak burada da AKP’li komisyon üyesinin İmralı’dayken “hastanedeyim, röntgene giriyorum” diyerek yalan söylediği yeni bir tuhaflık ortaya çıkmıştı. Sürecin başından bu yana ittiren aktör görüntüsü veren MHP, tıkanıklık anlarında kamuoyu önünde belli bir dengede de olsa rest çekmeyi sürdürüyor.
Demirtaş parantezi
Yine süreç başlığıyla birlikte okunabilecek bir diğer konu Demirtaş’a ilişkin. Demirtaş’ın tahliyesi konusunda MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “Tahliyesi hayırlara vesile olacaktır” şeklindeki çok net açıklaması gözlerin AKP’ye dönmesine neden olmuştu. Erdoğan ve Adalet Bakanı bu konuda Bahçeli’nin sözlerine bir itirazda bulunmamış, topu mahkemelere atmıştı. Bugün itibariyle Bahçeli’nin Demirtaş çıkışının üzerinden tam bir ay geçti. Bundan bir ay önce tahliyenin birkaç gün içinde gerçekleşmesi bekleniyordu. Burada da AKP cephesinden, özel olarak Erdoğan’dan kaynaklanan bir frenin devreye girdiği iddia ediliyor. İddialardan bir diğeri ise İmralı’nın da bu tahliyeye sıcak bakmadığı yönünde. Sonuç olarak Demirtaş başlığı da AKP-MHP arasındaki gerilim başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Kıbrıs ve Bilal’in fotoğrafı
Bahçeli’nin AKP ile geriliminde öne çıkan başlıklardan biri Kuzey Kıbrıs seçimleri olmuştu. Bahçeli, Erhürman’ın seçim zaferinin tanınmamasını istemiş, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye katılması talebinde bulunmuştu. Bu sözler AKP cephesinde hiçbir şekilde ciddiye alınmamış, Erhürman geçtiğimiz ay Erdoğan’ı Saray’da ziyaret etmişti. Önceki gün bu konuda Bahçeli cephesine mesaj niteliğinde yeni bir adım atıldı, hiçbir resmi sıfatı olmayan Bilal Erdoğan, Erhürman’ı ziyaret etti. Ziyaret bizzat Erhürman tarafından sosyal medyadan duyuruldu.

Bilal Erdoğan parantezi
Bahçeli ile AKP arasındaki gerilim başlıklarından biri AKP’deki bir iç krizle de ilgili. Erdoğan sonrası AKP’de kimin görev alacağı uzun süredir tartışma konusu. Bu konuda öne çıkan isimlerden birinin Bilal Erdoğan olduğu, Bahçeli’nin bu düşünceye itiraz ettiği ifade ediliyor. Bu tartışmalar kulislerde tüm hızıyla sürerken Bilal Erdoğan’ın Bahçeli’nin itiraz ettiği ismi Kıbrıs’ta ziyaret etmesi dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.
soL Haber, Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerin yüzeysel değerlendirmelerinin ötesine geçiyor, krizin gerçek uçlarını yazmaya devam ediyor. soL'un bu haberciliğine destek vermek, dayanışmayı büyütmek için siz de soL'a abone olun.
İmamoğlu ve canlı yayın çıkışı
CHP’nin İmamoğlu davasının canlı olarak yayınlanması talebi uzun süredir gündemde. Bahçeli bu talebe pozitif yanıt verirken duruşmaların canlı yayınlanmasını istemişti. Ancak bu konuda da Bahçeli’ye hiçbir olumlu dönüş olmadı. Hatta Erdoğan bu konuda kendisine yöneltilen bir soruya yanıt dahi vermedi. Daha önce de iddianame ve soruşturma sürecindeki gecikmelere yönelik bir tepki açıklaması yine MHP cephesinden gelmişti. Dosyanın içeriğine yönelik sert ve suçlayıcı açıklamalar yapsa da MHP’nin bu iki çıkışı özel olarak dikkat çekmişti.
Papa ziyareti ve Ruhban Okulu
Bahçeli uzun süredir devam eden AKP ile gerilimine son halka olarak Papa ziyaretini de eklemiş görünüyor. Papa’nın Erdoğan tarafından Saray’da ağırlanmasıyla başlayan Türkiye ziyaretindeki hamleleri MHP’yi rahatsız ederken, Bahçeli, “Hıristiyanlığı birleştirme ve bu dini özellikle Asya merkezli yayma çabalarına İznik’in alet edilmesi, burayı sıçrama alanı olarak görmeleri inanç ve itikat onurumuzun hiçe sayılmasıdır” çıkışını yaptı.
Bahçeli, ABD Büyükelçisi Barak’ın Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılacağına yönelik sözlerini ise "yetki aşımı ve sorumsuz bir taşkınlık" olarak nitelendirdi.
Okulun açılması başlığı da hatırlanacağı üzere Erdoğan’ın Trump ziyareti sonrasında gündeme gelmiş, Erdoğan, "Heybeliada Okulu ile ilgili üzerimize ne düşerse biz onu zaten yapmaya hazırız. Dönünce de Sayın Bartholomeos ile bu konuyu görüşme fırsatı bulacağım” demişti.
Belli ki Papa ziyareti sonrası Ruhban Okulu başlığı da iki aktör arasındaki krizin bir diğer adresi olacak.
TRÇ ve ABD parantezi
Bahçeli’nin AKP ile yaşadığı krizin en görünür olanlarından birisi Erdoğan’ın ABD ziyaretine denk gelmişti. Bahçeli bu ziyaret öncesi Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önerisinde bulunmuş, TRÇ olarak tarif ettiği ittifakı ABD ile pazarlık sürecinde bir koz olarak masaya sunmuştu. Ancak Bahçeli’nin masaya koz olsun diye sunmak istediği bu öneriye ilişkin Erdoğan kendisine yöneltilen bir soruya “takip edemedim” yanıtı vermişti. Bu sözler, Erdoğan’ın Bahçeli’nin çıkışını ciddiye almaması olarak yorumlanmıştı.
Bu ziyaretin ardından gelen Ruhban Okulu adımı da, diğer başlıklar da krizi tetikleyecek yeni unsular olarak görülüyor.
Ali Yerlikaya, kararname ve mafya liderleri
MHP'nin önceki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile kurduğu yakınlık sır değil. Soylu sonrası koltuğa oturan Bakan Ali Yerlikaya'nın emniyette attığı her yeni adımı kendilerine bir tehdit olarak gören MHP, uzun süredir bu ismi hedef alıyor. Bunun en açık göstergesi MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'in Soylu yönlendirmesiyle yaptığı söylenen “İstatistik veriler paylaşmayı sözüm ona vazife gören anlayış yerine, kahramanlara sahip çıkan ve zafiyet oluşturmayan iradeye sahip olmak lazımdı” çıkışıydı.
Valiler ve emniyet kararnamelerinin yayımlanmasının sürekli olarak geciktirilmesinin de kaynağında yine bu krizin olduğu konuşuluyor.
Öte yandan tam da bu gelişmelerle ilişkilendirilen bir diğer başlık da ülkücü mafya liderlerinin yurt dışına kaçtığına yönelik iddialardı. Yapılacak yeni bir operasyonla MHP'ye yakın birçok ismin gözaltına alınacağı ifade edilmiş, ancak bu yönde hiçbir gelişme yaşanmamıştı. Buna karşın yurt dışına kaçtığı öne sürülen isimlerden Kürşat Yılmaz'ın gerçekten de Milano'da olduğu öğrenilmişti.
Yönetme krizi sürüyor
Bahçeli–Erdoğan arasındaki bu gerilim başlıkları, aslında uzun süredir AKP’nin merkezinde durduğu yönetim kriziyle yakından ilişkilidir. AKP hemen her konuda benzer krizler ve gerilimler yaşarken, söz konusu başlıkların her biri düzen açısından yeni fay hatlarını tetikleyebilecek bir potansiyel taşıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.