Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bahçeli: Provokasyon partisine dönen CHP kanayan yaradır, kaynayan kazandır

Gündeme dair çeşitli başlıklarda açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP'yi hedef aldı, DEM Parti'ye İmralı Süreci için çağrıda bulundu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.04.2025 , 18:03 Güncelleme Tarihi: 29.04.2025 , 18:04

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya üzerinden gündeme dair çeşitli açıklamalarda bulundu.

CHP'nin ülke genelinde karışıklık çıkarmak istediğini söyleyen Bahçeli, "CHP, kanayan yaradır, kaynayan kazandır, kaybolan zamandır" dedi. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'e ilişkin "Suçu Kürt olmak" ifadesinin de "bölücülük" olduğunu söyledi.

DEM Parti'nin Türkiye partisi istikametinde azim ve sabırla mesafe aldığını söyleyen Bahçeli, "PKK’nın derhal silahlarını teslim etmesi, kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini tamamlaması terörsüz Türkiye hedefinin enfekte olmaması, kimi komplikasyonların yaşanmaması için derhal sağlanmalıdır" çağrısında bulundu.

CHP'yi hedef aldı

MHP'nin X hesabında Bahçeli'nin açıklaması yayımlandı.

"Ülkemiz genelinde karışıklık çıkarmak için müsait zaman kollayan, güven ve istikrar ortamını kundaklamak niyetiyle yanıp tutuşan; bunun provasını da sistemli, şiddetli ve sinirleri geren gayri ahlaki taktiklerle yapmayı deneyen kimliksiz ve kifayetsiz bir melez akıl devrededir" ifadelerini kullanan Bahçeli, CHP'yi işaret etti.

Bahçeli, Türkiye'nin her taraftan tehdit edilmekte olduğunu öne sürdü ve "Bu tehdit alenidir, alçaktır, ahlaksızdır, alarm verici niteliktedir" iddiasında bulundu.

"Kanun tanımayan, demokratik erdemleri takmayan siyasi ve ideolojik bir güruh devletin egemenlik haklarıyla hukukun üstünlüğüne fütursuzca kafa tutmaktadır" diyen Bahçeli, bahse konu güruhun "dışarıdan tembihli, içeriden tedarikli Cumhuriyet Halk Partisi" olduğunu söyledi.

'CHP kanayan yaradır, kaynayan kazandır'

Bahçeli, "Provokasyon partisine dönen CHP çok yoğun şaibe ve şüphe altındadır" dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Hiçbir yama karşımızdaki siyasi yırtılmayı kapatacak ebat ve boyutta değildir. Öyle ki CHP, kanayan yaradır, kaynayan kazandır, kaybolan zamandır.
Bu sakil ve sakim siyaset anlayışında, sapla saman birbirine karışmış, temizlikle kirlilik iç içe geçmiştir. Doğru ile yanlış, helal ile haram, güzel ile çirkin, haysiyet ile habaset, hakikat ile hamaset yer değiştirmiştir. İlke ve iradeye, inanç ve itibara, milli istiklal ve istikbale CHP tarafından yüz çevrilmiştir."

'CHP'nin maşa gibi kullanıldığı gelişmeler'

Türkiye'de siyasetin tuhaf, tutarsız ve sancılı bir dönemden geçmekte olduğunu savunan Bahçeli, "Ülkemizin demokrasi ve hukuk emniyeti; huzur ve asayiş iklimi ardışık ve çoklu siyasi operasyonlara, yığma kalabalıklardan mütevellit eylemsel miting anaforuna maruz kalmaktadır. Nitekim vahim ve vaki puslu manzara kritik, bir o kadar da kırılgandır" yorumunda bulundu.

Bahçeli "CHP’de gözlemlenen nihayetsiz suçluluk psikolojisi, günden güne genişleyen telaş ve panik atakları çamur siyasetinin ikmaliyle geçiştirilemeyecek ehemmiyet ve ciddiyettedir" dedi ve "büyük ölçekli askeri, siyasi, ekonomik ve diplomatik sarsıntıların yaşandığı, stratejik düğümlerin yaygınlaştığı, tarife ve ticaret alanındaki bloklaşmaların sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin içerden meşgul edilmesinin ister istemez akıllara pek çok ihtimal getirmekte olduğunu" belirtti.

Bahçeli, "Bu kapsamda muazzez milletimizin muhatap olduğu, CHP’nin maşa gibi kullanıldığı mahut gelişmelerle illiyet bağı bulunan, iç ve dış bağlantıları olduğunu değerlendirdiğimiz belli başlı beş ana gündem konusundan bahsetmek mümkün ve müsellemdir" dedi. 

'Terör başka Kürt kardeşlerim bambaşkadır'

Bahçeli, "İlk olarak; CHP’nin ve yanında yöresinde hizalanan siyasi partilerin terörsüz Türkiye hedefinden duydukları açık veya gizli rahatsızlıklar ve hazım zorluklarıdır. Bilindiği üzere terörün sona ermesiyle Türkiye gücüne güç katacak, iç cephesinde ve mücavir coğrafi çevrelerde barış ve huzur kuşağı tesis edilecektir. CHP’nin, havanda su döven ve siparişle İYİ olduklarını zannedenlerin terör musibetinden kurtuluşa akıllarının yatmadığı, işlerine gelmediği, gönüllü olmadıkları az çok bilinen bir husustur" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Mersin mitinginde tutuklu Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'e ilişkin "Suçu Kürt olmak, suçu Kürtlerle Türklerin kardeşliğini savunmak, bu konuda makaleler yazmış olmak, kitaplar yazmış olmak, hatta bugünkü iktidardan övgüler almış olmak" ifadeleri hakkında da değerlendirmede bulundu.

Özel'in konuşmasının "hezeyan dolu" olduğunu söyleyen Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:

"Halen tutuklu bulunan Esenyurt Belediye Başkanı’nın tek suçunun Kürt olduğunu iddia etmesi bölücülüktür, kötü ve kötürüm bir siyaset dilidir. Özgür Özel fitneye bedenlik ve sözcülük yapmaktadır. Terör başka Kürt kardeşlerim bambaşkadır. İkisini birlikte değerlendirenler katıksız vatan hainidir.

Özgür Özel’in beyan ve duruşu, hayal mahsulü suçlamaları, Türkiye’nin iç denge ve dinamizmiyle siyasi istikrarını zedeleme çabaları düşmana bile şapka çıkartacak seviyesizliktedir. Türkler ile Kürtler arasına nifak sokmak için emre amade bekleyen kim varsa vatan ve millete doğrultulmuş emperyalist silahtır.

Mütecaviz ve mütehakkim emelleri olan ülkelere göz kırpan, yeşil ışık yakan, el sallayan, şifreli mesajlar ulaştıran CHP Genel Başkanı ve yönetiminin yolu yanlış, yöntemi sakat, kafa ve kalbi bozuktur."

'Abdi ile Şara arasındaki mutabakat ihlal edilmiştir'

Bahçeli'nin açıklamasında değindiği konulardan biri de Suriye Kürtleri Ulusal Konseyi (ENKS) ve Demokratik Birlik Partisi (PYD) öncülüğünde 26 Nisan'da gerçekleştirilen "Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı" oldu.

Konferansta "bölücü taleplerin dillendirildiğini, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünün hilafına kararlar alındığını, üniter yapıyı dışlayan bir çözüm teklifinin tartışmaya açıldığını" savunan Bahçeli, "Elbette Şam yönetimi bu ayıplı, arızalı, icazetli ve fırsatçı konferansın karar ve açıklamalarını şiddetle reddetmiş; Suriye Arap Cumhuriyeti’nin birliğini, topraklarının ve halkın bütünlüğünü savunarak kırmızıçizgi olduğunu vurgulamıştır" dedi.

Bahçeli,"Harici unsurların tesir, telkin ve dayatmalarıyla terörist Mazlum Abdi ile Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet Şara arasındaki 10 Mart mutabakatı ihlal edilmiştir. Bu ihlalin telafi edilerek PYD/YPG terör örgütünün silah bırakıp Suriye Arap Cumhuriyeti’ne belirlenmiş yol haritası doğrultusunda entegre olması bölge barışı ve geleceği adına hayati önemdedir" ifadelerini kullandı.

'PKK kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini derhal sağlamalı'

DEM Parti'nin Türkiye partisi istikametinde azim ve sabırla mesafe aldığını söyleyen Bahçeli, DEM Parti'nin de konferansa tepki göstermesi gerektiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı.

"PKK’nın derhal silahlarını teslim etmesi, kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini tamamlaması terörsüz Türkiye hedefinin enfekte olmaması, kimi komplikasyonların yaşanmaması için derhal sağlanmalıdır. Önşart ileri sürülmeksizin 27 Şubat İmralı çağrısına bağlılık esastır ve bölücü terör örgütünün önderi olarak gördüğü şahsa itibar ve itaati asıldır. Başka çıkar yol ya da sığınılacak bahane kalmamıştır. Özellikle halen yaşam mücadelesi veren, umut verici haberler almak istediğim ve Rabbim’den şifa bulmasını niyaz ettiğim DEM Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder’in emekleri ve bugüne kadar atılan müşterek adımlar heba edilmemelidir.

Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir. Buna kapalı durmak, terörü ülke ve bölge gündeminden çekip çıkarmak insani, milli, şüphesiz vicdani mahiyetli namus meselesidir. Zıt kutupları buluşturan, çelişkileri çözen, önyargıları bıçak gibi kesen samimi, gerçekçi, insani ve dürüst tavırlara ihtiyaç ileri düzeydedir. Tecelli edecek iç derinlikle, müessir muhakeme gücüyle, klişelere teslim olmayan kavrama yeteneğiyle konuşup anlaşmak, sıkılı yumrukları açıp tokalaşmak herkesin yararınadır. Ortak anlayış, ortak akıl, ortak eylem ve ortak erdem çıkabilecek yol kazalarını asgariye indirecektir."

Türkiye'yi 'İslam ülkelerinin öncüsü' olarak nitelendirdi

Gazze'de soykırım sürerken Türkiye'nin Filistin halkının yanında olduğunu savunan Bahçeli, "Ülkemizin bu ahlaki tutumu doğrultusunda üstleneceği ve hatta icrası kaçınılmaz önem ve değerde bulunan, inkar ve istismarı da olmayacak tarihi görevleri vardır" dedi.

Türkiye'yi "İslam ülkelerinin öncüsü" olarak nitelendiren Bahçeli, "İsrail yönetimi aklını başına almalı, Türkiye’yi İslam ülkelerinin öncüsü olarak bu tarihin görevin müdahil sıfatıyla sahada ve zor kullanarak ifası mecburiyetinde bırakmamalıdır" dedi.

Bahçeli, "Gazze’de bebekler gıda ve ilaç yokluğundan ölürken CHP’nin gündemi Siyonizm’in ayak izlerine basarak yürümektir" iddiasında bulundu ve 
"Yeni bir dünya kurulurken CHP Türkiye’nin temellerine dinamit döşemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızı düelloya çağıran, iftira ve isnatlarını otomatiğe bağlayan Özgür Özel yalnızca aklını peynir ekmekle yememiş, klinik psikolojinin konusu olmak için iyice kolları sıvamıştır" ifadelerini kullandı.

Protestoları hedef aldı: 'Zaman ayarlı kışkırtmalar'

Bahçeli'nin açıklamasında hedef aldığı bir başka konu ise protestolar oldu. Bahçeli "Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısını kurcalayan, toplumsal ruh ve ahlaki bünyesini darboğaza sokan şiddet dili, kadın kılığında sahnelenen yasa dışı eylem direnci, sokakları terörize etmeye çalışan zaman ayarlı kışkırtmalardır" dedi ve ekonomide zor zamanların geride kaldığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ekonomisi en zor etapları geride bırakmış, en çetin süreçleri aşmış, enflasyon 10 aydır inişe geçmiştir. Küresel resesyon riski belirgin olsa da, ufukta tehlike çanları çalsa da, ticaret kanalları tıkanmaya yüz tutsa da, Türkiye milli birlik ve dayanışma gücüyle muhtemel dış kaynaklı ekonomik türbülansı göğüslemeyi, riskleri fırsata çevirmeyi başaracaktır. Kaldı ki şimdiden ortaya çıkan açık ve sevindirici gerçek budur.

Ekonomideki dönemsel sorunları siyasal ve toplumsal tepkiye dönüştürmek için kuyruğa girenler evvelemirde belediyelere çöreklenen, kamu kaynaklarına çullanan organize yolsuzluk şebekesinin hesabını vermek durumundadır. Milletin kesesini, devletin kasasını soyanlar bellidir, onlarla ilgili hukuki süreç işlemektedir. Türk adaletine saygı ve riayet ise herkesin ikamesi olmayan görevidir."

'Özel'in iddiaları yüz kızartıcı ve ahmakça'

Açıklamasının devamında İBB'ye yönelik soruşturmalar, ikinci gözaltı dalgası, güvenlik kamerasının bantlanması ve jammer (frekans kesici) tartışmalarına değindi.

Özgür Özel'in açıklamalarını hedef alan Bahçeli, "iddia" olarak nitelendirdiği açıklamarın "siyasi ve düşünce namusu açısından yüz kızartıcı ve ahmakça" olduğunu öne sürdü.

Emniyet Genel Müdürlüğü kimlerin frekans kesici kullanacağını 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanuna dayanarak açıklamıştır. Belediye başkanlarının böyle bir hak, yetki ve imtiyazlarının olmadığı netleşmiştir.

"Kirli çamaşırların ortaya döküldüğünü" iddia eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Beytülmala el uzatanlardan, tüyü bitmemiş yetimin hakkını siyasetin finansmanına harcayanlardan, para kulesi dikenlerden, sorgusu sırasında telefon ve numara gizleyenlerden, sorulara cevap vermekten devamlı kaçınanlardan, cezaevinde kurye avukat kullananlardan, tutuklu olmasına rağmen sürekli mesaj yayınlayanlardan, tanıklara baskı ve şantaj yapanlardan hesap sorulmayacak da kimden sorulacaktır?

Özgür Özel’in; 'iktidarın iki hedefi var: Birincisi milletin iradesine çökmek, ikincisi de İstanbul’un rantına çökmek' ifadesi hukuksuzluğun zifiri karanlığına yuvarlanmış bir densizin sızlanışı, korku dolu bühtanıdır. CHP, emanete ihanet etmiş ve adaletle yüzleşmekten kaçmıştır. Fakat bu kaçışın faydası olmayacak, hiçbir makul ve makbul sonuca da yaramayacaktır."

Deprem açıklaması: 'İstanbul’un terk edilmesini isteyen işgal artıkları'

Bahçeli'nin açıklamasında yer verdiği son konu ise 23 Nisan'da Marmara Denizi'nde meydana gelen ve İstanbul'u etkileyen deprem oldu.

"Şehirleşme ve kentleşme politikamızla varoluş planlarımızı bu gerçeğe uygun inşa ve ihya mecburiyeti hasıl olmuştur" diyen Bahçeli, İstanbul’da 1,5 milyon binanın riskli olduğunu, dönüşmeyi bekleyen konut sayısının da 600 bin civarında bulunduğu hatırlatarak açıklamasını şöyle noktaladı:

"2018 yılından bu yana İstanbul’a bir çivi çakmayan müflis siyasetçilerin başından beri tek hedefi şehremini görevini onurluca üstlenmek değil, bilakis oturdukları koltuğu basamak yaparak siyasi kariyer iştahlarını doyurmak üzerine şekillenmiştir. Bu haksızlıktır, siyasi ahlak ve etik ilkelerine sığmayan açgözlülük, fırsatçılık ve hasisliktir.

Kanal İstanbul’a karşı çıkıp devamlı surette yaygara koparan, kentsel dönüşüme itiraz eden malum siyasi zihniyet depremle mücadelenin hazırlık aşamasında dahi sınıfta kalmış, sadra şifa hiçbir basiret ve gayret göstermemiştir.

Ayrıca deprem konusunda çalışan ilim insanlarının ve ortaya karışık söylemleri meslek edinen sözde uzmanların çelişkili, birbiriyle tamamen çatışan söz ve değerlendirmeleri kabul edilir gibi değildir. İstanbul’un terk edilmesini isteyen işgal artıklarına ise diyeceğim şudur: Kanımızla, canımızla vatan yaptığımız İstanbul’u değil terk etmek tek bir taşından bile vazgeçmeyiz, sırt dönmeyiz.

Fukara olan aklın sonucu ukala dildir. Bu dil müteyakkız zekadan mahrum, bağımsız vicdandan uzak, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla malul CHP kuryesi dilidir ve son derece tehlikelidir. Bugünkü CHP yönetimi, milli birliğimiz, milli varlığımız ve bağımsızlığımız üzerinde hesabı olan ve kale kapımıza kadar dayanan zalimane mihrakların koçbaşı rolüne talip olacak kadar alçalmış ve başkalaşmıştır.

Bilinmesini gönülden arzu ederim ki, kahırdan lütuf doğacak, süper güç Türkiye ülküsü kudret ve kuvvet bileşkesinde, milli birlik ve kardeşlik içinde bir dev misali ayağa kalkacaktır. O kutlu uyanış ve kalkışın şahitleri arasında Özgür Özel ve şürekâsı olmayacaktır."

Tülay Hatimoğulları iktidara çağrı yaptı, Bahçeli'ye yanıt verdi: ‘Kimi adımların atılması elzemdir’
dem

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.