Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Auschwitz’in kurtuluşu: Yalanlar ve gerçekler

Nazi Almanyası'nın en önemli toplama ve imha kamplarından birisi olan Auschwitz Birkenau Kampı bundan tam 80 yıl önce Sovyet askerleri tarafından özgürleştirildi. Yıldönümü törenlerinde ise ne Sovyetler Birliği'nden bahsediliyordu ne de Nazizmin nasıl olup da böyle bir kıyıma girişebildiğinden.

Ogün Eratalay

Yayın Tarihi: 28.01.2025 , 16:32 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Çok önemli tarihsel olaylar dışında çoğu yıldönümü insanlar için bir anlam ifade etmeyebilir. Özellikle yaşanan olay çok uzun zaman önce yaşanmış ve bizzat şahitleri bir elin parmakları kadar kalmışsa. Auschwitz Toplama Kampının özgürleştirilmesi de bence hatırlanması gereken yıldönümlerinden.

uydu

Auschwitz kampının uydu görüntüsü.

Naziler planlarını uygulamaya başlıyor

2. Dünya Savaşı’nı 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırarak başlatan Nazi Almanyası kısa sürede Polonya’ya hakim oldu. Leh toprakları doğal Cermen yaşam alanı olarak değerlendirildiği için Alman sınırına yakın bölgeler derhal Reich imparatorluk topraklarına ilhak edildi. İlhak edilen topraklar arasında sınıra çok yakın Oswiecim de vardı. Kentin adı Almanca Auschwitz olarak değiştirildi. Sonrasında hummalı bir çalışma başlatıldı. 1940 başlarında kente yığılan köle emeği eliyle binalar yıkıldı, araziler boşaltıldı ve kilometrelerce kare büyüklüğünde bir kamp inşaatına başlandı. Aynı zamanda kampın hemen yanı başına IG Farben, Krupp ve Siemens fabrikalarının kondurulduğunu da hatırlatalım. İnşaatı sırasında onbinlerce kişinin evlerinden edildiği, sayısız mahallenin ortadan kaldırıldığı kamp üç ana kampüsten oluşmaktaydı: Auschwitz-I, Auschwitz-II Birkenau ve Auschwitz-III Monowitz. Bunun dışında da yaklaşık 50 iri ufaklı kamptan oluşan yerleşkede savaş boyunca toplamda 1 milyonu aşkın kişi öldürüldü. 

1944

19 Mayıs 1944 tarihli bu fotoğrafta kampa yeni sevk edilmiş Macar yahudileri gaz odalarında derhal imha edilecekler ve toplama kampında çalışacaklar olarak ayrılıyor.
 

Kampın bilançosu ve özgürlük

Kampta engelli Almanlar, Yahudiler, çingeneler, savaş esirleri, Sovyet vatandaşları ve direnişçiler toplu şekilde gaz odalarında veya türlü işkencelerle katledildi. Kampta gardiyanlık yapmak üzere Alman cezaevlerinde ne kadar ağır hükümlü ve katil varsa hepsi salıverildi, sorumluluk verilerek yetkili kılındı. Bunun da ötesinde Josef Mengele örneğinde olduğu gibi mahkumları türlü işkencelerle öldüren “doktorlara” mutlak özgürlük tanındı. Kampta açlıktan, salgın hastalıktan veya özel olarak infaz edilerek öldürülenler ise şanslı sayılıyordu.

Kampın varlığının savaşın erken dönemlerinde Müttefik Devletlere çeşitli kaynaklardan bilgi olarak iletilmesine rağmen o dönem Almanya’yı bombalayan ABD ve İngiliz hava kuvvetlerinin neden kampa giden tren yollarını bombalamadığı hala yanıtlanmamış sorulardan.

Polonya’nın ancak dört hafta, Fransa’nın ise altı hafta direnebildiği Nazi savaş makinasını önce yavaşlatan, sonra Moskova ve Stalingrad önlerinde durduran sonra da gerisin geri topraklarından atmayı başaran Sovyet Kızıl Ordusu ve partizanları Ocak 1945 başlarında neredeyse Almanya sınırlarına dayanmış durumdaydı. Ancak savaşın özellikle ilk başlarında en önemli ve deneyimli kadrolarını kaybetmiş olan Sovyet birlikleri ağır zayiatlara rağmen sürekli olarak ilerliyor, düşmana toparlanma fırsatı vermiyordu. İşte bu koşullarda yorgun, üzgün ama kararlı Sovyet askeri daha önce hiç karşılaşmadığı bir durumla karşılaştı.Hitler’den bizzat gelen talimatlara rağmen ortadan kaldırılamamış, alelacele terk edilmiş bir imha ve toplama kampı yerleşkesi. Kampa ilk girenlerden olan ve o dönem savaş muhabirliği yapan ünlü Sovyet yazar Boris Polevoy bu anları şöyle aktarmıştır okurlarına:

"Bizi Nazi cehenneminin bu köşesine getiren bu çizgili üniformalı insanlar, bu ismi dehşet ve tiksintiyle telaffuz ettiler. 'Çingene Bölümü' denen yere vardığımızda akşam olmuştu. Burada, bir kaloriferin yanında beton zemin üzerinde ünlü Belçikalı sanat tarihçisi 60 yaşındaki Jean Pernas ölüyordu. Yoldaşları biz Kızıl Ordu subaylarından ve Sovyet gazetecilerinden onun son sözlerini duymamız için yaklaşmamızı istediler. Bu koyu tenli insan iskeleti aramızdan ayrılıyordu ve tercümanımız olarak hareket eden adam son sözlerini duymak için eğilmek zorunda kaldı. Hafızamıza kazımak için ezberlediğim son sözleri şöyleydi: "İntikamımızı alın! Onları bulun ve intikamımızı alın. İnsanlığın güneşini karartmak için Auschwitz'de çıkardıkları dumanı dağıtın. İsimlerini sakın unutmayın ve intikamımızı alın."

2025 anması ve İsrail vurgusu

Yahudi soykırımına ait yapılan anmalarda İsrail vurgusu yapılmasını artık yadırgamıyoruz. İsrail devletinin emperyalizmle kopmaz bağlarının ne kadar sıkı olduğu düşünüldüğünde, zaten Batılı emperyalist merkezler tarafından düzenlenen etkinlerde bu gayet normal. Ancak bu yıl yapılan anmalar ve beraberinde yapılan açıklamalar muazzam bir tahrifata sahne oldu. İmha kampında öldürülen Yahudilerin anılması sırasında Avrupa’da artmakta olan Yahudi karşıtlığına dikkat çekilirken, bunun 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı Harekâtıyla eş zamanlı olmasına dikkat çekildi.

Nazilerle gerçekte sadece Sovyetler Birliği ve komünistlerin savaştığı, savaşın hemen ardından Nazi kılıç artıklarıyla NATO bünyesinde yapılan işbirliğinden ortada. Bunun dışında kuruluş sürecinde sürekli olarak yaşadıkları trajediye vurgu yapan İsrail devleti yöneticilerinin, daha bağımsızlıklarını ilan eder etmez başta Filistinliler olmak üzere bölge halklarına nasıl saldırdıkları da kayıt altında. Nesiller boyunca çağımızın toplama kampı sayılabilecek insanlık dışı koşullarda kalmaya mahkum bırakılan insanların son bir can havliyle düşmana karşı başlattığı 7 Ekim saldırılarını ve buna verilen desteği de antisemitizm saymak herhalde yalanların en büyüğü olsa gerek.

kizilordu

Nazileri yenip Auschwitz gibi büyük bir insanlık suçunu ortaya çıkartan, ölüme mahkum edilenleri kurtaran Kızıl Ordu askerlerinin anısına…

ÇEVİRİ | 'Auschwitz'teki dumanları anımsadım'
polevoy

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.