Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Bahisten şikeye: Sekiz maddede 'Türk futbolu temizleniyor mu?' sorusuna yanıtlar

Ülkede hemen her başlıkta çok büyük adaletsizlikler yaşanırken futbolda temizlik operasyonu gerçekten mümkün mü? Son operasyonlar bize ne anlatıyor?

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 11.11.2025 , 12:57 Güncelleme Tarihi: 11.11.2025 , 13:00

Futbolda yasal bahis merkezli operasyonları ve bunların ne anlama geldiğini uzun süredir soL’da geniş şekilde değerlendiriyoruz.

Tartışmaların odağında futbolda kapsamlı bir temizlik iddiası var.

Bunu hem Federasyon Başkanı hem de savcılık hem de dolaylı olarak AKP iktidarı dile getiriyor.

Peki, biri Türkiye’deki futbol ortamının, diğer ikisi de her tür hukuki sorunun merkezinde olan bu aktörler, gerçekten bir temizlik yapabilir mi?

Üstelik temizlik denilen şey, buzdağının sadece görünen yüzeyiyle ilgiliyken.

Gelin en başından bu yana atılan adımlardaki tuhaflıklara madde madde birlikte odaklanalım:

1- Süreç nasıl başladı?

Futbolda bahis operasyonu süreci daha en başında birçok soru işaretini beraberinde getirdi. Öyle ki, uzun süredir medyaya yansıyan bahis iddialarından sonra bir anda TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, düzenlediği bir basın toplantısıyla 152 hakemin aktif olarak bahis oynadığını duyurdu. Bu açıklamanın tarihi, operasyonun futbolcular, yöneticiler ve menajerler ayağına da uzanacağı bilgisi, soruşturmanın varsa güvenliğini tehlikeye atmakla eleştirildi. Gerçekten de bir tuhaflık yok muydu bir operasyonun böyle davul zurnayla ilan edilmesinde? 

Üstelik ne olursa olsun böyle bir açıklama yapıldığında liglere dair geçici de olsa bir karar alınması gerekmez miydi? 152 hakemin karıştığı bahis skandalından söz ediliyor ve her şey olağan şekilde devam ediyordu. Pasta çok büyüktü, şaibe olsa dahi oyun devam etmeli diye düşündüler, bahis de… 

Öte yandan açıklamanın böyle atar topar yapılmasına ilişkin birçok iddia gündeme geldi. Bu iddialardan biri TFF’nin kendini gelecek büyük dalgadan koruma istediği olarak tarif edildi. Oysa ortada böyle bir ihtiyaç olmadığı açık. TFF’nin tüm kurumları doğrudan iktidar görevlendirmesiyle çalışıyor, verilen talimatları uyguluyor. Dolayısıyla asıl verilmek istenen görüntü, futbolda temizlik görüntüsüydü. Bunun için de hakemleri rehin alma geçmişi olan bir ismi tercih etmişlerdi, olan buydu.

2- İlk adımda fiyasko

Sonrasında bir liste açıklandı; içinde 152 hakemin olduğu bahis oynayanlar listesi. 

Söz konusu listede kamuoyunda ismi bilinen ve gündem olan tek bir isim vardı: Zorbay Küçük. 

Dolayısıyla her şey onun üzerinden okundu. 

Kimin maçlarını yönetti, o maçlara bahis oynadı mı, uzun süre bunlar tartışıldı. 

Sonra Küçük, bir suç duyurusunda bulundu ve kesinlikle bahis oynamadığını açıkladı. 

Yapılan inceleme sonrasında Küçük’ün kimlik bilgilerinin çalındığı, telefon ve banka bilgilerinin eşleşmediği ifade edildi. Hakkındaki idari tedbir kararı dün itibariyle kaldırıldı. 

Sonuç olarak belli ki bu kapsamda bir “suçu” olmayan bir isim, bahis operasyonun yüzü olarak günlerce konuşuldu. Bunu sağlayan da doğrudan TFF oldu. “Pardon” bile demeden geçtiler.

3- Tutuklama kararları: Murat Özkaya

TFF’nin fiyaskoyla sonuçlanan bu ilk adımını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın gözaltı kararları takip etti. 

Sonrasında 7 hakem, bir kulüp başkanı ve 1 spor muhabiri tutuklandı. 

Tutuklanan isimlerden biri olan Eyüpspor Kulübü Başkanı Murat Özkaya "Ben zaten şikayetçiyim. Bu ülkeye hizmet eden bir insanım ve bu insanları ben şikayet ettim ve federasyona bildirdim” dedi. 

Sabah’ta yer alan habere göre kararda, "Özkaya'nın Süper Lig'de bulunan Eyüpspor futbol takımının başkanı olduğu ve maç sonucunu etkilemek için teklif aldığı açık kaynak araştırma raporundan anlaşıldığı" yer aldı. "Gözaltına alındıktan sonra Özkaya'nın telefon şifresini vermediği göz önünde bulundurulduğunda içerisinde maç sonucu etkilemeye yönelik eylemlerin bulunduğu" değerlendirilmesi yapıldı.

Sabah’ın haberinden öğrenebildiğimiz kadarıyla tutuklama gerekçesi bunlar. 

Peki, açık kaynak araştırmaları neler?

soL’da Özkaya’nın kim olduğuna ilişkin haberimizde daha önce basına yansıyan maç sonucunu etkileme iddialarına yer vermiştik. Gazeteci Murat Ağırel’in ilgili yazılarından hatırlatalım:

“Gençlerbirliği kalecisi Nurullah Aslan adına Eyüpsporlu yöneticilere '500 bin TL verin maçı organize edelim' diyorlar. Eyüpspor yöneticileri durumu başkan Murat Özkaya’ya bildiriyor. Murat Özkaya hemen Gençlerbirliği yönetimini arayıp durumu bildiriyor ve 'Maça çıkarmayın' diyor. Kaleci maça çıkmıyor.

***
Altınordu-Eyüp spor maçı da var. Altınordu’da oynadığını iddia eden iki kişi (AltınorduKulübü gözbebeğimizdir. Bu iki kişinin yaptığı, kulübe mal edilmemeli) yabancı numaradan Eyüpspor başkanına mesaj atıyor. 'Başkanım biz iki kişi ilk on birde maça çıkıyoruz. Bu sezon Süper Lig’i en çok siz hak ettiniz' diyor. Başkan 'İsminiz ne çocuklar' diye soruyor. Futbolcular, 'Bizim için lig bitti sayılır. Başkanım, isim tehlikeli olur bizim için. Bu maç sizin için bir şeyler yapmak istiyoruz. İster misiniz' diye yazıyor. Devam ediyorlar 'Maçı istediğiniz şekilde bitirmenizi sağlarız. Kişi başı 100 bin başkanım' diye bitiriyorlar.
Başkan hemen kulübün yetkililerini arıyor ve durumu bildiriyor. 
Telefon numarası da açık. Numara Gürcistan numarası. Ben de mesajlaşmalar var.”

Anlaşılan tutuklama gerekçesi yapılan başlıklar bunlar. 

Ötesi Sabah gazetesine servis edilmediği için şimdilik bilemiyoruz. Ancak gerekçeler bunlarsa, ilgili iddialar ve kişilere dair  bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği bilinmiyor. Dolayısıyla soruşturma kapsamındaki en “ünlü” tutuklama kararının nedenlerini de an itibariyle tam olarak bilemiyoruz.

 

4- Hakem tutuklamaları: Masak raporu dışında bir şey bilmiyoruz

Tutuklanan 7 hakeme dair de yine Sabah gazetesi tarafından servis edilen bilgilere sahibiz sadece.

Bu hakemlerin hangi maçlara bahis oynadığı, kendi yönettikleri maçlarda bahis oynayıp oynamadıkları sorusuna bir yanıt yok henüz. 

Bildiklerimiz ise şöyle:

*Şüpheli Erkan Arslan'ın MASAK raporuna göre, 2021 – 2025 yılları arasında 35 milyon 179 bin TL işlem hacmi bulunduğu, bahis sitelerinde ise 5 yıllık süreç içerisinde 6 bin 380 işlemde gerçekleştirdiği tespit edildi. Söz konusu işlemlerde, 10 milyon 548 bin TL'lik finansal işlem hacmi bulunduğu, mali profil ile uyum göstermeyen bankacılık işlemlerinin bulunduğu MASAK raporunda yer aldı.

*Şüpheli Yakup Yapıcı'nın MASAK raporunda, 2021 – 2025 yılları arasında 8 milyon 501 bin TL işlem hacmi bulunduğu, bahis sitelerinde bin 124 işlemde 1 milyon 688 bin TL işlem hacmi tespiti yer aldı. Yapıcı'nın bahis uygulamasındaki hesabını 2019–2023 yılları arasında kullandığını esnada Amatör Liglerde İl Hakemliği ve daha sonra 2023 yılı Ocak ayında bölgesel yardımcı hakemlik yaptığı ve yaklaşık 1 yıldır bahis oynadığını beyan ettiği anlatıldı.

*Şüpheli Nevzat Okat'ın MASAK raporunda ise Bankacılık 2021 – 2025 yılları arasında 50 milyon 645 bin TL işlem hacmi bulunduğu, aynı tarih aralığında bahis sitesindeki 104 işlemde 1 milyon 643 bin TL işlem hacmi bulunduğu ve mali profiliyle uyuşmadığı yer aldı. Okat'ın Şubat ayından itibaren de Profesyonel olarak hakemlik mesleğini icra ettiğini, çıkmış olduğu maçlar ile ilgili hiçbir telkin ve yönlendirme ile karşılaşmadığını, bahis sitelerinde üyeliklerinin bulunduğu ve bu üyeliklerle oyun oynadığını beyan ettiği kararda yer aldı. Ayrıca Okat'ın cep telefonundaki notlar bölümünde bahis sitesi üyelik bilgilerinin kaydettiği tespiti belirtildi.

5- Gerçek suçlu hakemler mi?

Peki, futbolcular faslına geçmeden hakem gündemini kapatalım.

Ortaya çıkan tabloyu düşününce “gerçek suçlu hakemler mi” diye sormak gerekiyor.

soL’da, bir federasyon başkanı ile eski federasyon başkanı bahis şirketi patronu arasında yapılan sponsorluk anlaşmasını ayrıntılarıyla aktarmıştık.

Buna göre Nihat Özdemir döneminde yapılan anlaşma kapsamında TFF 2 ve 3. Lig’in isim sponsoru eski TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in bahis şirketi oluyordu.

Yine yapılan bu anlaşma kapsamında ligleri takip etmeleri için hakemlere bahis sitesinden hesaplar da açılıyordu.

Bu iddialara şu ana kadar hiçbir yalanlama gelmiş değil, tersine Federasyon Başkanı Hacıosmanoğlu da bunu doğrulayan açıklamalar yaptı.

Yani hakemlerin ilgili ligleri izlemek için tek yolu, Federasyon’un yaptığı anlaşma kapsamında bahis şirketinin sitesinden hesap açmak. Ancak tuhaflık bununla da sınırlı değil. Siteye abone olup ligi izlemek isteyen hakemlere bir de bahis oynamaları için “hoşgeldin bonusu” verilmiş. 

Tam da Türkiye’deki futbol ortamına uygun bir adım değil mi?

Bunun yanı sıra en başta ortaya 152 hakemin adı atıldı, bunun sadece 7’si tutuklandı. Büyük bölümü ise sadece hak mahrumiyeti cezası aldı.

Bu kararların neye göre alındığı, kapsamları yine bilinmiyor.

Sonuç olarak ülkenin geniş futbol kamuoyu için “bu nasıl olur” denilen, şaşırılan tek bir isim kalmadı elde. 

Dolayısıyla ismi, cismi bilinmeyen 7 hakem tutuklandı, yönettikleri maçlar bile ilgi çekmediği için araştırılmadı ve birinci fasıl böylece kapandı.

Elde var, Eyüpspor Başkanı Özkaya’nın tutukluluğu, ondaki soru işaretleri de yanıt bulmuş değil.

6- Futbolcu sevkleri de hakem sevklerini aratmadı

Hakem adımı gözden düşünce uzun süredir temizliğin ikinci fazı olarak sunulan futbolcular piyasa sürüldü.

"Öyle bir liste gelecek ki" haberleri her yanı kapladı.

Dün akşam saatlerinde merakla beklenen liste açıklandı. Birinci skandal, TFF listeyi daha öncesinde bilmesine rağmen biri A Milli, biri Ümit Milli, biri de alt yaş kategorisinde üç milli futbolcunun bahis oynadığı için milli takımlar kadrosundan çıkarılması oldu. Yani TFF, kendi listesine dahi hakim olamayınca doğrudan Milli Takım kamplarının gündemine bahis gölgesi sokulmuş oldu.

Yine “ünlü” isimler üzerinden gidelim. 

Galatasaray’dan Eren Elmalı, Beşiktaş’tan Necip Uysal açıklanan 1024 kişilik listenin en tanınan iki ismi.

Bu isimlerden ilki bir açıklama yaparak 5 sene önce alt liglerde oynarken bir kupon yaptığını, Kasımpaşa, Trabzonspor ve Galatasaray gibi üst düzeye çıktığı dönemden sonra hiçbir şekilde bahis oynamadığını duyurdu.

Beşiktaş kaptanlarından Necip Uysal ise hayatında hiçbir şekilde bahis oynamadığını açıklayarak ertesi gün soluğu adliyede aldı ve suç duyurusunda bulundu.

Bu iki açıklama dahi bunca gürültüyle atılan adımın altını bir ölçüde de olsa boşaltmaya yetti.

Gerçekten bu kadar hazırlığı yapılan ve büyük temizlik diye sunulan operasyonlar sonrası tekrar tekrar Zorbay Küçük vakalarıyla mı karşılaşılacak merak konusu.

Küçük konusu idari tedbir kararının kalkmasıyla sonuçlandı, söz konusu iki futbolcuyla ilgili henüz böyle bir karar yok. İlgili isimlerin akıbeti kısa sürede belli olacak ancak yine de bu iki açıklamanın operasyona dair çok şey anlattığı söylenebilir.

Peki, bu iki isim dışında tablo nasıl? Listede 27 Süper Lig oyuncusu var, 4 takımdan ise hiçbir oyuncu yok. Diğer Süper Lig takımlarında ise ismi çok bilinmeyen birer ikişer ismin bahis oynadığı belirtiliyor. 

Ancak sonuç olarak liste Beşiktaş, Trabzonspor ve Galatasaray’dan oyuncular içerse de büyük olay yaratmış değil.

Ancak alt ligler için aynısını söylemek mümkün değil.

7- TFF 2 ve 3. Lig’de durumlar nasıl?

Bu iki ligin de isim sponsorun yasal bahis şirketleri olduğunu tekrardan vurgulayarak başlayalım.

Burada durum tek kelimeyle facia.

TFF tarafından duyurulan sevk listesinde 18 oyuncusu bulunan kulüp dahi bulunuyor.

Burada takımların tamamında çok sayıda oyuncu bahis oynamakla suçlanıyor.

Kaç oyuncu kendi maçlarına bahis oynadı, bu bahisler doğrudan bir şikeye nasıl dönüştü ortaya çıkacak mı belirsiz. Ancak ortaya çıkmasına ihtiyaç var mı o da bir tartışma konusu. Açıklanan sevk listelerinde büyük bir sorun yoksa, TFF 2 ve 3. Lig için alınan iki haftalık maç erteleme kararının da hiçbir hükmü bulunmuyor.

Bu liglerin içinde bulunduğumuz yıl oynanması mümkün olur mu, asıl soru bu gibi duruyor.

Sadece futbolcular kısmında derin bir bahis batağı varken, bunun kulüp yöneticilerinden azade olması da mümkün görünmüyor.

Kısacası Türkiye’de alt liglerin tamamen bahis batağının merkezinde yer aldığı ortada. Burada hangi maçlara ciddi miktarda bahis yatırıldığı eğer gerçekten araştırılırsa bazı sonuçlara ulaşmak mümkün ancak bunun gerçekten araştırılıp araştırılmayacağı ve yasadışı kısmının takip altında olup olmadığı bilinmiyor.

Ancak işin can sıkıcı kısmı, tüm detaylarıyla araştırılsa dahi, Türkiye'deki futbol ortamı düşünülünce alt liglerde kopacak kıyamet, tepede ufacık bir sarsıntı konusu bile olmayacaktır.

8- Neden buzdağının görünen yüzü diyoruz?

Operasyonun başından bu yana atılan bu adımlarının altının büyük oranda boş olduğunu vurguluyoruz.

Bunun bir nedeni mevcut TFF ve yargı ortamının Türkiye’de gerçek bir temizlik operasyonu yürütmesini olanaksız görmemiz.

Ancak tek başına bununla da ilgili değil bu değerlendirmemiz.

Operasyonun başından bu yana Türkiye’de bahis konusunda asıl gündemin başka bir alanda cereyan ettiğine işaret ediyoruz. Tüm olayın legal bahis sitelerine girip bunun suç olduğunu bile bile bahis yapan isimlerden ibaret olamayacağını dile getiriyoruz. 

Bu işin en basit ve aslında en kolay kısmı. Hakemlere hesap açıp bonus veren bir legal bahis ortamından söz ediyoruz sonuçta.

Türkiye’de futbol ortamındaki kirin merkezinde işin bir ucunda patronlar ve siyasetçilerin, diğer ucunda çeteler ve futbol dünyasının olduğu “yasadışı bahis” duruyor.

Bu sektörün 50 milyar doları bulduğunu ifade etmiştik daha önceki haberlerimizde. Bazı iddialar bu pastanın 70 milyar doları da aştığı yönünde.

Türkiye’de yöneticiler, hakemler, çeteler, mafyalar, siyasetçiler ekseninde asıl kir burada dönüyor. Bu kir düzenin tüm aktörlerini içine aldığı için şu ana kadar tek bir operasyonun dahi konusu olmuş değil.

Bu futbol ortamı ve düzeninde de olması pek mümkün görünmüyor.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.