Breadcrumb
AVM'ler yine direnen işçilerin sahnesi olacak: Elsa Tekstil işçileri mücadeleyi büyütüyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 10.01.2026 , 00:15 Güncelleme Tarihi: 10.01.2026 , 00:17
İzmir Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Elsa Tekstil’de işten çıkarılan işçilerin direnişi 12’nci gününde sürüyor.
İşyerinin kapatılacağı gerekçesiyle 25 Aralık’ta 181 işçinin işine son verildi. Maaş ve işçilik alacakları ödenmeden kapı önüne konulan işçiler, Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’nda örgütlenerek 29 Aralık’ta fabrika önünde direnişe başladı.
Fason üretim yapan Elsa Tekstil’in, merkezi Bursa’da bulunan Yeşim Tekstil üzerinden dünyaca ünlü "Tommy Hilfiger" markasına üretim yaptığı biliniyor.
Ancak patronlar, işçilere olan borçlarını ödemeye yanaşmıyor. Fabrikada üretim fiilen durmuş vaziyette.
Patronlar, direnişin başlamasının ardından işçileri toplantı yapmak üzere fabrikaya çağırdı. Görüşmede patronlar, altı ay sürecek yeni bir iş alacaklarını, bu süre boyunca çalışmayı kabul eden işçilerin alacaklarını altı taksit halinde ödeyebileceklerini, ancak ödeme konusunda herhangi bir garanti veremeyeceklerini söyledi. İşçiler bu teklifi, kendilerini oyalamaya ve direnişi zayıflatmaya dönük bir hamle olarak değerlendirerek reddetti.
Üç büyük ilde eşzamanlı eylemler yapılacak
Fabrika önündeki direniş, siyasi parti, sendika ve derneklerin ziyaretleriyle güçlenerek devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu Forum Bornova isimli AVM'de bulunan Tommy Hilfiger mağazası önünde eylem yapan işçiler, bu hafta sonu da İstanbul’da İstinye Park’taki mağaza önünde olacak.
Geçen yıl Kasım ayında da Swatch işçileri greve çıkmış, birçok AVM'de dükkanlara grev pankartları asılmış, AVM'leri gezen halk, grev önlüğünü giymiş işçilerle karşılaşıp sohbet etmişti. Swatch grevi kazanımla sonuçlandı ve bitirildi.
Şimdi Elsa Tekstil işçileri, benzer şekilde eylemlerini AVM'lere taşıyacak.
Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Ağı’nın çağrısıyla üç büyük ilde eş zamanlı gerçekleşecek eylemlerde, markalara ve patronlara sorumlulukları bir kez daha hatırlatılacak.
soL'un Çiğli'deki direniş alanında görüştüğü işçiler, patronların bir yandan “işyeri kapanıyor” diyerek toplu işten çıkarma yaparken, direniş sonrası yeni iş alacaklarını söylemesini samimiyetsiz buluyor. Bu tutumun, haklarını talep eden işçileri zamana yayarak yıldırma ve mücadeleyi bölme amacı taşıdığı ifade ediliyor.
Ağırlaşan yoksulluk, geçim sıkıntısı ve güvencesizliğe karşı bir araya gelen Elsa işçileri, hakları için verdikleri mücadeleyle kamuoyuna umut veriyor. Fabrika koşullarını ve yaşadıklarını anlatan işçilerin bireysel hikâyeleri, direnişle birlikte ortak bir mücadeleye dönüşmüş durumda.
Kadın işçiler anlatıyor
Gürcistan’dan 11 yıl önce Türkiye’ye gelen Nino, bugüne kadar çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve temizlik işlerinde çalıştıktan sonra Elsa Tekstil’de ilk kez bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Beş ay boyunca ayakçı olarak asgari ücretle çalışan Nino, kumaş kesme, çizme ve katlama işlerini yaptığını anlatıyor. Doktora gitmek için izin istemekten çekindiğini söyleyen Nino, “Bir keresinde iki saat erken çıkmak için izin istedim, ‘bakarız’ dediler ama izin vermediler” diyor. İsmi Türkçe’de “melek” anlamına gelen Nino'nun eşi motokurye olarak çalışıyor.
48 yaşındaki Filiz ise iki çocuk annesi. Üç yıl Elsa Tekstil’de kaliteci olarak çalışmış. Ailesi ile birlikte 1989 yılında Tunceli’deki köylerinden yoksulluk sebebiyle İzmir’in Menemen ilçesine göç etmişler. 13 yaşından beri çalışmak zorunda kalmış. Tunceli’de tarlada çalışmış, 15 yaşında İzmir’e göç edince de fabrikaların yolunu tutmuş. Gelir gelmez Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir kuru üzüm fabrikasında çalışmış 7 sene. Daha sonra 2 sene Menemen’de bir deri fabrikasında, tabakhane bölümünde çalışmış. Anlatırken “en kötü bölümde” diye altını çiziyor.
Çalışarak geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarının ardından, 99 yılında, 25 yaşındayken tekstilde çalışmaya başlamış. Hayat hep zorluklarla ve ağır koşullarda çalışarak geçmiş Filiz'in. Elsa’da kaliteci olarak iplik temizlemiş, defosu varsa ürünün onu ayırmış, leke kontrolü yapmış.
Elif, 42 yaşında, iki kız çocuğu annesi. 3 yıldır Elsa Tekstil Fabrikası’nda ölçümcü olarak çalışmış. 16 yaşından beri tekstil atölye ve fabrikalarında çalışarak geçiniyor. Ölçümcü olmasına rağmen patronların fabrikada başka bölümlerdeki işleri de kendisine baskı ile yaptırdıklarını anlatıyor. Ayakçılık yaptırmak istediklerinde bel fıtığı olduğunu, itiraz ettiğini ve bu nedenle patronlarla tartışma yaşadıklarını anlatan Elif, “5-6 ay önce fıtığımdan dolayı rapor çıkaracaktım. Ayrıca ölçüm dışında başka her türlü işi baskıyla yaptırmalarına karşılık SGK’ya giderek haklarımı öğrenmek istedim. Patronlardan Suat Bey beni engelledi, 'gitme' dedi" diyor. Haklarını arayan, baskıya itiraz eden işçilere muhasebe kapısını işaret eden patronlar, ayrıca ihtar verileceği tehditleri ile de işçileri yıldırma politikasını fabrika içinde sıklıkla kullanmışlar.
Canan da iki çocuk annesi, 41 yaşında genç bir işçi. 4,5 yıl Elsa’da çalışmış. O da tekstil yolunu çocukken tutmak zorunda kalanlardan… “Çok fabrikada çalıştım, daha önce de Denbay’da çalışırken yine böyle hakkımızı vermemişlerdi” diyor. Tekstil sektöründe hak gasplarının çok yaygın olduğunu da vurguluyor. Elsa’da çalışırken maaşlarının gecikmeli yatmasından kaynaklı çok defa mağduriyet yaşadıklarını belirten Canan, avans istediklerinde ise patronun, avansın yasal olmadığını söylediğini anlatıyor. Dikim bölümünde makineci olarak çalışmış. Elsa Tekstil’in önceki fabrikasında, yere düşüp kafasını fayansa çarpmış, iş kazası geçirmiş. Patron kendisini “Sorarlarsa sakın iş kazası olduğunu söyleme” diyerek hastaneye göndermiş…
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.