Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Barrack'tan 'inciler': İsrail işgalini normalleştirdi, Tel Aviv-Ankara ittifakını önerdi, ülkesini savunmayan HTŞ'yi övdü

Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Tom Barrack, Ortadoğu için "demokrasi" yerine "güçlü liderlik" ve "müşfik monarşi" modellerini önerdi. İsrail’in Suriye’deki işgalini "normal" karşılayan ve HTŞ yönetiminin işgale karşı koymamasını "akıllıca" olarak nitelendiren Barrack, Türkiye ile İsrail’in ittifak kurabileceğini söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 17.04.2026 , 17:04

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında düzenlenen oturumda konuştu.

Netanyahu'nun hiçbir anlaşmayı tanımadan Suriye'yi işgal etmesinden normal bir şeymiş gibi bahseden Barrack, Suriye'deki HTŞ yönetiminin işgale karşı koymayarak "akıllıca" davrandığını savundu.

Barrack, bölge ülkelerinin İsrail'le normalleşmesinin önünü açan İbrahim Anlaşmaları'ndan bahsetti, ardından "İsrail, Türkiye ile de ittifak kurabilir" dedi.

Öte yandan Barrack, bu konuşmasında da "Demokrasi Ortadoğu'ya fazla" demeye getirerek, "Dünyanın bu bölgesi sadece güce saygı duyar. Güç göstermezseniz, savunmada kalırsınız" ifadelerini kullandı.

'Şara yönetimi İsrail'e tek bir kurşun bile sıkmadı'

Golan Tepeleri'ni onlarca yıldır işgal altında tutan İsrail, Beşar Esad yönetiminin düşmesinin ardından Suriye'deki işgalini daha da genişletti. Özellikle Lübnan'a yönelik saldırılarında işgal ettiği bölgeleri aktif şekilde kullanan İsrail ordusu, zaman zaman Suriye'nin güneyindeki kırsal bölgelere baskınlar düzenledi. Hatta Dürzileri koruma iddiasıyla başkent Şam'a yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi.

Buna karşın HTŞ yönetimi, İsrail'e karşı herhangi bir mücadele yürütmedi, ülkesini işgal eden İsrail askerlerine bir tane bile kurşun sıkmadı.

Barrack da konuşmasında HTŞ'nin İsrail'e karşı uzlaşmacı tavrına dair şunları söyledi:

 "8 Aralık'tan bu yana Suriye, Şara yönetimi altında İsrail'e tek bir kurşun bile sıkmadı. Aksine Cumhurbaşkanı Şara, defalarca İsrail ile sorun istemediklerini, düşmanlık aramadıklarını, bir saldırmazlık ve normalleşme anlaşmasına açık olduklarını söyledi."

Netanyahu'nun hiçbir anlaşmayı tanımamasını gayet normal bir şeymiş gibi aktaran Barrack, HTŞ'nin ise işgale karşı koymayarak "akıllıca" davrandığını savundu:

"İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim'den sonra her şeyin değiştiğini açıkça söyledi. Sınırları umursamıyor, hatları umursamıyor, 1967 sınırını umursamıyor, 1974 sınırını umursamıyor, 8 Aralık hattını umursamıyor. Suriye, bu çatışmaya girmeyerek akıllıca davrandı. Bu nedenle ihlaller, sürekli devam ediyor. İsrail, bir konvoy gördüğü her seferinde bu hatları geçiyor çünkü iki taraf arasında hâlâ güven yok."

Barrack, Suriye'nin "defalarca görüşmeye hazır olduklarını" dile getirdiğini aktardı ve İsrail'e karşı "hasmane bir tutum sergilemeyerek çok akıllıca davrandığını" iddia etti.

Yine İbrahim anlaşmalarına işaret etti

Düşmanı askeri yöntemlerle ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşımın kalıcı çözüm üretmediğini söyleyen Barrack, bu yöntemin, nesiller boyu süren nefret döngüsünü beslediğini ifade etti.

Kalıcı çözümün, refahın sağlanmasından geçtiğini öne süren Barrack, bireyden aileye, topluluktan devlete uzanan bir kalkınma yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini savundu.

Barrack, bölgesel sorunların çözümünün yine bölge ülkeleri tarafından bulunması gerektiğini söyledi ve bu çerçevede İsrail'le normalleşmenin önünü açan İbrahim Anlaşması'nın uzun vadede çözümün parçası olabileceğini iddia etti.

'İsrail ve Türkiye ittifak kurabilir'

Barrack, Suriye'de yürütülen sürecin Türkiye ile birlikte şekillenen bir "deney" niteliği taşıdığını da söyledi.

Türkiye'nin yalnızca NATO'nun en büyük ikinci gücü olmadığını, aynı zamanda nüfusu, kaynakları ve askeri kapasitesiyle bölgedeki en önemli ve etkili aktörlerden biri olduğunu ifade etti.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "etkili bir lider" olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun da ülkesinin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.

Barrack, "İsrail, Abu Dabi ile ittifak kurduğu gibi Türkiye ile de ittifak kurabilir, Suudi Arabistan da İsrail ile ittifak kurabilir. İsrail halkının refahı için bence çözüm bu. Bu yüzden bu tür söylemlerin ortadan kalkacağını düşünüyorum. Türkiye, hafife alınacak bir ülke değil" ifadelerini kullandı.

Barrack, "Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde" düzenlenen forumda "İsrail ile Türkiye'nin ittifak kurabileceğini" söyledi. 

Forumun "Global İletişim Ortağı" olan Anadolu Ajansı, Barrack'ın konuşmasına dair kimi "dikkat çekici" ifadelere servis ettiği haberlerinde yer vermediği gibi salondaki "Filistin dostlarının" Barrack'ın bu çıkışına tepki gösterip göstermediğine veya en azından salonda bir homurdanma sesi olup olmadığına dair de bilgi vermedi.

Çünkü Barrack haklıydı. Zaten Filistin direnişi Aksa Tufanı'nı başlatmadan hemen önce AKP iktidarı İsrail'le "normalleşme" kuyruğundaydı. Erdoğan ve Netanyahu arasında gerçekleşen görüşmenin ardından taraflar Netanyahu'nun Türkiye ziyaretine hazırlanıyordu. Ancak Filistin'in başlattığı başkaldırı tüm bu normalleşme hayallerini suya düşürdü. 

Hatta Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret aylarca hız kesmeden devam etti, iki ülke arasındaki ticaret rekor seviyelere ulaştı. Kamuoyunda yükselen İsrail'le "ticareti durdurun" talebinin giderek artmasının ardından AKP iktidarı ancak geri adım attı. İsrail'le ticaret kağıt üzerinde durduruldu fakat bu sefer de devreye varil başına kâr edilen petroller, bayrak değiştirip sinyal kapatan yük gemileri girdi...

Barrack, Gazze'de ateşkes ihlallerinin sürdüğü dönemde Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünün önemli olduğunu öne sürdü ve yine Ankara-Tel Aviv ilişkisine atıf yaptı:

 "İsrail'in yapabileceği en akıllıca şey, Türkiye'yi tam da sizin dediğiniz gibi bu sürece dahil etmeye teşvik etmek ve bunu benimsemektir."

Türkiye ile Katar'ın Hamas'ı "terör örgütü olarak kabul etmediği için yıllarca eleştirildiğini" savunan Barrack, "Eğer Hamas’ı yabancı bir terör örgütü olarak kabul etme konusunda bizimle aynı fikirde olsalardı bu, asla yaşanmazdı. Onları dışlamanız gerekir. Türkiye'yi o sürece dahil etseydiniz şu anda yaşananları yani vahşetleri ve ihlalleri önlemede yardımcı olabilirdi çünkü onlar o dili konuşabiliyorlar" diye konuştu.

'Dünyanın bu bölgesi sadece güce saygı duyar'

Geçtiğimiz yıl Ortadoğu'da barışa ulaşmanın ancak ABD ve İsrail’e “boyun eğmek”le mümkün olacağını öne süren ve bunun adına da “refah” dediklerini itiraf eden Barrack, bu konuşmasında da "Demokrasi Ortadoğu'ya fazla" demeye getirdi:

"Dünyanın bu bölgesi sadece güce saygı duyar. Güç göstermezseniz, savunmada kalırsınız."

Serbestiyet'in aktardığına göre Barrack sözlerine şöyle devam etti:

"Körfez örneğine bakacak olursak; bu ülkelerin oldukça başarılı olduklarını ve buradaki müşfik monarşilerin sonuç verdiğini görürüz. Eğer bölgeyi incelerseniz ki antidemokratik olduğu gerekçesiyle bu sözlerimden dolayı muhtemelen yine eleştiri alacağım, işe yarayan tek şeyin bu güçlü liderlik rejimleri olduğunu fark edersiniz. Ya müşfik monarşiler ya da bir nevi monarşik cumhuriyetler…

Bunun dışındaki her şey, yani o ‘Arap Baharı’ süreci, sadece sönümlendi ve yok olup gitti. Demokrasi ya da insan hakları adına müdahale ettiğimiz ülkeler ise hüsrana uğradı.

Günün sonunda refah; İsrail’in, çıkarlarını Körfez’le ve bu köklü medeniyetlerle ki Suriye dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir, ortak bir paydada buluşturmasından geçiyor.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.