Sayfa yolu
Batı’nın soykırımcı İsrail sevdası: Filistin’deki işgalcilere yüzde 0,5 bile dokunamadılar!
Umut Araz
Yayın Tarihi: 14.07.2026 , 16:47
İsrail’in Filistin halkına dönük soykırım niteliğindeki saldırılarına Avrupa’daki emperyalist merkezlerin katkısı yalnızca siyasi destekle sınırlı değil.
AB bugün de İsrail’in en büyük ticari ortaklarından biri konumunda yer alıyor.
Soykırımın çarpıcı şekilde ilerleyişi bu tabloda herhangi bir değişiklik yaratmış değil.
Söz konusu ticari ilişkinin zeminini oluşturan AB-İsrail Ortaklık Anlaşması bir süredir Avrupa kamuoyunda tartışılıyor.
AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması talebiyle yürütülen imza kampanyasına şimdiye kadar 1 milyondan fazla AB vatandaşı destek verdi. Ancak her fırsatta dünyaya demokrasi dersi vermeye soyunan AB bu konuda somut bir adım atmaktan oldukça uzak.
İşgalciler itiraf ederse...
Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması talebiyle başlayan tartışmalar, AB’nin yürütme kurumları tarafından yalnızca yasa dışı yerleşimcilere dönük yaptırım seçeneklerine indirgenmiş durumda. Bu yaklaşım AB’nin İsrail sevdasının ve Filistin konusundaki ikiyüzlülüğünün açık bir ifadesi.
İkiyüzlülük çünkü demokrasi şöleni tadında büyük bir gürültüyle yürüyen tartışma aslında AB-İsrail ticaretinin yüzde 1 azalmasını bile içermiyor.
AB’ye ithal edilen İsrail ürünlerin yasa dışı işgal altındaki Filistin topraklarında üretilip üretilmediğini tespit etmesinin tek yolu var: İsrailli patronların suç işlediklerini beyan etmeleri. Ve örneğin Batı Şeria’da üretildiği beyan edilen ürünlerin AB-İsrail ticaretindeki toplam hacmi yalnızca yüzde 0,5!
Dün Brüksel’de gerçekleşen AB Dışişleri Bakanları toplantısında İspanya, Belçika ve Hollanda’nın öne çıktığı yaptırım yanlısı ülkelerin bu konudaki talepleri bir kez daha sonuçsuz kaldı. Ne yasa dışı yerleşimcilere dönük yaptırım talebi ne de AB’ye giren İsrail menşeli ürünlere dönük daha fazla denetim talebi karşılık bulabildi. Yalnızca konu üzerine çalışacaklarını söylediler.
Soykırımcı İsrail hükümeti Filistinlileri topraklarından ediyor, İsrailli patronlar o topraklarda üretim yapıyor, sonra da bu ürünleri bütün dünyaya satarak zenginleşiyorlar. İsrail’in en büyük ticari ortağı olan Avrupa Birliği buna dair göstermelik bir karar bile alamıyor.
soL Haber son dönemde iktidarın saldırılarına maruz kalıyor. Bu saldırılara karşı halka yalan söylemek suçtur diyen soL'un sesini hep birlikte güçlendirelim. soL'la dayanışmak isteyen tüm okurlarımızı abone olmaya çağırıyoruz.
Başarı diye pazarlanan bu...
Ve bugün aynı AB ile “stratejik ortak” olmak, büyük silah alışverişleri yapmak Türkiye'de halka başarı olarak pazarlanıyor. Avrupa’daki ikiyüzlülükle iktidarın bu tutumu arasında bir bağ olduğu ortada.
AB kağıt üzerinde İsrail’in Filistin’deki yerleşimlerini uluslararası hukuka aykırı bulduğunu iddia etse de bu durum yasa dışı yerleşimlerde üretilen ürünlerin AB’ye girişine engel değil. Bu ürünler yalnızca üretim yeri işaretlenerek satışa sunuluyor.
Aynı konu geçtiğimiz ay AB Liderler Zirvesi’nde de gündeme gelmiş ve tartışmanın yaptırım yanlısı ülkeler ve Almanya, Çek Cumhuriyeti, Slovenya’nın başını çektiği yaptırım karşıtı ülkeler arasında bir gerilime dönüştüğü basına yansımıştı.
AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın toplantı sonrasında üye ülkelerin çoğunluğunun İsrail’e karşı bu konuda adım atmaktan yana olmasını söylemesinin de hiçbir hükmü yok. Zira aynı açıklamada Ukrayna’daki savaşa daha fazla destek verileceği, Karadeniz’deki kuşatmanın güçleneceği, “Rusya’dan gelen baskıya karşı” Ermenistan’a daha fazla para akıtılacağı söylendi. Hatta Venedik Bienali’nde Rus pavyonunun yeniden açılması üzerine bianele AB’den sağlanan fonun kesileceği duyuruldu.
Dünyayı savaşa sürüklemeye niyetli emperyalist barbarlıktan ve de bu barbarlıkla “stratejik ortaklık” kurmayı başarı sayanlardan Filistin halkına fayda gelmeyeceği kesin.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.