Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AYM'nin Erdoğan'ın yetkilerini iptali: Uzlaşı, altı yıllık kanunsuzluğun üstünü mü örtecek?

Yüksek yargı, Başkanlık sisteminin temel mevzuatlarından birini büyük oranda iptal etti. Gecikmeli karar Erdoğan'a 6 yıl kazandırdı. Peki şimdi ne olacak? Eski AYM Raportörü Ali Rıza Aydın anlattı.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 04.06.2024 , 22:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Anayasa Mahkemesi (AYM), "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"nin uygulayıcısı olan temel mevzuatlardan birine ilişkin çok sayıda hükmü iptal etti.

2018 yılında çıkarılan 703 sayılı bu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yeni sisteme geçişte kritik öneme sahip metinlerden biriydi.

CHP, tartışmalı KHK'nin birçok maddesini, hükmünü, hatta sözcüğünü Anayasa Mahkemesi'ne taşımış ve iptalini istemişti.

AYM'nin karara varması 5 yılı aştı. 2023'ün son ayında açıklanan kararın 482 sayfadan oluşan gerekçeli haliyse bugün Resmi Gazete'de yayımlandı.

Gerekçeli kararın 6 yıl sonra açıklanması, kritik kararların oybirliğiyle alınmış olması, Erdoğan'ın kabine toplantısı çıkışında yaptığı açıklamalarda AYM'ye alıştığımız üzere üst perdeden çıkışmamış olması, gelişmenin düzen siyasetindeki istikrar ve yumuşama arayışının bir tezahürü olabileceğine işaret ediyor.

AYM'nin 2018'den 2024'e kadar beklettiği karar, Erdoğan dönemindeki birçok faaliyetin Anayasa'ya aykırı olduğunu saptıyor. Kararla birlikte Merkez Bankası Başkanı’nını süresinden önce değiştirmekten rektör atamalarına kadar Cumhurbaşkanına tanınan birçok yetki iptal ediliyor.

Karar gecikmeli, yöntemi tanıdık

Kararın ayrıntılarını soL yazarı ve eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Ali Rıza Aydın'la konuştuk.

Ali Rıza Aydın öncelikle AYM'nin "gecikmiş" bir karar verdiğinin altını çiziyor ve bunu AKP döneminin hukuksuzluğunun tipik bir göstergesi olarak yorumluyor.

Üstelik bu gecikme aradan geçen 6 yıldan ibaret değil. İptal edilen hükümlerin 1 yıla varan sürelerin ardından yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu süre zarfında Meclis’in yeni düzenlemelere gitmesi gerekecek. 

Aydın'a göre bu süre şu anlama geliyor:

"AYM parlamentoya diyor ki, bu konularda boşluklar doğacak, bu boşluğu doldurmak için sana süre veriyorum. Artık AYM'nin iptal kararı bilindiği için hukuk devletinin gereği olarak süre verilen maddelerin de yürürlükte kalması ve sonuç doğurması bakımından özen gösterilmesi gerekiyor."

Yani iptal edilen maddeler eğer bireysel ya da toplumsal hak ihlaline neden olursa ve bu maddeler hâlâ yürürlükte diye uygulanırsa hukuka aykırı bir durum ortaya çıkacak.

İptal edilen yetkilerle verilmiş kararlar ve yapılmış işlemler ne olacak? 

AYM'nin iptal kararı üç gerekçeye dayanıyor. KHK'nin ilk olarak yetki kapsamının, ikinci olarak amacının dışına çıktığı ve son olarak temel hak ile özgürlükler gibi düzenlenmesi yasak alanlara girdiği saptanıyor.

AYM, az sayıda maddeyi içerik bakımından iptal ederken, KHK'nin hem yetki kanununa hem de Anayasa aykırı olarak çıkarıldığını saptıyor.

Peki, iptal edilen yetkilere dayanarak geçtiğimiz 6 yılda verilen kararlar ve yapılmış işlemler ne olacak? 

"Aslında biz cumhurbaşkanlığı rejiminin bir dönemini tamamlamış olduk. Aradan bir seçim geçti. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Anayasa'ya aykırı olan maddelere dayanarak birçok işlem yaptı. Birçok kanun hükmü yürülükten kalktı, bu KHK'ye dayanılarak değiştirildi. Bunların yerlerine getirilen ek maddelerle birçok hukuksal işlem yapıldı.

Cumhurbaşkanının Anayasa'ya aykırı olan bu maddeler nedeniyle yaptığı işlemler ve eylemler nedeniyle mağdur olanlar açısından yeni bir hukuksal mücadele alanı doğmuş oluyor. Türkiye'de yargı kararlarının uygulanmadığını biliyoruz ama hiç olmazsa geciken yargı kararları üzerinden hak ihlaline uğrayanların hakları iade edilmeli."

'Cumhurbaşkanı suç işlediyse Yüce Divan yolu görünür'

İptal kararlarının yürürlüğe girmesi sürecinde Meclis'i zorlu bir sınav bekliyor.

Önümüzdeki 1 yılda Meclis'ten çıkacak kanunlar kritik öneme sahip. Ali Rıza Aydın'a göre Cumhurbaşkanı'nın Anayasa'ya aykırı olduğu belirlenen faaliyetlerinin düzenlenmesi tek başına yeterli değil. Sorgulanması gerekenin rejimin kendisi olduğunu belirten Aydın, hem hukuki hem siyasi mücadelenin önemine işaret ediyor.

"Eğer gerçekten Anayasa kapsamında ve hukuk kapsamında Cumhurbaşkanının görevi nedeniyle işlediği bir suç söz konusuysa bunun karşılığı Yüce Divan yoludur. Ancak bu yol Anayasa'daki oranlar itibariyle zor. Bir Cumhurbaşkanının Yüce Divan'a çıkarılmasının sadece matematiksel değil Anayasal bütünlük içinde de zor olduğunu biliyoruz. Ama yollardan biri de budur. Bu yol denenmelidir ama asıl yol özellikle bugünlerde "yumuşama" ya da "normalleşme" denilen süreç içerisinde siyasi mücadeleyi derinleştirmektir. 'Hukuk var, yargı var, kararlar veriliyor' diyerek hafife alamayız."

'Cumhurbaşkanı'nın yeni rektör atamaması gerekir'

İptal edilen yetkilerden ikisi kamuoyunun dikkatini daha çok çekti.

Bunlardan ilki üniversite rektörlerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına ilişkin düzenlemenin oybirliğiyle iptali oldu. Kararda rektör atamalarının KHK ile yapılamayacağına dikkat çekildi.

Bu konuda yeni bir düzenleme çıkarılması için Meclis'e 1 yıl tanındı. Verilen süre mevcut rektörlerin görevine devam edeceği, yenilerinin de iptal edilen hükme göre atanacağı şeklinde yorumlandı. Ali Rıza Aydın ise Meclis'in 1 yılı beklememesi gerektiğini söylüyor:

"AYM süreyi rektörler görevine devam etsin diye değil hukuki boşluk olmasın ve yasama organı bu konuda bir an önce düzenleme yapsın diye vermiştir. Bir hukuk devletinde rektörlük ataması gibi ciddi sonuçlar doğurabilecek bir konuda yasama organının 12 ayı beklememesi gerekir. Ayrıca AYM ne kadar süre vermiş olursa olsun hukuk devletinin gereği olarak Cumhurbaşkanı'nın yeni rektör atamaması gerekir. Atandığı zaman hukuki sakatlık doğar."

Bu noktada Meclis'in alacağı kararın niteliği de kritik öneme sahip. Aydın'a göre, AYM'nin iptal kararı göz önüne alınmalı, "KHK ile yapılamazsa kanunla yapılır" diyerek yine Cumhurbaşkanına geniş yetkiler verilmemeli.

Para politikası değişikliğinin mağdurları ne yapacak?

Dikkat çeken diğer iptal kararı, eskiden Bakanlar Kurulu’nda olan ancak 2018 yılındaki düzenlemeyle Cumhurbaşkanı’na geçen Merkez Bankası Başkanını süresinden önce değiştirme yetkisi oldu.

Aydın bu kararın da bir mücadele zemini oluşturacağı görüşünde: 

"Merkez Bankası'nın para politikaları yönünden hukuka aykırı olarak görevden alma ya da göreve atama işlemlerinde bir sakatlık varsa bu sefer bu politikalar yönünden mağdur olan, zarar görenler açısından sorun çıkacak. Bu sorunun çözümünü hukuk yoluyla aramak tek başına yeterli değil ve çok zayıf kalır. Bütün mücadele yolları denenmeli."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.