Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Beklenen karar ve manidar zamanlama: CHP Kurultayı kararının arkasında AKP’nin hangi planı var?

CHP kurultay davasında önceki iki duruşmanın aksine oluşan sakin hava, verilecek karara dair bir ipucu veriyordu. Bir önceki duruşma öncesi soL’da kararın gerekçesine dair çizdiğimiz çerçeve ve bugün red kararıyla birlikte atılan İmamoğlu adımı bir çelişki değil, tamamlayıcı bir görüntü veriyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.10.2025 , 12:44 Güncelleme Tarihi: 24.10.2025 , 13:24

AKP iktidarı uzun süredir CHP yönetiminin tepesinde salladığı “kurultay davası” sopasını bugün itibariyle geri çekti.

Özellikle Haziran ve Eylül ayları arasında CHP yönetimini bütünüyle bu gündeme kilitleyen ve hamle yapamaz hale getiren AKP, bu sürece sığdırdığı siyasi hamleleri CHP gölgesini neredeyse hiç hissetmeden hayata geçirmiş oldu.

Hatırlanacağı üzere özellikle Eylül ayındaki duruşma öncesi gerilim çok üst düzeye çıkmış, mutlak butlan kararına kesin gözüyle bakılırken verilen erteleme kararı dikkat çekmişti. 

Karar sonrası CHP cephesinin delegelerin çağrısıyla attığı olağanüstü kurultay adımı, zaten hukuksuz olan bugünkü davayı tümüyle konusuz hale getirmiş oldu.

Bugünkü duruşma öncesi tansiyon biraz da bu nedenle önceki iki duruşmaya göre daha düşük seyretti. Özgür Özel’in bugünkü İsviçre ziyareti planı yandaş medya tarafından “karardan emin, o nedenle gidiyor” haberlerine dahi konu oldu.

Sonuç olarak beklenen oldu ve kurultay davası ertelemeye gitmeden reddedildi.

Alınan bu karar, bir önceki yüksek tansiyonlu duruşmanın hemen sonrasında soL’da yer verdiğimiz haberi yeniden akıllara getirdi.

O haberde alınan kararın arkasındaki üç temel gerekçeye işaret etmiş, AKP ile CHP arasında milletvekili düzeyinde bir temas kurulduğu iddiasına da yer vermiştik.

Söz konusu haberde üç gerekçeden biri olarak "çözüm sürecinin patlama" riskine işaret etmiştik. AKP’nin zaten diken üstünde giden bu süreçte CHP’nin de tümüyle dışarda kalacağı bir gelişmeyi kaldıramayacağını vurgulamıştık.

Bugünkü duruşma öncesi yandaş yazar Abdulkadir Selvi de soL’un bu haberini doğrulayan bir yazıya imza atarken, AKP içindeki bu tartışmaları köşesine taşımıştı.

Karara dair bir diğer temel gerekçenin “CHP’nin sistem dışına itilmesinin sınırları” olduğunu vurgulamıştık.

AKP’nin CHP’yi gayrimeşru ilan etmesinin düzen açısından da AKP açısından da her şeyi kontrolden çıkarabilecek bir gelişme olacağına değinmiş, AKP içinde de bu konuda tartışmalar yaşandığını belirmiştik.

soL’un bu haberi de sonrasında yandaş basının gündemine girmiş, AKP’li bazı vekillerin Erdoğan ile görüşerek mutlak butlan kararının önüne geçilmesini istediği ortaya çıkmıştı.

Son olarak zaten bir iç kriz ve yönetme problemi yaşayan AKP’nin karar sonrası oluşacak "halk tepkisinden" de çekindiğini dile getirmiştik.

Sonuç olarak bu üç gerekçe, bugün alınan kararın sağlaması niteliğinde.

Zamanlama manidar: İmamoğlu adımı bir çelişki mi?

Öte yandan bu tabloya birlikte İmamoğlu’nu hedef alan bu sabahki casusluk soruşturmasının bir çelişki oluşturduğu yönünde basında bir tartışma başladı. CHP davasının reddedilmesiyle İmamoğlu hakkında casusluk soruşturması başlatılmasının birbiriyle çelişen iki adım olduğu olduğu ifade edildi.

Oysa soL’da 15 Eylül günü yaptığımız haberde, AKP için bu başlıkta tek kırmızı çizginin İmamoğlu olduğuna vurgu yapmış, AKP’nin bu konuda hiçbir esnemeye gitmeyeceğine işaret etmiştik. 

Bugün CHP yönetimini rahatlatan davanın reddi kararıyla, İmamoğlu hakkında başlatılan casusluk soruşturması arasında AKP açısından bir çelişki yok. Bu iki hamle AKP stratejisi açısından birbirini tamamlayıcı iki adım olarak görülüyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.