Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Atatürk panosu kırıldı, öğrenciler dövüldü, hırsızlık zirve yaptı: Her taşın altından aynı isimler çıkıyor!

Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinde okullarda yaşandığı iddia edilen yolsuzluk, kayırmacılık ve mobbing zinciri yeni dilekçe ve belgelerle daha da ağırlaştı. Lojmanların usulsüz tahsisinden öğrenci gıdalarının eve taşınmasına, çifte maaş iddialarından fiziksel şiddet suçlamalarına kadar çok sayıda başlık soruşturma konusu.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 20.02.2026 , 18:00 Güncelleme Tarihi: 21.02.2026 , 00:03

Taşlıçay ilçesinde daha önce gündeme getirdiğimiz yolsuzluk haberlerinin ardından, haber merkezimize ve sendikalara yeni ihbarlar ve belgeler ulaşmaya devam ediyor. 

Ortaya çıkan son dilekçeler ve mağdur anlatımları, okulların her türlü imkanından şahsi olarak faydalanıldığını ve yıllar içinde hesap sorulmayan bir dokunulmazlar grubunun oluştuğunu gösteriyor. Konuya dair açıklama yapan Eğitim-İş Ağrı Şube Başkanı Hüseyin Akboğa, adliyeye de yansıyan olaylar zincirinde okulların tamamen çiftlik haline getirildiğini belirtti. 

İlçe Milli Eğitim'in duyarsızlığına ve Eğitim-Bir-Sen'in olayların üstünü örtme çabasına dikkat çeken Hüseyin Akboğa, bu durumun suistimallere giden yollardaki taşları döşediğini vurguladı. Yöneticilik sınavını kazanan başarılı idarecilerin yatılı bölge ortaokulunu tercih etmemeleri için tehdit ve baskıya maruz kaldığını belirten Akboğa, bazı öğretmenlerin can güvenliğinin tehlikeye atıldığını, savcılıktan uzaklaştırma kararı almak zorunda kaldıklarını söyledi. Okların sürekli aynı kişilere ve Eğitim-Bir-Sen'e yönelmesinin sistematik bir organizasyonu işaret ettiğini vurgulayan Hüseyin Akboğa, öğretmenlerin bu yapı karşısında başarılı olamadığını, tayin olup giden birçok öğretmenin inatla kamuoyuna ulaşıp yaşadıklarını anlattıklarını dile getirdi.

'Haksızlıklar, yolsuzluklar ve kural tanımamazlık olayı bu raddeye vardırıyor'

Eğitim-İş Sendikası Ağrı Şube Başkanı Hüseyin Akboğa, devam eden soruşturmaların nitecesiz kaldığına dikkat çekiyor. 

Akboğa soL'a yaptığı değerlendirmeye şu sözlerle devam etti:

"Taşlıçay ilçemizde eğitim-öğretimin niteliğinden, öğrencilerin başarısından, öğretmenlerin mutluluğundan bahsedeceğimize böyle konulardan bahsetmek zorunda kalıyoruz. Yıllardır üstü örtülen haksızlıklar, yolsuzluklar ve kural tanımamazlık olayı bu raddeye vardırıyor. Her taşın altından malum sendika ve kolladığı idareciler çıkıyor.

Tüm  konular defaatle şikayet sebebi olmasına rağmen cezasız kalması kişilerin kamuya olan güvenini sarsmaktadır. Eğitim-İş olarak vicdan sahibi yöneticilerin ve soruşturmacıların gereğini yapacağına inanmak istiyoruz. Artık Ağrı ile ilgili güzel konulardan bahsetmek istiyoruz."

Lojmanlarda kayırmacılık ve insanlık dışı yaşam koşulları

İddiaların ve dilekçeye yansıyan şikayetlerin en önemli ayaklarından birini barınma hakkının gasp edilmesi oluşturuyor.

Öğretmenlere kırık camlı, sökülmüş petekli, çatısı akan ve ciddi hijyen sorunları barındıran yaşanamaz durumda lojmanlar gösterilirken, iyi durumdaki lojman dairelerinin okulda görevli olmayan kişilere ve yönetici yakınlarına tahsis edildiği belirtiliyor. Bekar öğretmenlerin ya birlikte yaşamaya ya da lojmandan çıkmaya zorlandığı ifade edilirken, yatılı bölge okulunda görevli olmayan şahısların yıllardır bu lojmanlarda kaldığı iddia ediliyor. 

Lojman tahsislerinin ve kira ödemelerinin mevzuata tamamen aykırı yapılması, kamu malının idaresinde eşitsizlik ve kayırmacılığın ulaştığı noktayı ortaya koyuyor.

İdarecilerin çocuklarına özel sınıflar, belletmenlere çifte maaşlar

Öğrencilerin eğitim hakkı ve kamu kaynakları da yöneticilerin keyfi kararlarına kurban ediliyor. 

İddialara göre, anasınıfı şubeleri yalnızca yöneticinin kendi çocuklarının yaşına uygun olduğu dönemlerde açılıp kapatılıyor ve sınıf materyalleri kayırmacı bir biçimde başka okullara aktarılıyor. Yöneticilerin, bazı öğretmenlerin görev yaptığı okullarda önyargı oluşturmak için karalama kampanyaları yürüttüğü ve öğretmenleri öğrenciler önünde aşağıladığı ifade ediliyor. 

Yolsuzluk iddiaları bununla da sınırlı kalmıyor. 

Belletmenlik görevi olan idarecilerin aynı zamanda halk eğitim kursu açarak iki yerden çifte ücret aldığı, ancak açılan bu kurslara fiilen girmediği öne sürülüyor. Yatılı bölge okuluna ait servis aracının idarecilerin özel işleri için kullanılması bir yana, öğrenciler için alınan ekmek ve kuruyemiş gibi temel gıda ürünlerinin yöneticiler tarafından kendi evlerine götürülerek zimmete geçirilmesi iddiaların en vahim boyutlarından birini oluşturuyor.

Atatürk panosuna tahammülsüzlük ve öğrencilere kemerli dayak

Okuldaki idari keyfilik ve zorbalık, çocuk hakları ihlallerinde bir başka hal alıyor.

Okulda hazırlanan bir panoda Atatürk'ün yüzünün kapatıldığı bahanesi öne sürülerek panonun parçalandığı ve panoyu hazırlayan öğretmenin öğrenciler önünde azarlandığı belirtiliyor. 

Ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığı ve aynı yöneticilerin daha sonra parçaladıkları o panonun önünde fotoğraf çektirdiklerine dair belgelerin bulunduğu ifade ediliyor. 

Dilekçelerdeki en kritik detaylar ise okuldaki fiziksel şiddet vakaları. 

Öğrencilerin acımasızca dövüldüğü, kız öğrencilere ağır hakaretler edildiği ve bir yöneticinin adaylık seminerinde yeni öğretmenlere öğrencileri kemerle dövdüğünü övünerek anlattığı iddia ediliyor. Okul içinde yöneticiler arasında şiddetli kavgaların yaşandığı da belgelerde yer buluyor. 

Tüm bu ağır suçlamalara ve yaşananlara rağmen, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün şikayetleri geçiştirdiği, yöneticiler hakkında sendikal ve akrabalık ilişkileri sayesinde koruma kalkanı oluşturularak hiçbir resmi işlem yapılmadığı vurgulanıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.