Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AYM'den Sivas Katliamı kararı: 12 yıl sonra alınan karar ne anlama geliyor?

Anayasa Mahkemesi bundan tam 12 yıl önce Sivas Katliamı dava sürecine ilişkin yapılan itirazı bugün karara bağladı. Mahkemenin 12 yıl askıda tuttuğu kararın ne anlama geldiğini Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Cuma Erçe ile konuştuk.

Özgür Tuna

Yayın Tarihi: 23.07.2026 , 16:24 Güncelleme Tarihi: 23.07.2026 , 16:27

Anayasa Mahkemesi (AYM) Sivas Katliamı sonrası “yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmemesi” nedeniyle yaşamını yitirenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda, oy birliğiyle “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği”ne karar verdi.

Karara sonrası konuya ilişkin soL Haber’e konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, katliamın hemen ardından yaklaşık 600 avukatın katılımıyla bir dava süreci başladığını ve mücadelelerinin kesintisiz biçimde sürdüğünü belirtti.

Devletin, katillerden yana tavır aldığını ve bunu hiçbir zaman gizlemediğini dile getiren Erçe, “Katliam davasının sanıkları arasında yer alan bazı isimler daha sonra AKP’nin kurucuları arasında yer aldı, milletvekili ve bakan oldu. Kırmızı bültenle aranan kişilerin nerede olduğu bizim tarafımızdan dahi bilinirken, katliamın baş sorumlularından Cafer Erçakmak yıllarca yakalanmadı ve sonunda Sivas'taki evinde ölü bulundu. Bu durum, devletin failleri yakalama konusunda gerekli iradeyi göstermediğini ortaya koydu. Çünkü gerçek sorumluların ortaya çıkmasından ve kamuoyunun yaşananların gerçek boyutunu öğrenmesinden çekiniliyordu” dedi.

12 yıl sonra gelen 'zaman ayarlı' karar

Erçe, AYM kararını şu şekilde değerlendirdi:

Dava sürecinde usul ve esas yönünden çok sayıda hukuka aykırılıkla karşılaştık. Taraflı yaklaşımlar sergilendi, dönemin bürokratlarının yargılanmasına ilişkin taleplerimiz reddedildi ve yargılama boyunca adil yargılanma ilkesini zedeleyen birçok uygulama yaşandı.

Başvurunun hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından 2014 yılında yapıldığını hatırlatan Erçe, temel taleplerinin birkaç cümleyle değerlendirmeyle karşılanabilecek talepler olmadığını söyleyerek, “Anayasa Mahkemesi, başvurumuz hakkında 12 yıl boyunca karar vermedi. Biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmaya hazırlanırken kararını açıkladı. Mahkemenin manevi tazminata hükmetmesi, hak ihlali tespit ettiğini göstermektedir. Ancak gerekçeli kararı görmeden kapsamlı bir değerlendirme yapmak istemiyoruz” diye konuştu.

Bu katliamın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmadığını dile getiren Erçe, sözlerine şu şekilde devam etti:

Süreç yalnızca kamuoyuna yansıyan sınırlı çerçevede ele alınır ve siyasal iktidar Anayasa Mahkemesi'nin bu kararını gerekçe göstererek konuyu kapatmaya çalışırsa, gerçek bir yüzleşme sağlanmış olmayacaktır. Sadece Sivas Katliamı'yla değil, öncesinde ve sonrasında yaşanan tüm katliamlarla da yüzleşilmesi gerekmektedir. Bu taleplerimiz karşılanıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Emekçiler, kadınlar, yoksullar, ezilenler ve haksızlığa uğrayan herkes için adalet istemeye devam edeceğiz.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.