Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Bayraktar’ın 'Next Sosyal'i aslında bir 'sahte bayrak' operasyonu mu?

Tamam, yeni platform yerli veya milli değil. Ama mesele de bundan ibaret değil. Bayraktar’ın çıkışını, son Milli İstihbarat Akademisi raporuyla birlikte ele almak gerekiyor.

Yiğit Günay

Yayın Tarihi: 04.08.2025 , 01:15 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Her ne kadar hükümet dışarıya bir özgüven havası yansıtmaya çalışsa da, Türkiye devleti hemen her başlıkta panik halinde.

Son birkaç haftadır devlet, küresel tekellerin elindeki sosyal medya ağlarında İsrail etkisini kavramak üzere çalışma yürütüyor. Milli İstihbarat Akademisi’nin son raporu, meselenin vahametinin devlet içinde birilerinin kafasına dank ettiğine işaret ediyor.

Selçuk Bayraktar’ın ortaya attığı Next Sosyal isimli sosyal medya platformu projesi, işte bu panik karşısında verilen bir yanıt.

Fakat, devletin panik yaşadığı birçok başlıkta verdiği yanıtlarla aynı marazları taşıyor: Hazırlıksızlık, kavrayışsızlık, süslü laflara rağmen altı boşluk, uzun vadeli plansızlık, göz boyamacılık… Özetle, kocaman bir beceriksizlik.

Devletin İsrail soruşturması

İran ve İsrail arasındaki 12 Gün Savaşı, Türkiye devleti cephesinde de değerlendirme konusu oldu. Bizzat Erdoğan, füze sistemlerinin geliştirilmesi ihtiyacını dile getirmişti. Ancak arayış bunun ötesinde.

Son haftalarda devletin bu cephede kavramaya çalıştığı başlıklardan biri, küresel sosyal medya platformları üzerinde ve içindeki İsrail etkisi.

soL’un edindiği bilgiye göre bu başlıkta yalnızca devlet kaynakları değil, devlete bitişik hale getirilen ve sık sık kadro devşirilen kimi sivil toplum örgütleri de görevlendirilmiş durumda.

Türkiye’nin bu savaş sonrası ortaya çıkan ilgisinin, epey geç kalınmış bir adım olduğu söylenebilir. Görünüşe göre Türkiye’nin ilgisini tetikleyen, 12 Gün Savaşı sırasında İsrail’in İran’a karşı WhatsApp verilerini kullandığına dair -teyit edilmemiş ve halen teknik izaha muhtaç- haberler oldu.

Zira Milli İstihbarat Teşkilatı’nın 2025 Ağustos ayının başında yayımladığı “12 Gün Savaşı ve Türkiye için Dersler” raporunda da internet tabanlı sivil uygulamaların savaş günlerinde İsrail tarafından yoğun olarak kullanıldığı belirtiliyor ve “bu durum, İran’ın WhatsApp gibi bazı uygulamaların telefonlardan silinmesi çağrısı yapmasına neden olmuştur” deniliyor.

'Çetin’e ne oldu?

Devletin konuya ilgisi şaşırtıcı değil. Google ve Meta’nın en büyük tekeller olduğu sektördeki İsrail nüfuzu, yıllardır uluslararası basına sıklıkla konu oluyor. Bu iki ABD merkezli tekel bir yana… Geçen hafta, bir dönem ABD hükümetiyle gerilen TikTok, “nefret söylemiyle mücadele” etmek için kurduğu birimin başına, İsrail ordusuna eğitim veren bir kişiyi atadı. Hemen her hafta, bir diğer sosyal medya platformundaki İsrail etkisine dair haberler çıkıyor.

Öte yandan, devletin konuya ilgisi yeni de değil. Geçen yıl soL’da “yerli-milli mesajlaşma uygulaması” olarak tanıtılan ve Dışişleri Bakanlığı personeline tavsiye edilen Chat-In isimli uygulamanın MİT tarafından geliştirildiği yönündeki işaretleri haberleştirmiş1 ve girişimin anlamlı niyetiyle tezat oluşturan bir beceriksizlikle malul olduğuna işaret etmiştik.

Aradan geçen zamanda Chat-In’i geliştiren, kimliği meçhul “Kale İleri Teknoloji” firması, yerli-milli WhatsApp iddiasından geri bastığı, istihbarat ve elektronik harp eğitimlerine ağırlık verdiği görünüyor.

Ama bir yıl sonra, bu kez kimliği belli bir diğer şirket, Baykar ve Selçuk Bayraktar, “yerli-milli Twitter” iddiasını ortaya attı.

Atıf yerine füze koydular

Temmuz ayının sonunda şaşaalı bir tanıtım kampanyasıyla kamuoyunun geniş kesimlerinin gündemine giren Next Sosyal, daha duyurulur duyurulmaz en temel iddiasında gol yedi: “Yerli-milli” diye pazarlanan platform, aslında Mastodon altyapısı üzerinde kurulmuş bir versiyondu.

Yani, Almanya merkezli, açık kaynak kodlu Mastodon’un zaten tüm dünyayı teşvik ettiği üzere kodu kullanılıp “Next Sosyal” etiketi yapıştırılmıştı. Platformun yerliliği, “beğen” butonu olarak kalp yerine füze ikonu konulmasından ibaret görünüyordu.

Aslına bakılırsa, bu gizli bir bilgi de değildi. Selçuk Bayraktar, Next Sosyal’in kuruluş hazırlıkları döneminde Mastodon altyapısından faydalandıklarını duyurmuştu.

Yine de, bir hinlikle, ve “yerli-millilik” vurgusuna halel getirmemek adına, platformun Türkçe sitesinde Mastodon atfına yer verilmemişti.

Fakat esas skandal, bizzat Mastodon’un, ironik şekilde Twitter platformunda Selçuk Bayraktar’ı alıntılayarak “Selam, lütfen bizimle özel mesajla iletişime geçin” yazmasıyla ortaya çıktı.

Mastodon’un İletişim Başkanı Andy Piper, T24’ten Eray Özer’e yaptığı açıklamada, sorunun, Mastodon zaten herkese açık olmasına rağmen, Next Sosyal’in Mastodon kodlarını kullanıp bu durumu gizlemeye çalışması olduğunu teyit etti. Niye X’te herkese açık bir mesajla Bayraktar’a yazdıkları konusunda da “üç hafta boyunca iletişime geçmeye çalıştık ama nafile” dedi.

Böylece Next Sosyal’in “yerli-milli” kimliğinin füze şeklindeki beğen ikonundan ibaret olmadığı, bir de köylü kurnazlığı eklendiği ortaya çıkmış oldu.

1 Ağustos günü Anadolu Ajansı’nın servis ettiği “NEXT Sosyal mobil uygulamalarının kaynak kodları yayınlandı” haberi, bu ayıbı telafi etmeye yönelik geç kalınmış bir çırpınışı yansıttı. İki cümleden ibaret haberde “NEXT Sosyal mobil uygulamalarının (Android-iOS-Web) kaynak kodlarının ‘GNU AGPLv3’ lisansı altında yayınlandığı bildirilen paylaşımda, ‘Mastodon altyapısını kullanılarak geliştirildiğimiz platformumuza katkıda bulunmak isteyen herkesi davet ediyoruz’ ifadelerine yer verildi” denildi.

‘Adamlar fişi çekebiliyor’

Bu tabloya bakıldığında özellikle muhalif kamuoyunda verilen genel tepki, “zaten beceremeyecekleri”, “yerli-milli denilenlerin hep dışarıdan alınma olduğu” minvalinde oldu.

Hem Türkiye devletinin hem de kapitalizminin kapasitesini küçümseyen bu yaklaşımın yanlış olduğu, Baykar dahil Türk şirketlerinin son yıllardaki yayılmalarına yakından bakıldığında ortaya çıkıyor. Mesele, bir kapasite meselesi değil.

Next Sosyal girişiminin esas düşündürmesi gereken nokta, yazının en başında değindiğimiz, devletin içindeki panikte ve buna verilen tepkide düğümleniyor.

Mastodon’la yaşanan ufak çaplı skandalın ardından platformu pazarlama kampanyası kapsamında CNNTürk’e çıkan Selçuk Bayraktar, platformu kurmalarında dönüm noktasının ne olduğu sorusuna, dolaylı olarak, “İsrail etkisi” yanıtı verdi:

İsmail Haniye için LinkedIn’de bir taziye mesajı yayınladığım için hesabımı komple kapattılar. Benim için dönüm noktası, ‘Tanrı’nın emri’ olduğu söylenen soykırımla başladı. Alternatif bir mecra sunmadığınız takdirde, ne kadar şikayet ederseniz edin asla çözüm olmuyor. Aynen yabancı İHA’yı kullanmak gibi. Adamlar istediği zaman fişi çekebiliyordu.”

“Yerli-milli” platform için, küresel sosyal medya üzerindeki İsrail etkisi bizzat deneyimlendikten sonra adım atılmıştı.

Bu husus bizi en başa, devletin İsrail karşısındaki çabalarına geri götürüyor.

Bayraktar’ın üç yılı

Selçuk Bayraktar, Hamas liderine taziye mesajının sansürlenmesine tepki olarak “yerli-milli sosyal medya platformu” kurma işine girişti. Emek vermeden, pek kafa yormadan, kolay yoldan yurtdışından aldıkları altyapıyı cilalayıp piyasa sürdü. Ama sonuçta tetikleyen, kendi ifadesiyle, İsrail’in etkisi olmuştu.

Peki, aradan geçen zamanda, dünyanın önemli silah şirketlerinden birinin patronu olan Bayraktar’ın İsrail’e karşı tutumu nasıl gelişti?

2023… O yıl, AKP hükümetinin bir kez daha ABD’nin dış politika çizgisine yanaşmaya karar verdiği bir dönemeçti. Birkaç yıla yayılan “gerekirse Avrasya’ya yüzümüzü döneriz” çıkışlarının ardından 2023’te yeniden ABD çizgisine yakından angaje olmaya karar verilmişti.

Bu dönemecin sembolik fotoğraflarından biri, Ağustos 2023’te düzenlenen ortak Doğu Akdeniz tatbikatında Selçuk Bayraktar’ın, ABD’nin USS Mount Whitney gemisinin güvertesinde verdiği pozdu.

Bayraktar
Bayraktar, ABD 6. Filosu’nun komuta gemisini ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Blake ve Altıncı Filo Komutanı Amiral Thomas Ishee eşliğinde gezdi.

O gemi, Altıncı Filo’nun komuta gemisiydi. Daha “yerli-milli” şeklindeki, giderek trajikomik hal alan söylem ortada yokken, Türkiye’nin yurtseverlerinin, devrimcilerinin ülkeye sokmadığı, askerlerini denize döktüğü filo.

Bayraktar, Türkiye’nin ABD çizgisiyle yeniden uyum sağlaması için şahsen uğraşıyordu.

2024… İsrail Gazze’de vahşice katliam yürütüyor. Temmuz ayında Haniye öldürülmüş, Selçuk Bayraktar’ın taziye mesajı sansürlenmiş…

Haniye cinayetinden iki ay sonra, Baykar, Azerbaycan’da silah fuarına katılıyordu. Azerbaycan, zaten İsrail’le on yıllara yayılan derin ilişkilere sahipti ve Türkiye’yle İsrail arasında arabuluculuk yapıyordu. Fuar da İsrailli silah şirketleriyle birlikte düzenlenmişti. Baykar fuarda poz veriyor, konu Türkiye’de eleştiri konusu olunca Haluk Bayraktar “Bu gelişmeden ancak gurur duyulabilir. Sosyal medyada bize karşı yürütülen 'false flag' (sahte bayrak) operasyonlarına alışığız” diye yanıt veriyordu.

2025… Haziran ayında, yani Next Sosyal duyurulmadan bir ay önce Baykar, İsrail ordusunun tedarikçilerinden İtalyan Leonardo şirketiyle ortak oluyordu.

Kısacası, Baykar’ın “İsrail tehdidi” karşısındaki tavrı, ABD-İsrail ittifakına daha da fazla yanaşmak oldu.

12 günden çıkarılan ders

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın “12 Gün Savaşı dersleri” raporu, tam olarak Bayraktar ailesinin tavrını tekrar ediyor. Devlet kamuoyunun gözlerinden uzak şekilde İsrail’in etkisini araştırıp hazırlanmaya çalışırken, yanıtı, İsrail’e daha da yanaşmakta arıyor.

45 sayfalık raporun2 büyük kısmı teknik verilerin derlenmesi. Fakat rapor dikkatle okunduğunda, İsrail’e karşı acz, korku ve hayranlık duyguları beslendiği anlaşılıyor.

İsrail’in üstünlüğünün uzun uzun anlatıldığı raporda savaşın gerekçesi olarak ABD ve İsrail’in kışkırtmaları değil “İran’ın nükleer anlaşmaya uymaması” gösteriliyor.

Dahası, teknik analizin ardından rapor, siyasi olarak, açık açık ABD-NATO-İsrail çizgisine yanaşılmasını öneriyor: “Türkiye’nin son yıllarda ABD ile ilişkilerini iyileştirmesi, NATO ile ilişkilere de yansımıştır ve bu sürecin sürdürülmesinde fayda mülahaza edilmektedir.”

Raporun en yakıcı bölümündeyse, Türkiye’nin, en az İsrail ve ABD kadar İran karşıtı olması gerektiği dile getiriliyor: “Türkiye bu aşamada İran’ın nükleer faaliyetlerinden, geniş füze ve SİHA envanterinden ve bölgesel milis şebekesinden en az İsrail ve ABD kadar tehdit hissetmektedir. Ancak Türkiye ve İran arasında olası bir gerginlik oluşması hâlinde, Tahran’ın yeteneklerini Ankara aleyhine seferber etmeyeceğinin garantisi yoktur.”

Sahte Filistin bayrağı

Dolayısıyla, Next Sosyal’e bakıldığında “yerli veya milli değil ki, bak, başkasından almışsınız”dan, “zaten bunlar samimi değil, her şeyleri takiye”den ibaret tepkiler, konunun esasını ıskalıyor.

Türkiye de, bölge de, herkesin bir şekilde hamle yaptığı fakat kimsenin uzun vadeli planının tutacağından emin olmadığı bir dönemden geçiyor.

Devlet, en azından devletin içindeki kimi kadrolar, İsrail tehdidini gerçekten hissediyor.

Ancak iktidar bloğu, tehditten kurtulmanın yolunu tehdidin kaynağı olan odaklarla işbirliği yapmakta arıyor.

Kamuoyu nezdinde İsrail’e karşı ara sıra yapılan çıkışlar, giderek, Haluk Bayraktar’ın deyişiyle bir “sahte bayrak” hüviyeti kazanmış durumda.

Kendi şirketi İsrail’le ilişkilerini geliştirirken Selçuk Bayraktar, “İsrail tehdidi nedeniyle” sosyal medya platformu kurduğunu açıklarken bir sahte bayrak dalgalandırıyor.

Açık istihbarat raporunda İsrail, ABD ve NATO’yla birlikte İran’a karşı savaş çizgisini benimseyen devlet, siyasi iktidarın ağzından “terörsüz Türkiye” sürecinin dahi kökeninde İsrail tehdidinin yattığını duyuruyor, Filistin’le hamasi dayanışma mesajları paylaşırken bir sahte bayrak dalgalandırıyor.

Peki Bayraktar’ın Haniye’ye taziye mesajı sansürlendiği için kurduğu sosyal medya platformunda bu eleştiriler dile getirilebilir mi?

Bayraktar’ın, hiçbir yorum olmaksızın sadece Erdoğan’ın damadı olduğunun yazıldığı ajans haberlerine dahi dava açmayı huy haline getirmesine bakılırsa, pek mümkün gözükmüyor.

İsrail Filistin ve İran'a bombalar yağdırırken, Baykar İsrail'e silah üreten Leonardo ile ortak oldu
baykar
  • 1

     https://haber.sol.org.tr/haber/yerli-milli-mesajlasma-uygulamasi-chat-kim-nasil-guvenecek-393684

  • 2

    https://mia.edu.tr/uploads/f/12-gn-savasi-ve-trkiye-iin-dersler_1.pdf?v=1754026418

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.