Sayfa yolu
Bakırhan: CHP'nin Kürt meselesinde sorumluluğu var, çözümünde de rol oynamalı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.11.2025 , 16:18
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP'nin İmralı'ya gitmeme kararını eleştirdi ve "Bu meselenin çözümünde çok aktif ve ciddi bir rol oynayabilirdi. CHP, Cumhuriyet'in kurucu partisidir; yüzyıllık meselede sorumluluğu olan bir partidir. Çözümünde de bence bir rol oynamalıdır" diye konuştu.
Gündemdeki anayasa tartışmalarına da değinen Bakırhan, "Anayasa henüz gündemimizde yok, henüz öyle bir tartışmamız yok, henüz öyle bir hazırlığımız yok. Bu mesele çözüldükten sonra tabii ki Türkiye demokratik bir anayasaya kavuşmalıdır" dedi.
'İdari kararlara' işaret etti, 'Kimi adımlar atılmalı' dedi
"Barışın toplumsallaşması gerektiğini" söyleyen Bakırhan, bu doğrultuda kimi adımlar atılmasının önemli olduğunu söyledi ve "Yani yasal düzenleme gerektirmeyen, idari kararlarla çözülebilecek; toplum 'Bak, bu iş ilerliyor, iyiye doğru gidiyor' diyebilecek" dedi.
"Nefes almamızı sağlayacak bir barış iklimi yaratacak adımlar atılabilir" diyen Bakırhan, "Cezaevleri tıklım tıklım. Hâlâ kayyımlar duruyor. Hâlâ, muhalefetin belediyelerine kayyımlar atanıyor. Belediye eşbaşkanları, belediye başkanları tutuklanıyor, yargılanıyor. Büyük iddianamelar hazırlanıyor. Dolayısıyla iktidar da burada biraz yapıcı olmalı; yürütme erki olarak tereddütleri giderici, barışı toplumsallaştırıcı bir rol oynamalı" ifadelerini kullandı.
'Sayın Bahçeli en başından beri tutarlı bir siyaset izliyor'
Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Gerekirse İmralı'ya ben giderim" açıklamasına ilişkin olarak, "Sayın Bahçeli en başından beri tutarlı bir siyaset izliyor. Çıktığı günle aslında aynı şeyleri söylüyor. Aslında iki tane aktör ilk söylediği sözü devam ettiriyor. Öcalan da Sayın Bahçeli de bunu yapıyor" değerlendirmesinde bulundu.
'100 yıllık bir meseleyi çözüyoruz'
Bakırhan, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun İmralı kararına dair de şunları kaydetti:
100 yıllık bir mesele, SEGBİS'e, link'e ya da bir bağlantıya indirgemeyecek kadar değerlidir, kıymetlidir. Şunu söylüyorum: 100 yıllık bir meseleyi çözüyoruz. Çözelim mi, çözmeyelim mi? Karar verin. Bir toplumu temsil ediyorsunuz; koca koca siyasi partilersiniz. Ha SEGBİS'e bağlanmışsın, ha oraya bir komisyon gitmiş. Meselenin kendisi, oradan ne denileceği ile ilgili bir meseledir. Kürt meselesi bir linkle çözülecek bir mesele değil. Burada gerçekten üzülüyorum. Öcalan'a gidilirse emin olun daha yapıcı bir değerlendirme çıkacağını düşünüyorum. Biz niye dünyadaki benzer deneyimlerden kendimize örnek çıkartmıyoruz? Mandela ile görüşülmedi mi? Aliya İzzetbegoviç ile görüşülmedi mi?
CHP'ye eleştiri
CHP'nin İmralı kararını eleştiren Bakırhan, CHP'nin Kürt "meselesinde" sorumluluğu olduğunu belirtti ve sorunun çözümünde de aktif rol oynaması gerektiğini söyledi:
Burada ana muhalefet partisi de aslında bu bahsettiğimiz kaygıları giderebilecek bir rol oynayabilirdi. Cumhuriyet Halk Partisi, gerçekten bu meselenin çözümünde çok aktif ve ciddi bir rol oynayabilirdi. Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet'in kurucu partisidir; yüzyıllık meselede sorumluluğu olan bir partidir. Çözümünde de bence bir rol oynamalıdır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin 'İmralı'ya gidilsin mi, gidilmesin mi?' ya da 'SEGBİS ile bir bağlantı kurulmasın mı?' tartışmasını çok talihsiz görüyorum. Çok üzüldüm. Onların da gidilmeme yönlü bir kararı var. Sadece SEGBİS meselesinden bahsetmiyorum. Dolayısıyla bu durumu eleştiriyoruz.
'CHP iktidar hedefi olan bir parti, onlardan beklentimiz büyük'
Bakırhan, CHP'den beklentirinin "büyük olduğunu" söyledi ve şöyle devam etti:
İktidar hedefi olan bir parti, Türkiye'nin en temel meselesinin çözümünde gerekirse cesur olmalı ve risk almalıdır. Kim tabanının hassasiyetine sığınarak siyaset yürütebilir? Tabanlarımız, 100 yıldır, son 50 yıldır öylesine karşı karşıya getirildi ki… Öylesine kötü algılar oluşturuldu ki bazen duygusal davranabiliyor, bazen soruyor, bazen sorguluyor, bazen de karşı noktada durabiliyor. Siyasetin görevi cesur olmak ve tabanını bu meselelere dahil etmek için bir çerçeve, bir perspektif ortaya koymaktır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden tabii ki beklentilerimiz var.
Bu meselenin çözümü 86 milyonun ilgilendiriyorsa, 86 milyonun hatırı sayılır bir kesimini temsil eden bir partinin bu meselede sağa sola bükmeden, iktidar karşıtlığına sıkıştırmadan, bu meselenin çözümünde bir kez daha aktif rol oynaması gerekiyor.
'Anayasa henüz gündemimizde yok'
Bakırhan, AKP ve MHP ile görüşmelerinin sadece sürece ilişkin olduğunu aktararak, Anayasa çalışmaları hakkında şunları söyledi:
Biz de dönem dönem hem Milliyetçi Hareket Partisi'yle hem AK Parti'yle görüşmeler yaptık. Ama gündemin kendisi bu meselenin çözümüdür, bu sürecin kendisidir. Anayasa henüz gündemimizde yok, henüz öyle bir tartışmamız yok, henüz öyle bir hazırlığımız yok. İktidar cenahından da anayasa tartışmasına dönük bir dayatma, bir gündem yok. Şu anda meselenin çözümüne odaklanmışız. Bu mesele çözüldükten sonra tabii ki Türkiye demokratik bir anayasaya kavuşmalıdır. Bu hangi vadede gelir, nasıl olur, bu dönemde gündem olur mu bilmiyorum. Anayasa gündeme geldiği zaman biz demokratik, kapsayıcı, eşitlikçi, Türkiye'nin bütün renklerini barındıran bir anayasa tartışmasına tabii ki önerilerimizle katılırız.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.