Sayfa yolu
Asırlık semt Beyoğlu: Bir buçuk yıldır yeni eviyle...
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.12.2020 , 14:00 Güncelleme Tarihi: 15.12.2020 , 14:04
Beyoğlu Semt Evi Boyun Eğme Dergisi'nin 242. sayısına konuk oldu. Kentin öyküsünü, mücadeleyi ve faaliyetlerini anlatıyorlar.
Beyoğlu Semt Evi bir buçuk yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyor. Bir yanında Dolapdere, Tarlabaşı, diğer yanında Cihangir, Gümüşsuyu, İstiklâl Caddesi. Semt Evi, bu dağılımın ortasında yaşayan ve çalışan insanlara bir nefes demek.
AKP’li yıllarla birlikte küçük bir Türkiye modeli olarak önce sessiz sedasız, sonra bitmek bilmez bir pervasızlıkla derinden dönüştürülen asırlık bir semt Beyoğlu. Şimdilerde sanatsız, kültürsüz, lezzetsiz… Müziksiz, içkisiz ve kahkahasız… Kapitalist talandan nasibini alan, doymak bilmez para hırsının kurbanı bu semtin bütün renkleri birer birer griye döndü. İktidar, gayet sistemli bir eylem planı dâhilinde, Tarlabaşı Projesinden, Taksim yayalaştırma yalanına, AKM projesinden, tarihi İstiklal Caddesi’ne dikilen, gerek devasa cüssesi gerekse eklektik mimarisiyle tam bir kültür talanı olarak boy gösteren Demirören AVM’ye varıncaya dek, bu semtin tüm değerlerine bir bir saldırdı ve saldırmaya devam ediyor.
Tarlabaşı, Kasımpaşa, Cihangir...
Türkiye’de Gezi Direnişi sonrası muhalif kesimlerin değişim umutları sandığa hapsedilirken, ardından hakim olan yenilmişlik psikolojisi birçok alandaki direngenliği kırdı. Memleketin kültür sanat ve mücadele belleğinin saklı olduğu Beyoğlu da iktidarın istediği gibi çoraklaşmaya terk edilmiş oldu.
İşte tam da bu çoraklaşmaya karşı, Beyoğlu’nda aydınlanmanın, dayanışmacılığın sesini tekrar yükseltmek amacıyla 2019 yılının Mayıs ayında kuruldu Beyoğlu Semt Evi. Aynalıçeşme caddesinin hemen girişinde açılan semtevinin bir tarafında Dolapdere, Tarlabaşı ve Kasımpaşa gibi yoksul ve emekçi kesimin yoğunlukta yaşadığı mahalleler dururken, diğer yanında ise Cihangir, Gümüşsuyu, yoğun emek sömürüsünün yer aldığı İstiklal Caddesi ve bir zamanların kültür sanat merkezlerinin yer aldığı bölgeler göze çarpıyor. Tam bu dağılımın göbeğinde yer alan Beyoğlu Semt Evi’nde ilk günden bu yana civarda yaşayan ve çalışan insanları semt evinin bir parçası haline getirmek için kolları sıvadık.
Beyoğlu'ndaki kültür ve emek sorunlarına müdahale için
Açıldığı günden bugüne onlarca etkinlik yaptık, birçok insanın derdine ortak olduk, beraber çözüm yolları aradık. Dayanışmayı büyütmek için film gösterimleri, anne-baba okulları, eğitim atölyeleri, enstrüman atölyeleri, aydınlanma seminerleri düzenledik. Bunun yanı sıra Beyoğlu Kadın Dayanışma Komitesi’ni kurduk. Beyoğlu’ndaki kültür ve emek sorunlarına müdahale etmek için çeşitli araçlar geliştirdik. Beyoğlu Semt Evi mahalle halkının birbiriyle sosyalleştiği, tanıştığı, evlerine veya işlerine giderken selam verip çay içmeye uğradıkları bir nokta oldu. Semt Evi çalışmalarını yürütenler yaptıkları çalışmaları Boyun Eğme dergisinde anlattı. Bu anlatıyla devam edelim:
Beyoğlu Semt Evi açıldıktan hemen sonra atölye çalışmalarına başladı. Bu atölye çalışmaları keman atölyesi, gitar atölyesi, satranç atölyesi, çocuklarla masal atölyesi, İngilizce ve Almanca atölyesi gibi çeşitli alanlarda çocukların ve yetişkinlerin gelişimlerine katkı sağlamak için düzenlenmişti. Maddi yetersizlikten dolayı kaliteli bir enstrüman öğrenimine, satranç gibi analitik düşünmeye ciddi katkı sağlayan bir oyununun öğrenimine, kendini geliştirmek isteyen gençler için dil öğrenimine erişim sağlamakla ilgili zorlukları biliyoruz. Semt Evi'nde bu atölyeleri yapmamızın amacı işte bu insanlarla buluşmak, bir dayanışma sağlayabilmekti. Bu tür atölyelerin insanı ev-iş, okul-ev döngüsünden kurtardığını ve hayata başka bir açıdan bakabilmeyi sağladığını biliyoruz. Ayrıca atölyelerimizi hükümetin umursamazlığı sonucunda emekçi mahallelerinde gözlemlenen değersizleşmeye ufak da olsa bir müdahale olarak düşünebiliriz. Her birimiz değerliyiz, her birimizin yapabilecekleri bize dayatılandan fersah fersah ötede. Yeter ki o zenginliği ortaya çıkarabilelim.
Sınavlara hazırlık, yabancı dil, enstrüman atölyeleri sürüyor
Salgınla beraber ise eğitim alanı zaten içerikle ilgili yoğun eleştirilerle anılırken, özellikle yoksulluğun vurduğu bazı aileler için teknik olarak da nitelikli veya niteliksiz eğitim almak genel olarak imkansızlaştı. Bunun üzerine Semt Evimizde Matematik, Türkçe, Tarih, İngilizce gibi derslere yardım amaçlı çalışmalar yapacağımızı duyurduk. Bir eğitim anketi hazırladık. Kapı kapı dolaşıp ailelere internet ve bilgisayarlarının olup olmadığını, çocuklarının eğitiminin yeterli olup olmadığını sorduk ve Semt Evi'nde salgına karşı tedbirlerimizi de alarak eğitime destek atölyeleri yapacağımızı duyurduk. Böylece 1., 2., 3. sınıflardan çocuklara, liseden mezun olacak ve üniversite sınavı ile ilgili kaygı yaşayan kardeşlerimize ulaştık. Üniversite hazırlığı için soru çözme, 1.,2. ve 3. sınıf çocuklar için de derslere takviye çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca dil gelişimine ihtiyaç duyan çocuklarla ve büyüklerle ayrı ayrı gruplar halinde İngilizce çalışıyoruz. Bunun yanı sıra salgından önce başlattığımız enstrüman atölyesi de devam ediyor. Bulunduğumuz mahallede aydınlanma mücadelesine az da olsa katkımız oluyorsa ne mutlu bize!
Aynalıçeşme bizim ayağımızı ilk bastığımız yer. Atölye çalışmalarımıza katılan 3. sınıf öğrencileri ise Cihangir’deki Firuzağa İlkokulu’ndan. Bu bilgi bizde zaten var olan başka mahallelere sıçrama isteğini doğruluyor. Hedefimiz Gümüşsuyu, Cihangir gibi Beyoğlu’nun ekonomik durumu iyi olanların ikamet ettiği sanılan; fakat çalışmalarımızın sonucunda dayanışma ihtiyacının oldukça fazla olduğunu gördüğümüz mahallelerine de sıçramak.
Beyoğlu Kültür Sanat Emekçileri Dayanışma Ağı
Salgınla beraber kültür sanat emekçileri için var olan iş güvencesizlği, sigorta ve iş süreksizliği gibi sorunlar ve ayrıca daha da büyük bir sorun olan örgütsüzlük sorunu belirginleşmiş oldu. Pandemi ilanının hemen ardından kurulan Patronların Ensesindeyiz Kültür Sanat Emekçileri Dayanışma Ağı’nı birkaç ay önce Beyoğlu’nda yerel çalışmanın bir parçası olarak örgütleyebileceğimizi gördük. Beyoğlu’nun kültür sanat alanı açısından tarihsel bir önem taşıyor oluşunun elbette bu karara katkısı var.
Kuruluş toplantımızdan sonra bir açıklama yayınladık ve taleplerimizi netleştirdik. Beyoğlu’nun mahallelerine kültür sanat emekçilerinin taleplerini kısaca anlatan afişler astık. Ayrıca en son açıklanan tedbirler sonrası işsiz kalan, açlığa terk edilen müzisyenler adına bir bildiri yayınladık.
Emekçiler üretimleriyle unutulan mahallelere ulaşacak
Bunun yanı sıra, kültür sanat emekçileri olarak "En önemli gücümüz olan üretim gücümüzü de kullanacağız ve çalışmayı zenginleştireceğiz" dedik. Bu doğrultuda bir fotoğraf ve resim sergisi, belki bir beste ve bir belgesel yapma fikri ortaya çıkmış oldu. Bunun yanı sıra çocuklarla enstrüman ve kadınlarla desen atölyesi ve yoksullaştırılmış emekçi mahallemizde daha birçok sanat atölyesi düzenliyoruz, düzenleyeceğiz.
Ayrıca salgının yarattığı kısıtlar çerçevesinde elimizden geldiğince daha fazla müzisyene ulaşabilir ve Semt Evimizi sınırlı sayıda insana yapacağımız çeşitli konserlerle zenginleştirebiliriz diye düşünüyoruz. Devletin unutmak istediği emekçi mahallelerine kültür sanat emekçileri müzikleriyle, resim ve fotoğraf sanatıyla, belgeselleriyle ulaşıyor, ulaşacak.
Aydınlanma mücadelemiz bizi, bizim gibi emekçi olan, güvencesizliğe mahkum edilen, üç kuruş para ile geçinmeye çalışırken bir anda işsiz kalan ve devletin kesinlikle kendisini umursamadığını her gün hisseden yurttaşlarımızla buluşturuyor. Üretimlerimiz ve atölyelerimiz sayesinde, dayanışmayla gelecek güzel günlere, ellerimizle var edeceğimiz günlerimize umutla bakıyoruz.
Boyun Eğme dergisini mahallenizdeki semt evlerinden, TKP bürolarından, NHKM’lerden ve kitabevlerinden edinebilirsiniz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

