Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Beyaz kadın Tarzan': Jane Goodall’ın mirasına Afrika’dan ağır eleştiri

Afrikalı ve Hintli aydınlar, bu ay hayatını kaybeden primatolog ve doğa korumacı Jane Goodall’ı “toplumsal olarak sürdürülemez, ahlaki açıdansa sömürgeci” olarak eleştirdi.

Remzi Demirkesen

Yayın Tarihi: 24.10.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 24.10.2025 , 08:37

1 Ekim’de 91 yaşında hayatını kaybeden ünlü İngiliz primatolog Jane Goodall şempanze davranışlarını keşfetme ve Afrika’da doğa koruma konusundaki faaliyetleri ile tanınıyordu. Goodall, ölümünün ardından basın, bilim dünyası ve doğa koruma örgütleri tarafından övgüyle anılmış, 20. Yüzyılın öncü kadın bilim insanlarından biri olarak yüceltilmişti.

Ancak 18 Ekim’de Afrika gazetesi The Continent’te Goodall hakkında çıkan bir anma yazısı, ünlü bilimcinin mirasının sömürgecilikle bulaşık yanlarına dikkat çekti.

Goodall 1960’larda Tanzanya’da yağmur ormanlarında yaşayan şempanzelerin davranışlarını incelemesiyle ilk kez gündeme gelmişti. Bir şempanzenin ağaçtan koparıp temizlediği bir dalı karınca yemek için olta gibi nasıl kullandığını tasvir etmişti. O zamana kadar yalnızca insanların alet yaptıkları kabul edildiği için, Goodall’ın gözlemleri bilimsel açıdan bir dönüm noktasıydı. 

Goodall’ın lisans eğitimi olmayan bir kadın bilim insanı olarak çabaları ve bilimsel kariyerden sonra şempanzelerin habitatlarının korunması için ömrü boyunca yürüttüğü kampanyalar kamuoyunda geniş takdir toplamıştı.

'Ayrıcalıklı bilimci'

Gazeteci Rishika Pardikar’ın anma yazısı ise Goodall’ın hem bilimsel çalışmalarının hem de doğa koruma çabalarının sorunlu yanlarına parmak basıyor.

Şöyle diyor Pardikar: 

Goodall’ın ünü kısmen de Afrika ormanlarında yalnız (beyaz) bir kadın olmasıyla yürümüştü. Başka bir kıtaya [tek başına] uçmuş olması cesaret sayılmıştı.

“Ancak”, diye hatırlatıyor Pardikar, “bugün bile Afrikalı bilim insanlarının çoğunluğu başka ülkelere araştırma ziyaretlerinde bulunamıyor.” 

Yazar haklı. Gerçekten de Türkiye dahil görece fakir ülkelerin bilim emekçilerinin konferanslara katılmak için Batı ülkelerine yaptıkları vize başvurularının reddi, günümüzde son derece olağan.

(Goodall’ın) Kariyeri pek çok açıdan ayrıcalıklarla şekillenmişti. Goodall 1960’da çalışmalarına başladığında Tanzanya Britanya sömürgesiydi. […] Lisans eğitimi olmadığı halde Goodall’a patronu paleontropolog Louis Leakey doğrudan doktora yapma imkanı tanıdı. ‘Jane Goodall Enstitüsü’nü kurduğu sırada Tanzanya’nın ulusal parklar direktörü (ve yine İngiliz kökenli) Derek Bryceson’la evliydi.

Pardikar’ın bu eleştirisi de önemli. Afrika’da gerek fosilbilimde gerek primatolojide bilimsel araştırmanın öncülüğünü neden İngiltere’den gelen bilimcilerin yaptığını anlamak, bölgenin sömürge tarihini hesaba katmadan mümkün değil. 

Pardikar şöyle devam ediyor: “Goodall’ın araştırmaları Afrika halklarının sözlü tarihini ve yaban hayatına dair anekdotlarını görmezden gelmiş, kendini şempanzelerin alet kullanımı ve organize savaş gibi davranışlarını ilk keşfeden kişi gibi tanıtmıştı.”

Goodall gerçekten 'ilk kaşif' miydi?

Yazıda Goodall’ın bilimsel çalışmalarında kullandığı yöntemlerin ve yabani şempanzeleri besleyerek kendine alıştırmasının günümüz bilim standartlarına uymadığı da hatırlatılıyor.

Bu eleştiri bir derece adaletsiz bulunabilir. Goodall’ın kendisi de 2000’li yıllarda yapılan söyleşilerde, şempanzeleri yiyecekle kendisine çekmesinin hatalı olduğunu, yemeğe alışan şempanzelerin davranışlarının değiştiğini ve saldırganlaştıklarını, ayrıca bu beslenme istasyonlarında insandan şempanzelere hastalık bulaşabileceğini kabul etmişti. Birçok bilimsel yöntem ve standart on yıllar içinde değiştiği için, Goodall’ın 1960’larda kullandığı yöntemlerin günümüzdeki yaklaşımlara kıyasla kaba olması büyük bir ayıp sayılmaz.

Öte yandan Pardikar’ın Goodall’ın yerel halkların bilgisini görmezden geldiği eleştirisi yersiz değil. Nitekim yerel halkların doğal hayata dair gözlemlerinden farklı bilim dalları günümüzde giderek daha çok yararlanıyor. Afrika’da yerel halkların binlerce nesildir yanıbaşlarında yaşayan şempanzelerin davranışlarını gözlemlemiş olması son derece doğal. Mesela geçtiğimiz on yıllarda çok sayıda bilimsel yayınla gösterilen şempanzeler arasında kültürel aktarım olgusu muhtelemen yerel halklarca biliniyordu. Doğal olmayan, dışarıdan gelen bilimcilerin araştırmalarında bu yerel birikimi yok saymaları.

Bu açıdan Goodall’ın “ilk kaşif” muamelesi görmesinin gerçekten de bölgenin sömürgeci geçmişiyle ilişkisi var.

'Yerel insanları dışlayarak ekosistemleri koruyamazsınız'

Aslen Hintli bir gazeteci olan Pardikar yazısında Kenyalı doğa koruma uzmanı Mordecai Ogada’nın “Büyük Koruma Yalanı” (İng. “The Big Conservation Lie”) adlı kitabından da alıntılar yapıyor.

2016 yılında yayınlanan kitabında Ogada, Batılı kurumların koruma misyonu ile Afrika’ya müdahalelerini, ırkçı tavırlarını, yolsuzluklarını, nasıl doğa koruma kisvesi altında gizlice maden aradıklarını, köylülerin yaşam ve ekonomilerini nasıl mahvettiklerini ortaya sermişti.

Ogada’nın eleştirdiği ünlü isimler arasında paleontolog Richard Leakey’in yanısıra Jane Goodall da vardı. Ogada’ya göre bu kişiler, Afrika doğasını Afrika halklarından koruma misyonu üstlenmiş gibi davranıyorlardı. 

“‘Beyaz alanlar’ korunuyor, bazı türler korunuyor. Ama bu doğa koruma değil. Ekosistemleri korumuyoruz. İnsanları ve geçim kaynaklarını dışlıyoruz,” diye yazmıştı Ogada.

Her ne kadar Jane Goodall Enstitüsü “şempanzelerle beraber komüniteleri de koruyoruz; genç kadınlara ve çocuklara destek veriyoruz” dese de, bu mesajlar anlaşılan Afrikalı doğa koruma komünitesini çok etkilememiş.

Pardikar da Goodall’ın koruma faaliyetlerinin “bir tür kurgusal bir Tarzan fikrine, yaban hayvanlarını onları katletmek isteyen zencilerden koruyan bir soylu savaşçı” idealine dayandığını söylüyor:

Jane Goodall, siyasi, toplumsal ve ekonomik olarak sürdürülemez, ahlaki açıdansa sömürgeci nitelikte bir doğa koruma faaliyetinin son sembollerindendi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.