Sayfa yolu
Aytunç Erkin: ‘THTM, bugünün Müdafaa-i Hukuk hareketi’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.11.2023 , 00:28 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’nin (THTM) ilk katılımcıları, soL’a bu oluşumu anlatmayı sürdürüyor. Katılımcılardan biri, gazeteci Aytunç Erkin.
Erkin, THTM’nin önümüzdeki dönem Türkiye siyasi hayatına yön verecek yapılardan biri olacağını öngörüyor.
“THTM’nin bence en büyük özelliği, kendisini 1923 Devrimleriyle özdeşleştirmiş isimleri de, kendisini 1917 Ekim Devrimi’yle özdeşleştirmiş isimleri de, yani, cumhuriyetçi birikimi de sosyalist birikimi de bir araya getirmesi.”
Üç farklı Atatürk çizgisi
Bu yıl 29 Ekim, Cumhuriyet’in yüzüncü yılına tanıklık etti. İktidar, diğer yıllardakinden dahi sönük bir karşılama yaptı. Fakat birçok yerde halk, Cumhuriyet’e ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıktığını gösterdi.
Ancak Erkin, bu durumun iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguluyor. Erkin’e göre gelinen noktada, Türkiye’de herkes Atatürk’te birleşmiş durumda, fakat üç ayrı damar, üç ayrı Atatürk tanımı yapıyor: “Bir, Cumhur İttifakı ve AKP’nin ortaya koyduğu sağ Atatürkçülük, iki, neoliberallerin, ‘liberal solcular’ın, ‘özgürlükçü solcular’ın yeniden keşfettiği Atatürkçülük ve üçüncü olarak, 1919-1923 arasındaki süreci, ardından 1938’e kadar olan süreci sahiplenen, CHP’nin altı okuyla bütünleşenlerle sosyalistlerin ortak bir noktada buluştuğu Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’nin çizgisi var.”
Erkin’e göre ikinci çizginin temsilcileri, kendilerini 1980’den sonra kendilerini “özgürlükçü sol” diye ifade eden, sonrasındaysa “sivil toplumculuk” adı altında “Kemalizm bir vesayettir”, “askeri vesayeti yıkacağız” diyenler. “Bunların rol oynadığı süreç Ergenekon, Balyoz, Odatv, Askeri Casusluk gibi operasyonlarla taçlandırıldı. Sonra gemiden atıldılar. Şimdi geldikleri noktada yeniden Atatürk’ü keşfettiler, ‘sivil Atatürk’ dedikleri bir çizgiye oturdular.”
Üçüncü çizgide, Erkin’in ifadesiyle, bir “kemalist-sosyalist ittifakı” var. “Bu, Cumhuriyet’i yarım kalmış, tamamlanmamış bir devrim olarak değerlendiren, Cumhuriyet’e sınıfsal perspektiften bakan, artık Türkiye’nin yalnızca burjuvazi üzerinden yapılan Atatürk değerlendirmeleriyle çıkış bulamayacağını savunan bir çizgi.”
‘THTM bence Türkiye siyasi hayatına yön verecek bir oluşum’
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, Erkin’e göre bu çizginin temsilcisi. “Gelinen noktada Atatürk’ü marşların eşliğinde anmak, Cumhuriyet’i marşlarla kutlamak, bunlar yeterli değil. Bugün sınıfsal anlamda baktığımızda birçok yapı, birçok kurum reklamlar verdiler vs ama bugün Cumhuriyet’e sahip çıkacak olan yine ezilenler, meseleye sınıfsal bakanlar ve aydınlardır.”
“Önümüzde tarihsel bir sorumluluk var. THTM bu yüzden çok değerli. Önümüzdeki dönemde cumhuriyetin sosyalizmle taçlanması dediğimiz sürecin hepimize yeni bir soluk olması anlamında THTM bence Türkiye’nin siyasi hayatına yön verecek bir oluşum. Bu, Anadolu Müdafa-i Hukuk derneklerinin yeniden oluşması gibi bir çalışma. Bu yüzden ben de varım dedim.”
‘Dünya da kapitalizmin yürümeyeceğini görüyor’
Erkin, yaklaşımını, dünyadaki eğilimlere dair analiziyle de destekliyor. “Artık dünya kamuculuğu tartışıyor” diyor, “artık dünya neoliberalizmin çürüttüğünü, kapitalizmin yama yapmakla yürümeyeceğini görüyor. Ve çözüm yolları arıyorlar.”
Ancak, Erkin’e göre, kapitalizme yalnızca pansuman tedavileri uygulanıyor. “Bizim de burada aydınlar olarak, gazeteciler olarak, sınıfsal anlamda hayata bakan isimler olarak, işçiler olarak, köylüler olarak bir çıkış yolu bulmamız gerekiyor. O yüzden de gerçekten demokratik ve tam bağımsız Türkiye sloganı, THTM tarafından temsil ediliyor.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
