Breadcrumb
Bahçeli-Erdoğan gerilimi iddiaları: Neler konuşuluyor?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.10.2025 , 11:30
29 Ekim törenlerine damgasını vuran olay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önce Anıtkabir sonra da Saray’daki törende yer almaması oldu.
Bu gelişmelerin ardından Bahçeli’nin son dönemdeki çıkışları ekseninde bir kriz olduğu iddiaları hızlıca gündemin üst sıralarına çıktı.
Tam da bu tartışmalar sosyal medyaya yansıdığı sırada MHP’nin yayın organı Türkgün’ün Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Müftüoğlu’nun “MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi iyi anlamak, mesajlarını doğru okumak!..” mesajı geldi. Bu mesajla birlikte kriz iddiaları giderek güç kazandı.
Peki, gerçekten neler oluyor?
soL’da bundan 10 gün önce yer verdiğimiz “Kıbrıs, İmamoğlu, TRÇ, Lübnan, cemevi ve diğerleri: Bahçeli ne yapmak istiyor?” başlıklı haberde, Bahçeli’nin ilginç çıkışlarını derlemiş ve şunu vurgulamıştık:
AKP'nin özellikle 15 Temmuz’dan bu yana en yakın müttefiki haline gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde yaptığı, AKP’nin dahi sınırlarını zorlayan açıklamalarla dikkat çekiyor. Bahçeli’nin 'sınır tanımayan' açıklamalarının bir bölümü AKP tarafından dahi sessizlikle geçiştiriliyor. Bu çıkışları sadece Bahçeli’nin tuhaflığıyla açıklamak işin kolayı gibi görünüyor. Bunların bazıları, muhataplarıyla pazarlıkta koz olarak dile getirilirken, bazıları iktidar bloğu içindeki itiş kakışın yansıması niteliğinde. Öte yandan Bahçeli’nin hemen her başlıkta en uç pozisyonda yer alması, tuhaf çıkışlar yapması AKP’ye geniş bir hareket alanı da sağlıyor.
Kıbrıs ve İmralı krizi mi?
Bu haberden 10 gün sonra, 29 Ekim vesilesiyle bir kriz iddiası ortalığı sardı ve öne iki iddia çıktı.
Bunlardan ilki Bahçeli’nin Kıbrıs çıkışının AKP cephesinde hiçbir yankı bulmaması oldu.
soL’un tartışmaların ardından edindiği ilk bilgiler de bu yöndeydi.
Kuzey Kıbrıs seçimlerinin ardından Bahçeli’nin radikal çıkışlarının AKP cephesinde ufacık bile bir karşılık bulmamasının iktidar ortağını gücendirdiği söylendi.
Öte yandan iddiaların merkezinde yer alan ikinci konu ise “çözüm” komisyonun İmralı ziyareti başlığı oldu.
Bahçeli, İmralı görüşmesinin bir an önce yapılmasını isterken, iddialara göre AKP bu işi ağırdan alıyor.
Öte yandan krizin konusunun bu başlık olduğu iddiaları bugün güçlü bir sınamayla karşı karşıya olacak.
Bugün Erdoğan, Saray’da İmralı Heyeti’nden Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı ağırlayacak.
Görüşmenin ana konusunun komisyonun İmralı ziyareti ve atılacak yasal adımlar olması bekleniyor.
Erdoğan’ın İmralı ziyaretine karşı olduğu iddialarının somutluk kazanıp kazanmayacağı bugün büyük olasılıkla netleşecek. Olası bir karşı çıkışın Bahçeli’nin tutumu dışında da kriz konusu olmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Bahçeli’nin derdi sadece bu iki başlık mı?
Ancak Bahçeli ile AKP arasında kriz olduğu iddiaları bu iki başlığa sığamayacak kadar geniş gündemleri kapsıyor.
soL’da uzun süredir işaret ediyoruz, AKP içinde farklı ekiplerin güç savaşı içinde olduğuna dair çok sayıda haber ortaya çıktı.
Bu kavga ve gerilimin bir ucunda da MHP bulunuyor.
Özellikle emniyet ve vali atamaları sürecinde MHP ile AKP arasında gerilim olduğu iddiaları sürekli gündeme geldi. Öyle ki MHP’nin bu konuda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın karşısında, eski bakan Süleyman Soylu’nun yanında olduğuna dair çok sayıda haber ortaya çıktı. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'in, “İstatistik veriler paylaşmayı sözüm ona vazife gören anlayış yerine, kahramanlara sahip çıkan ve zafiyet oluşturmayan iradeye sahip olmak lazımdı” diyerek açıkça Ali Yerlikaya’yı hedef aldığı biliniyor.
Ancak tek kriz başlığı yukarıda da değindiğimiz gibi bu da değil.
Bahçeli’nin Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi belli ki Erdoğan’ın elini güçlendirmek adına gündeme getirdiği TRÇ ittifakı başlığı da bir soğuk duş konusu olmuştu. Erdoğan, Bahçeli’nin önerisine dair bir gazetecinin sorusuna “Doğrusu takip edemedim…” diyordu.
Öte yandan İmamoğlu davası konusunda Bahçeli’nin iddianamenin gecikmesinden huzursuz olduğu da gündeme gelen bir diğer iddiaydı. Son casusluk operasyonunun da bu konunun uzamasının gerekçelerinden biri olarak gündeme getirildiği dahi tartışıldı.
Bahçeli’nin Lübnan modeli önerisi, Alevi açılımı gibi adımlarının da şu ana kadar AKP cephesinden hiçbir tepkiyle karşılanmadığının altını çizelim.
Sonuç olarak iktidar ortağının sadece son döneme sıkışan bunca önerisinin hiçbir şekilde ciddiye alınmaması bir sorun olmuş gibi görünüyor. Bu sorunların çözüm yoluna girip girmeyeceği, Bahçeli'nin Erdoğan'a gönderdiği 29 Ekim hediyesinin kriz görüntüsünün önüne geçip geçmeyeceği kısa süre içinde netleşecek gibi görünüyor.
Öte yandan zaten içerde ciddi bir gerilimle karşı karşıya olan AKP'nin bu gerilime -kendi içinde dahi oldukça etkili hale gelen- MHP'yi de dahil etmesi başka bir büyük krize gebe gibi duruyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.