Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Baltık’ta barut kokusu: NATO'dan ABD'siz savaş provası

ABD’nin doğrudan katılımı olmadan yürütülen ve Avrupa’nın kendi savaş kapasitesini test ettiği tatbikatta Almanya lojistik üs, Türkiye ise askeri güç olarak konumlanıyor. Savaş senaryolarının Hannover şehir merkezine kadar taşındığı operasyon, kıtanın yeni askeri mimarisini gözler önüne seriyor.

Onur Aslan

Yayın Tarihi: 22.02.2026 , 16:26

Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletindeki Putlos Truppenübungsplatz’ta NATO’nun bu yılki en büyük askeri tatbikatı olan “Steadfast Dart 2026” uygulama evresine girdi. NATO’nun verdiği bilgilere göre yalnızca amfibi çıkarma operasyonuna 15 savaş gemisi ve yaklaşık 2 bin 600 asker katıldı. Deniz yoluyla taşınan asker, silah ve askeri mühimmat Baltık Denizi kıyısında karaya çıkarıldı.

Tatbikatın genelinde 13 ülkeden yaklaşık 10 bin asker, 1500’den fazla askeri araç ve 17 savaş gemisi yer alıyor. NATO’nun “kriz müdahalesi” olarak tanımladığı bu hazırlık, gerçekte Avrupa coğrafyasının yeni savaş senaryolarına göre yeniden düzenlenmesinin askeri provası niteliği taşıyor. Operasyonel komuta, Hollanda’nın Brunssum kentindeki NATO Karargâhı Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığı tarafından yürütülürken, Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ve NATO Generali Ingo Gerhartz da tatbikatı sahada takip etti.

Tatbikata en büyük askeri katkının Türkiye, İspanya ve İtalya gibi güney Avrupa ülkelerinden gelmesi dikkat çekiyor.

Savaş planları şehir meydanlarına taşınıyor

Tatbikat kapsamında 19 Şubat günü Hannover kent merkezinde üst düzey NATO yetkilileri ve politikacıların katılımıyla bir resepsiyon düzenlendi. Kentin iç ve eski şehir bölgelerinin saat 11.00 ile 00.00 arasında kapatılacağı belirtilirken, Hannover Eski Belediye Binası’nda yapılan toplantının içeriği “yüksek gizlilik” kapsamında tutuldu.

Kamuoyuna yansıyan sınırlı bilgilere göre Almanya’ya çağrılan yaklaşık 10 bin asker, çeşitli savaş senaryolarını prova etmek üzere bölgede konuşlandırıldı. Türkiye’nin 2 bin 200 askerle en büyük kontenjanı oluşturduğu ifade ediliyor.

Toplantının askeri bir üs yerine doğrudan şehir merkezinde yapılması, NATO’nun militarizasyon politikalarının gündelik yaşam alanlarında meşrulaştırılmaya çalışıldığını gösteriyor. 

Hannover’de geçtiğimiz yıl ilk kez Almanya silahlı kuvvetlerinin yemin töreni düzenlenmiş, ayrıca kentin 2027 yılında yeni bir silahlanma fuarına ev sahipliği yapması planlanmıştı.

ABD geri çekilirken Avrupa savaş kapasitesini büyütüyor

Tatbikatın en dikkat çekici yönlerinden biri ise NATO’nun en büyük askeri gücü olan ABD’nin sahadaki yokluğu oldu. “Steadfast Dart 2026”, ABD’nin doğrudan katılımı olmadan yürütülen nadir geniş çaplı NATO tatbikatlarından biri olarak öne çıkıyor.

Tatbikat kapsamında NATO’nun “mızrak ucu” olarak tanımlanan Müttefik Mukabele Kuvveti birliklerinin Güney Avrupa’dan NATO’nun doğu sınırına hızlı sevkiyatı test ediliyor. Amaç, yaklaşık 40 bin askerin 10 gün içerisinde konuşlandırılabilmesi. Bu hedef, NATO’nun olası bir bölgesel savaşa ne denli kısa sürede müdahil olmayı planladığını ortaya koyuyor.

Geçtiğimiz hafta Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Avrupa müttefiklerine yönelik "Bizi zayıflatan müttefikler istemiyoruz" ifadesi ise ABD’nin Avrupalı NATO müttefiklerinden beklentilerini açık biçimde ortaya koyuyor.

ABD’nin Çin ile rekabete odaklanmak üzere Avrupa’daki askeri yükünü azaltma eğilimi, NATO’nun Avrupa kanadını kendi savaş kapasitesini artırmaya yöneltiyor. Avrupa ülkeleri, ABD’ye bağımlılığı azaltmayı hedeflese de New York Times’ın aktardığına göre tatbikatın planlama sürecinde ABD subaylarının desteğine ihtiyaç duyuldu.

Özellikle uzun menzilli füze sistemleri ve uydu istihbaratı gibi kritik alanlarda ABD teknolojisinin yerini doldurmanın kısa vadede mümkün olmadığı ifade ediliyor.

Almanya lojistik merkez, Türkiye askeri güç olarak konumlanıyor

Tatbikat, olası bir savaş durumunda NATO ülkelerinin üstleneceği rolleri de gözler önüne seriyor. Coğrafi konumu ve gelişmiş askeri sanayisi sayesinde Almanya’nın NATO için bir lojistik merkez olarak konumlandırıldığı görülüyor. Bu rol, Almanya’nın Avrupa’daki askeri operasyonlar için bir sevkiyat ve ikmal üssü haline getirilmesini içeriyor.

Türkiye ise NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olması ve askeri üretim kapasitesinin dünya silah sanayinde 11. sırada yer alması dolayısıyla ittifakın askeri operasyonlarında kritik bir rol üstleniyor. Karadeniz–Boğazlar–Akdeniz hattındaki konumu, Türkiye’yi NATO’nun bölgedeki askeri yığınakları için fiili bir “ileri karakol”a dönüştürüyor.

Türkiye’nin TCG Anadolu uçak gemisi ve hızlı müdahale birlikleri ise AB ülkelerinin ABD’ye bağımlılığı azaltma hedefinde önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. 

NATO açısından bu askeri kapasitenin anlamı açık: Avrupa’nın gelecekte ABD desteği olmaksızın da askeri olarak hareket edebilmesini sağlayacak bir savaş mimarisinin inşası. Bu süreçte kıta genelinde artan askeri harcamalar ve tatbikatlar, yeni çatışma ihtimallerine karşı hazırlığın ötesinde, emperyalist haydutluğun askeri zeminini güçlendirme işlevi görüyor.

Tam gaz silahlanma politikaları ve zorunlu askerlik girişimleri eşliğinde Avrupa'nın dört bir yanına körüklenen militarizm emekçilere daha fazla çalışma, daha düşük ücret ve daha az kamusal hizmet olarak geri dönüyor. Bu nedenle işçi sınıfına dönük bu çok yönlü saldırıya karşı verilecek mücadelenin ayrılmaz bir parçası, kapsamlı bir barış talebinin yükseltilmesi olmak zorunda.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.